Son Dakika |  Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Son Dakika |  Ağaçtan düştü…
  Son Dakika |  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Son Dakika |  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  Son Dakika |  İşçi servisine çarptı!
  Son Dakika |  Kontrolden çıkınca!.....
  Son Dakika |  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Son Dakika |  Feci kaza…
  Son Dakika |  Refüje çıktı!....
  Son Dakika |  Talihsiz genç ölü bulundu
28 Nisan 2026 Salı
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
YAZMADAN GEÇMEYELİM!

YAZMADAN GEÇMEYELİM!
15 Eylül 2017 09:58:54

Yazar : Hüseyin Aksakal

        

Okullar açılıyor.

Her eğitim öğretim yılı başında olduğu gibi bu yıl da birçok problem var gündemde.

Eğitimin içeriğine ilişkin eleştiriler var. Ders kitaplarında bilimsellikten uzaklaşma, Atatürk İlkelerinin neredeyse derdest edilmek istenmesine yönelik muhalefetin ve iktidarı destekleyen muhalefetten gelen eleştiriler bunlar. Ders kitaplarında bilimsellikten uzaklaşılması yeni bir şey değil. Yarım yüzyıla yaklaşan bir ömür boyunca bilimsellikten uzak yaklaşımlar ders kitabı yazımında etkili oldu, ya da doğrudan bilimsellikten uzak konular ders kitaplarına girdi. Açık söyleyelim. Eğitim kendi mecrasında bırakılmadıkça, siyasetin konusu oldukça bundan kurtuluş yok.

Atatürk ilkelerinin müfredattan çıkarılmasıyla ilgili de söylenecek çok şey var. Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşu aşamasında yaptığı devrimlerle önceki devletin çıkmazlarını bertaraf etmeye çalıştı. Şimdi toplumun değerine dönüşen bu devrimleri karalama girişimleri var. Her geçen gün artıyor. Bunlar yapılırken, ne bu devrimleri ortaya çıkaran sosyal-siyasal problemler tartışılıyor, ne de Osmanlı döneminin çıkmaz sokakları, hataları konusunda yeterli bilgiye dayanılıyor. Bir devletin, kurucusunu aziz kabul etmesini yanlış bulmak gaflet değil midir?

Eğitim konusunda bir diğer mesele, milli eğitimin bütçesiyle ilgili. Ne kadar her geçen yıl bu bütçe büyüse de, okulların devlet tarafından yerine getirilmesi gereken birçok harcaması hala okul aile birlikleri eliyle vatandaşa ödetiliyor. Ondan sonra bedava kitap, süt vesaire ile övünülüyor. Devlet müdür odasının tefrişini, okulun badanasını boyasını, müstahdemini ayarlasın. Veliler kitabı da alır sütü de. Ereğli'de ikili öğretime bazı okullarda hala devam edilecek. Bunun önüne geçmek için gerekirse bina kiralayarak çocukları bu sıkıntıdan kurtarmak mümkün değil mi?

Emniyet okul çevrelerinde alınacak güvenlik önlemlerini sıkı tutacak. Yapılan açıklamalardan bu kadarı anlaşılıyor. Fakat son dönemde servis şoförlerinin niteliği de gündeme geldi. Bu konuda servis şoförleri kooperatifinin velilere söyleyecek bir iki kelimesi yok mudur acaba?

Bir de şu saat ayarlaması var. Ben ikide birde saatin ileri geri oynamasından ziyade, mesai saatlerinde yaz ve kış düzenlemesi yapılmasından yanayım. Haberlerde gördüm, milli eğitim bakanlığı eğitim saatlerini gündüz kesrine çekmeye çalışıyormuş. Ereğli'de bu işi tamamlayacak altyapı var mıdır dersiniz?

DEVLETİN KAYNAKLARI NASIL HEBA EDİLİR?

Bakan Fakıbaba üreticinin memnun olduğunu söylüyor ama fındık üreticisi bugünlerde ateş püskürüyor.

Eskiden üretilen fındığın külliyatlı kısmını fiskobirlik alırdı. Devlet bu alım için birliğe kredi verir, birlik de satış bittiğinde faiziyle devlete borcunu öderdi. 2005 yılında bu uygulamaya son verildi. Bir iki sene TMO fındık aldı. Sonra ona da son verildi. 2009 yılında fındık üreticisine alan bazlı fındık desteği ödemeleri başladı. Sekiz yıldır bu ödemeler milyarları buldu. Üreticinin ürünü para etsin etmesin ödenen bir para.

Mesela 2014 yılında Doğu Karadeniz'de don nedeniyle fındık üretimi düştü. Bu dönemde batı Karadeniz'de ürün fena değildi. Fiyatlar da yüksekti. O yıl Doğu Karadeniz'deki mağduriyetler giderilse daha efektif neticeler alınabilirdi. Böyle de yapılmadı. Uygulamadan vazgeçilmedi. Bakan Fakıbaba bile desteklerin üreticiye değil tapu sahibine verilmesini eleştiriyor biliyorsunuz.

Dahası bu destekler fındık üreticisinin tüccar karşısındaki asimetrik dezavantajı yanında devede kulak kalıyor. Bugün serbest piyasada fındık fiyatı 8,5-8,75 lira civarında seyrediyor. Fiskobirlik döneminde olduğu gibi fındığın büyük bölümü üretici birliğince alınarak bu fiyatın bir lira yükselmesi üretici açısından daha tercih edilebilir bir durum olabilirdi. Devlet de üretici de kazanırdı.

Uygulamayla devletin kaynakları heba edildi.

ÖZKAN KAYA NE DEDİ?

