
SİYASET- VAZİYET
21 Aralik 2018 08:29:41
Ha şu zaman, ha bu zaman derken adayların açıklanması iyiden iyiye uzadı. İyi mi oldu, kötü mü oldu orası belli değil. Fakat siyasette vaziyet acayip karışık.
Mesela AK Parti'de geçenlerde Fazlı Erdoğan'ın Ereğli Belediye Başkanı olacağına ilişkin bir haber çıktı, Ereğli İlçe Başkanı haberi yalanlamaya mecbur kaldı. Fazlı Erdoğan aslında aday adaylığı başvurusunda bulunan yirmi kişi arasında değil. Eğer kendisi aday olabilecekse demek ki İlçe Başkanı Çakır da aday olabilir. O zaman aday adaylığı başvurusunda bulunan yirmi kişi kendilerini nasıl hisseder dersiniz?
Yirmi aday adayı kendisini kamuoyu nezdinde muteber gösterebilmek için ufak atraksiyonlar yaptı ama anlaşılan son günlerde bunun bir yararı olmayacağına akılları yatmış olacak ki fazla da ortalıklarda görünmemeyi tercih ediyorlar. Hem fazla ortalıklarda olduğunuzda, hata yapma riskiniz de artıyor mutlaka. Temayülde istenilen sonuçların alınamamasının da bir etkisi olsa gerek bunda. İlçe Başkanı Çakır'ın temayülde birinci çıkmasının huzursuzluğu vardır belki. Fakat üç dönemdir ilçe başkanı olan birisi belediye başkanı adayı olmak istiyorsa, kendi belirlediği yönetim kurulu üyelerinin onu tercih etmesinde şaşılacak bir şey yok. Yine de bu durum ne yirmi adayın, ne Fazlı Erdoğan'ın, ne ilçe başkanının, ne de mevcut belediye başkanının muallakta pozisyonunun netleşmesine katkıda bulunmuyor.
Mevcut belediye başkanının durumu karışık. Çünkü en kolay hedef tahtasına oturtulabilecek aday kendisi ve büyük çoğunluğu parti içinden gelen eleştirilerin bazılarını öyle gülümseyerek savuşturmak mümkün görünmüyor. Bu konudaki eleştirilerin en başında Ereğli kamuoyunun hoşnutsuzluğuyla ilgili ifadeler geliyor ama bunların gerçekliği konusunda aceleci olmamakta yarar var. Zira hoşnutsuzluk, kendi siyasi hedeflerine gitmek isteyen başka aday adaylarının kolaylıkla pompalayabileceği bir unsur. Ancak bunun böyle olduğunu bilmek veya söylemenin yararı yok. Bunu aynı zamanda genel merkeze de ifade edebilmek ve daha önemlisi genel merkezi ikna edebilmek mecburiyeti var.
Vaziyet dedik ya... Söz konusu olan bir durum tespiti. Aday adaylarının arasında bile yirmi kişinin büyük bölümünün gerçek aday olmadığı, bunların arasında belediye başkanı Hüseyin Uysal ve İlçe Başkanı Fatih Çakır olmak üzere, belediye başkanlığında gözü olan birçok kişinin stratejik adayları olduğu da söyleniyor. Bunların üzerine ilaveler nasıl yapılır? Mesela, kamu görevinde daha üst bir noktaya veya bazı kamu destekli kurumlarda yönetici pozisyonlarına atanmak isteyenler olduğu da söyleniyor. Şüphesiz en dikkat çekici olan bu yirmi kişinin içinde belediye meclis üyesi olmayı kafaya koyanlar olduğuna yönelik söylentiler. Bu durum daha önce de yaşandığından, kamuoyunu bu iddiaya ikna etmek daha kolay gibi...
Mevcut belediye meclis üyeleri aday adaylarının civarında, yakınında pozisyon alıyor. Bu bakımdan yeni dönemde yeniden AKM Meclis Toplantı salonunda birer koltuk edinme beklentileri olduğu neredeyse kesin. İl genel Meclisi üyelikleri için durum biraz farklı. Onlar belediye başkan adaylarından ziyade milletvekilleri ve teşkilat yöneticileriyle dirsek temasını yararlı buluyor olmalı.
