
VEKİLLER NE YAPACAK?
03 Temmuz 2018 08:49:40
Eskiden olsa vekillere sorun çözme noktasında kamuoyu baskısı yapılırdı. Şimdi vekiller yerel sorunları çözme noktasında ne yapacak?
Malum 24 Haziran seçimlerinin ardından yeni bir hükümet sistemine geçtik. Önceden Cumhurbaşkanı TBMM'de en fazla üyesi olan siyasi partinin genel başkanını çağırır, hükümeti kurma görevini verirdi. Başbakan da çoğunluğu meclis içinden bir kabine kurardı. Vekillerin TBMM çalışmaları kapsamında bakanlara ulaşması veya herhangi bir konuda ısrarcı olması mümkün olabiliyordu.
Şimdiyse Cumhurbaşkanı meclisten ayrı olarak seçildi. Cumhurbaşkanı aynı zamanda yürütmenin başı olarak hükümeti meclis dışından kuracak. Yatırımlar hükümet tarafındanpratikte ise Cumhurbaşkanıtarafından tespit edilip hayata geçirilecek. Vekillerin hükümet üyeleri ile ilişkisi öncekine göre daha sınırlı olacak. TBMM bütçe yapacak, yürütme organından gelen kararnameleri yasa haline getirecek. Bu da demek oluyor ki vekillerin rolü eskisine göre daha pasif olacak.
Muhalefet gensoru veremeyecek. Yazılı ve sözlü soru önergelerinin cevaplanması mecburiyetlerine ilişkin düzenlemeler değişti. Meclisteki vekil sayısı bile değişti. Yapacak işleri bu kadar azaldıktan sonra 550 yerine 600 milletvekilinin gelmesinin ne anlamı olduğunu kestirmek kolay değil.
Bakan sayısı azalacak, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve danışmanları daha fazla etkili olacak ama bunların meclis denetimi daha sınırlı olacak. Bu düzenlemeler meclis faaliyetleri dolayısıyla zaman alan hükümet faaliyetlerinin hızlanması için yapılıyor ama daha fazla hız, her zaman daha az denetim anlamına da geliyor.
Bu konuda düzenlemeler tamamlanmış değil. Uygulamanın artılarını eksilerini ise gelecek aylarda görmeye başlayacağız. Meclis vatandaşın sesini hükümete ulaştırmanın araçlarından biri olma görevini yerine getirebilir mi göreceğiz.
SADECE BİR İHTİMAL
Geçenlerde Değişim Gazetesi "Gözler yerele mi dönüyor" diye bir manşetle çıktı. Değişim Gazetesi'ndeki manşet, aslında genel seçimlerde yerel seçimlerde aktif rol alacak kişilerin arz-ı endam ettiğini, bunların belediye başkan adayları olarak kamuoyu karşısına çıkmasının şaşırtıcı olmayacağını anlatıyordu.
Hop, aradan üç gün geçmeden ulusal gazetelerde haberler başladı. Yerel seçim erkene mi alınacak diye...
Kendisi de belediyecilikten gelen Tarım Bakanı Fakıbaba, mart sonunun belediyecilik açısından ölü bir sezon olduğunu, yerel seçimlerde belediyelerin doğru değerlendirilebilmesinin yolunun kasım aylarında seçim yapmak olduğu anlamına gelen laflar etti. Bir diğeri, seçimleri 30 Mart'ta biliyoruz, o bakanın kendi görüşüdür, dedi. Öbürü bunun için anayasa değişikliğine ihtiyaç var, mecliste Cumhur ittifakının oyları buna yetmiyor, muhalefetten destek olur mu diye sordu.
Büyük ihtimalle erken seçim falan olmayacak, yani seçim planlandığı gibi 2019 yılının 30 Martında yapılacak. Fakat bu konunun konuşuluyor olmasını da tesadüf gibi algılamamak gerek. Böyle olsa daha iyi olur denilmesinin nedeni hiç şüphe yok ki 27. Dönem Milletvekili genel seçimlerinde alınan sonuçlarla ilgilidir.
Seçmenin parti aidiyetlerini yitirmeden yapılacak bir erken yerel seçimde, yerel adaylara göre değil de siyasal tercihlere göre oy kullananların tercihleri değişmeyecektir. Bu durumda toplamda alınacak oylar genel seçimdekine yakın çıkacaktır. Aranın uzaması yeni hoşnutsuzlukların ortaya çıkması riskini beraberinde getirebilir.
Sonra yerel seçimlerde iktidar partisinin genel seçimlere göre birkaç puanlık oy kaybının ciddi politik sonuçları olabilir. Kaos çığırtkanlığı anlamına gelebilir zira çiçeği burnunda milletvekilleri mazbatalarını daha yeni aldı. Hükümet kurulmadı, meclis göreve başlamadı. Yine de Yerel seçimlerde iktidar partisi kabul edilebilir oranda oy alamazsa, yeni bir erken genel seçim de gündeme gelebilir.
Belirtildiği üzere, bu sadece bir ihtimal...
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© degisimmedya.com
İletişim Bilgileri Künye İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. Tel : 0 372 322 27 30
E-posta: info@degisimmedya.com


















