Son Dakika |  Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Son Dakika |  Ağaçtan düştü…
  Son Dakika |  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Son Dakika |  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  Son Dakika |  İşçi servisine çarptı!
  Son Dakika |  Kontrolden çıkınca!.....
  Son Dakika |  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Son Dakika |  Feci kaza…
  Son Dakika |  Refüje çıktı!....
  Son Dakika |  Talihsiz genç ölü bulundu
28 Nisan 2026 Salı
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
YİNE BİYOLOJİK SAATİMLE OYNADILAR...

YİNE BİYOLOJİK SAATİMLE OYNADILAR...
28 Mart 2016 08:47:12

Yazar : Hüseyin Aksakal

        

Yaz saati uygulaması başladı. Siz bu yazıyı okurken saatlerinizi bir saat ileri almış, biyolojik saatinizi kol saatinize uyduramamaktan kaynaklanan baş ağrısını salisilik asit temelli bir ilaçla geçirmenin yollarını aramakta olacaksınız.

Özellikle aynı mekanda büro işi yapan çalışanlar, her yaz saati-kış saati dönümlerinde bu uygulamanın niye yapıldığını, neden mesai saatlerinin değil de tüm Ümmeti Muhammedin saat ayarlarının değiştirildiğini tartışırlar. Öyle ya, çocuğu var, ev hanımı var, yaşlısı, emeklisi, özel sektör işçisi falan var.

Aslında karşı çıkıldığı sanılmasın. Elbette birilerinin bu işi mantığa uydurmasının bir yolu vardır. Bilen biliyordur da, bizimki sadece hariçten gazel okumak. Ama insan sormadan edemiyor. Öte yandan bu toplumun her anını örümcek gibi saran basmakalıp ezberlerden başka bir şey değilse bundan kurtulmak da sorgulayarak mümkün olabilir.

O halde soru sormaya devam... Toplumun mesai mefhumuna bağlı olarak çalışmak durumunda kalan kesiminin katlanması gereken bir değişiklikle çözülebilecek bir problemi, bu mefhumdan azade milyonların biyolojik saatlerini bozmayı göze alarak halletmek nasıl bir mantık içeriyor?

Enerji tasarrufu... Baktım, uygulama 1895 yılında Yeni Zelandalı Böcekbilimci George.V. Hudson tarafından önerilmiş. İlk olarak Almanya 1916 yılında bu uygulamaya girişmiş, sonra diğer ülkeler de bu kervana katılmış. Uygulama temelde sabah saatlerinde gün ışığından daha az, akşam saatlerinde daha fazla yararlanmayı öngörüyormuş.

O yılları bilmem. Oysa günümüzde bir bakınca uygulamanın –bu satırların yazarının sahip olduğuna kıyasla-daha derin bir ilim gerektirdiği görülüyor. Mesela bu ilkbahar günlerinde geride bıraktığımız kış aylarında ortalama bir çalışan işyerine gidiyor. Geceleyin kapalıysa kombiler açılıyor doğalgaz çalıştırılıyor. Doğalgaz olmayan yerlerde katı yakıtlı kaloriferlerden saat değişikliğiyle tasarruf etmenin imkanı görülmüyor. Elektrikli ısıtıcı varsa devreye giriyor. Kış aylarında mesailer nasıl olursa olsun, bu uygulamadan özellikle ısınmada kar etme imkanı gözükmüyor.

Aydınlatmada tasarruf deniliyorsa o da zor. Çünkü bugün kullanılan ampuller—kafası çok çalışan idareciler daha fazla tasarruf için tasarrufsuz ampul takmak gibi bir absürtlüğe girişmediyse— öyle az elektrik harcıyor ki, elektriğe bir şekilde bağımlı ısıtıcılar, buzdolapları falan gibi tasarruf imkanı bulunmayan nesnelerin yanında lafını etmeye değmez. Mesaili çalışanlar akşam bir saat az karanlıkta çalışacak. Tek kazanç bu.

Zonguldak valiliği bu saat değişiminde mesai saatlerinde ayarlamaya gitmedi. Ancak daha önceki saat değişimlerinde mesai saatleri de öyle bir ayarlanıyordu ki, insanların biyolojik saatleri bozulmuyordu. Ancak bu kez de insanlar günün aynı kesrinde mesaiye başlıyorlar, dolayısıyla valilikler ve mesai saatlerini değiştiren diğer kurumlar aydınlatma enerjisinden yararlanmamaya dayalı bir sivil—sivil de değil ama ne demeli—itaatsizlik eylemi gerçekleştirmiş oluyorlardı.

***

Yaz aylarında durum daha da vahim.

Yaz aylarında saat kaç olursa olsun mesai saatleri ezici bir çoğunlukla gün ışığından yararlanabilen saatler arasında bulunur. Bu yüzden yaz aylarında saati bir saat ileri alarak aydınlatmadan tasarruf diye bir şey söz konusu olmaz.