Dünkü yazımda Özkan Kaya'nın CHP İlçe Başkanlığı adaylığı konusunda "Özkan Kaya, daha önce Yaşar Balcı'nın ekibinde aktif görevler üstlenmiş bir isim. Balcı desteklemiş olsa daha önceki rakipleriyle işbirliği yapacağına, Kaya'yı destekler gibi geliyor insanın aklına. İsminin adaylık için geçmesinden sonra bir miktar kabuğuna çekilen Kaya'nın stratejik bir unsur olarak mı sahaya çıktığını anlamak için de biraz daha zamana ihtiyaç var" yazmıştım.

Özkan Kaya bana ulaştı. Adaylığı konusunda medya kuruluşları görmezden gelirken kendisini zikrettiğim için teşekkür etti ve şu ifadeleri kullandı:

"94/98arası gençlik kolu başkanlığı yaptım sizin de bahsettiğiniz gibi Yaşar beyin ilçe başkanlığı zamanında da görev aldım yaşımız tutmamasına rağmen 17 yaşından beri elimden geldiğince hizmet ettim, etmeye de devam edeceğim. Adaylığımla ilgili görüşmelerim devam ediyor adaylığım stratejik bir girişim değildir. Bu zamana kadar sadece davamdan başka kimseye hizmet etmedim son nefesime kadarda inşallah böyle devam edecek. Ben her zaman örgütüne emek vermiş sorumluk almış insanların görev almasından yanayım en azından adaylığım bu amaca hizmet ediyorsa ne mutlu bana"

Kendisine başarılar diledim. Kaya, adaylığının "Stratejik bir unsur olmadığını" söylüyor. Dünkü yazımdan sonra sorumluluk gereği kendisinin görüşünün de bilinmesi gerektiğine inanıyorum.

Takdir CHP delegesinin elbette.

Bu Yazı Toplam 1286 Defa Okunmuştur

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

     Yorumlar ( 1 )

    9 yıl önce

    Hüseyin bey artık ünal Demirtaş'ın yaz dediklerini yazmaktan vazgeç. Kaleminizi doğru kullanın. Biz sizi seviyoruz ama son günlerde çok yanlı yazıyorsunuz. Ünal bey i savunmaktan ve korumaktan vazgeçin lütfen. Saygınlığınızı yitiriyorsunuz

     Beğen

    • s.
    • 1

     Diğer Yazıları


    • HAVADAN SUDAN…
      30-09-2019 | 07 : 59 53
    • KAMPÜS SORULARI
      30-03-2018 | 08 : 44 13
    • DÖNER ÜSTÜ HABER...
      19-07-2017 | 09 : 50 49
    • ZAM DİYE BİR ŞEY …
      07-09-2019 | 08 : 17 26
    • UNUTMADIK DİYORUZ AMA…
      17-08-2019 | 08 : 32 06
    • "TAŞ İŞTE..."
      22-12-2016 | 09 : 23 15
    • GUGUK KUŞU YUMURTASI...
      10-08-2016 | 08 : 43 05
    • İYİ PARTİ...
      01-11-2017 | 08 : 44 25
    • EKSİK OLMASINLAR...
      08-03-2018 | 08 : 05 49
    • CHP... CHP... CHP...
      10-09-2018 | 10 : 05 30
    • ALAPLI’DA ALTIN ARAMAK…
      04-09-2019 | 10 : 22 27
    • YİNE CHP...
      16-11-2018 | 10 : 53 45
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Semih ÇOLAK
      Semih ÇOLAK
      SEÇMEN NE DEDİ?
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Şenol AZMAN
      Şenol AZMAN
      “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
    • Merve KIRAN
      Merve KIRAN
      KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
    • Konuk Yazar
      Konuk Yazar
      Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
    • Uğuralp CİVELEK
      Uğuralp CİVELEK
      “Bu bir suç duyurusudur”
    • Özkan Doğan
      Özkan Doğan
      YEREL RADYO VE REKLAM
    • doğan  yıldıztan
      doğan yıldıztan
      Bir Başka Avrupa!
    • UĞUR DEMİROĞLU
      UĞUR DEMİROĞLU
      HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
    • Hasan Vehbi Ersoy
      Hasan Vehbi Ersoy
      DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
    • Özge CERRAH
      Özge CERRAH
      ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
    • İsmail DEMİREL
      İsmail DEMİREL
      SAĞLIKTA OLUMSUZ İŞLER
    • Harun KARA
      Harun KARA
      ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
    • Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      SEVGİ ASLA YETMEZ!
    • Dilek Şen Karakaya
      Dilek Şen Karakaya
      KAYIP-YAS SÜRECİ
    • Hamdi Güner
      Hamdi Güner
      DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
    • Hüseyin Aksakal
      Hüseyin Aksakal
      HAVADAN SUDAN…
    • Elif Yapıcı
      Elif Yapıcı
      ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
    • Durul Mert M.A Ed.
      Durul Mert M.A Ed.
      İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
    • Kudret Yavuz Eren
      Kudret Yavuz Eren
      Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      5 Dakikada Muayene Mümkün mü? Sağlıkta Hız mı, Doğruluk mu?
    Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
             

    © degisimmedya.com

     İletişim Bilgileri
     Künye
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    •   ASAYİŞ
    •   EĞİTİM
    •   GÜNCEL
    •   KÜLTÜR
    •   KULİS HABER
    •   SİNEMA
    •   TEKNOLOJİ
    •   TÜRKİYE
    •   DÜNYA
    •   FOTO GALERİ
    •   VİDEO GALERİ
    •   YAZARLARIMIZ
    •   GÜNÜN HABERLERİ
    •   Arşiv
    Tel : 0 372 322 27 30

    E-posta: info@degisimmedya.com