Bu aylarda en önemli enerji tüketimi serinleme ihtiyacıyla ilgilidir. Mesai mensubu işyerine gelir. Hava serindir. İki üç saat böyle çalıştıktan sonra güneşin ışınları pencereden girmeye başlar. Çalışanlar için büro ortamı sıkıntı verici bir hal alır. Bu durumda son yılların mucize icadı klimalar devreye girer. Akşam mesai bitimine kadar bu aletler çalışır.

Sabahleyin işe daha geç geldiklerinde klimaların kullandığı enerjiyi mesai içindeki bir önceki saatte çalıştırmaları gerekecektir. Dolayısıyla bu mucize alet hünerlerini bir saat daha fazla göstermek durumunda kalacaktır. Bu durumun da herhangi bir iktisat mütehassısı tarafından tasarruf olarak tanımlanabileceğini söylemek zor.

Eskiden enerji bakanlığı ileri saat uygulamasıyla şu kadar milyon liralık tasarruf sağlandı diye açıklamalar yapardı. Koskoca devlet yalan söyleyecek değil ya. Mutlaka bir şekilde hesap etmişlerdir ama nasıl hesap ettiklerinin içinden ben çıkamadım.

Birisi doğru düzgün anlatsa da biyolojik saatimizin ne diye bozulduğunu öğrenelim. Böylece sebep olanlara da gönül koymamış oluruz.

Bu Yazı Toplam 1673 Defa Okunmuştur

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • HAVADAN SUDAN…
      30-09-2019 | 07 : 59 53
    • KAMPÜS SORULARI
      30-03-2018 | 08 : 44 13
    • DÖNER ÜSTÜ HABER...
      19-07-2017 | 09 : 50 49
    • ZAM DİYE BİR ŞEY …
      07-09-2019 | 08 : 17 26
    • UNUTMADIK DİYORUZ AMA…
      17-08-2019 | 08 : 32 06
    • "TAŞ İŞTE..."
      22-12-2016 | 09 : 23 15
    • GUGUK KUŞU YUMURTASI...
      10-08-2016 | 08 : 43 05
    • İYİ PARTİ...
      01-11-2017 | 08 : 44 25
    • EKSİK OLMASINLAR...
      08-03-2018 | 08 : 05 49
    • CHP... CHP... CHP...
      10-09-2018 | 10 : 05 30
    • ALAPLI’DA ALTIN ARAMAK…
      04-09-2019 | 10 : 22 27
    • YİNE CHP...
      16-11-2018 | 10 : 53 45
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Semih ÇOLAK
      Semih ÇOLAK
      SEÇMEN NE DEDİ?
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Şenol AZMAN
      Şenol AZMAN
      “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
    • Merve KIRAN
      Merve KIRAN
      KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
    • Konuk Yazar
      Konuk Yazar
      Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
    • Uğuralp CİVELEK
      Uğuralp CİVELEK
      “Bu bir suç duyurusudur”
    • Özkan Doğan
      Özkan Doğan
      YEREL RADYO VE REKLAM
    • doğan  yıldıztan
      doğan yıldıztan
      Bir Başka Avrupa!
    • UĞUR DEMİROĞLU
      UĞUR DEMİROĞLU
      HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
    • Hasan Vehbi Ersoy
      Hasan Vehbi Ersoy
      DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
    • Özge CERRAH
      Özge CERRAH
      ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
    • İsmail DEMİREL
      İsmail DEMİREL
      SAĞLIKTA OLUMSUZ İŞLER
    • Harun KARA
      Harun KARA
      ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
    • Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      SEVGİ ASLA YETMEZ!
    • Dilek Şen Karakaya
      Dilek Şen Karakaya
      KAYIP-YAS SÜRECİ
    • Hamdi Güner
      Hamdi Güner
      DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
    • Hüseyin Aksakal
      Hüseyin Aksakal
      HAVADAN SUDAN…
    • Elif Yapıcı
      Elif Yapıcı
      ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
    • Durul Mert M.A Ed.
      Durul Mert M.A Ed.
      İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
    • Kudret Yavuz Eren
      Kudret Yavuz Eren
      Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      5 Dakikada Muayene Mümkün mü? Sağlıkta Hız mı, Doğruluk mu?
    Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
             

    © degisimmedya.com

     İletişim Bilgileri
     Künye
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    •   ASAYİŞ
    •   EĞİTİM
    •   GÜNCEL
    •   KÜLTÜR
    •   KULİS HABER
    •   SİNEMA
    •   TEKNOLOJİ
    •   TÜRKİYE
    •   DÜNYA
    •   FOTO GALERİ
    •   VİDEO GALERİ
    •   YAZARLARIMIZ
    •   GÜNÜN HABERLERİ
    •   Arşiv
    Tel : 0 372 322 27 30

    E-posta: info@degisimmedya.com