AK Parti söz konusu olduğunda MHP ile yapılacak ittifakın biçimi de tüm makamlara ve üyeliklere aday olanların kafasını kurcalıyor olmalı. Zira MHP'nin Ereğli'de güçlü bir aday göstermesi halinde, ilçedeki diğer en güçlü siyasi grup olan ana muhalefetin elinin güçlenmesi riski de var. MHP'ye bir iki meclis üyeliği verilecek olursa, sonraki tablonun nasıl kontrol altında tutulabileceği konusu bugünlerde konuşulmuyor ama böyle bir ihtimali de yok saymamak gerek.
Bunlar söylenti sadece ama geçenlerde Fazlı Erdoğan'ın adaylığı konusundaki yalanlanan haber işitildiğinde, bu duruma İlçede Erdoğan'ın halefi durumundaki Önceki Dönem Milletvekili Ercan Candan'ın taraftarlarının nasıl tepki vereceği geldi akla. Sadece bu kadar da değil. Burada söz konusu olan yirmi adayın hepsinin ilk hedefi belediye başkanı olmasa dahi, içlerinde iki elin parmaklarına yakın sayıda gerçek aday var. Bu kişilerin büyük bölümü belediye başkanının yönetiminden veya kendileriyle ilişkilerinden memnun değiller ki aday oldular deniyor. Mevcut belediye başkanının aday olması halinde buralardan çatlak ses çıkar diyen yok ama bu da ihtimal dahilinde elbette.
CHP HER ZAMANKİ GİBİ Mİ?
CHP'de ise her zaman aday belirleme süreçleri sancılı olmuştur. Bu nedenden ötürü CHP genel merkezi Zonguldak, Uşak ve Mersin illerini sorunlu iller arasında kabul ediyor. Fakat bunlar genellemeler neticede. Bir şeyin bu güne kadar aynı şekilde olması, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğine bir gösterge kabul edilebilir ama mutlaka öyle olacağına dair kesin hükümlerde bulunmak da yanlış değil.
Vaziyete bir bakalım. Beş adayla bunca karmaşanın nasıl üretildiğine neredeyse hayran olacağız ama bu, mevcuttan ziyade geçmişin etkisi yüzünden böyle görünüyordur. Halil Posbıyık'ın adaylığı halinde onu desteklemeyecek grupların olduğu biliniyor. Aynı şekilde diğer aday adaylarından bazıları aday olursa Posbıyık'ın yeni bir tutum içine girmesi bekleniyor. Öyle anlaşılıyor ki, diğer adaylardan Erol Çivici ve Buket Müftüoğlu ile Halil Posbıyık arasındaki duvar, diğer kombinasyonlara göre daha yüksek. Fakat tüm kombinasyonlarda belli bir mesafe var.
Sertan Ocakcı ilçe başkanı olurken belli ölçüde Halil Posbıyık'ın desteğiyle seçimi kazandı. Ona bakarsanız, bir önceki ilçe başkanının seçilmesinde de Posbıyık'ın desteği vardı ama bugün ilçe siyasetinde partinin son yirmi yılına damgasını vurmuş teşkilatçılarla Posbıyık arasında problemler var. Semih Özkök hakkında Posbıyık'ın daha önce kayıtlara girmiş bir sürü ifadesi var. Yine de Özkök aday yapılmazsa, diğer adayları desteklemek için sahaya inmesi en muhtemel aday adayı olarak dikkat çekiyor...
Ayrıntılara girdikçe durum daha da karmaşıklaşıyor, ağaca bakarken ormanı gözden kaçırma ihtimali ortaya çıkıyor. Genel anlamda söylenmesi gereken, CHP Ereğli teşkilatı ve taraftarları arasında, her üyenin, her yöneticinin, sahaya inmeye gönüllü her partilinin tuttuğu bir aday var ve her partili kendi tuttuğu adayın kamuoyu nezdinde psikolojik ağırlığını arttırmak için kendi çaplarında birer kampanya yürütüyorşahsen, mümkün olduğunca objektif bir tablo çizmeye çalıştığınızda, sırf kendi adayına yontmadığınız için yüzlerin buruştuğunu, kaşların çatılmışlığını ve işin bir polemik noktasına çekildiğini de görmüşlüğümüz vardır. Bu durum, aday adayları ve taraftarlarıyla 'Ötekiler' arasındaki uçurumun daha bir derinleşmesini de beraberinde getiriyor.
CHP ile İyi Parti arasında, AK Parti ve MHP arasında muhtemel olan her gelişmenin paraleli söz konusu olabilir. Bu iki partinin ilçedeki seçmenlerine baktığımızda, önemli bir ortak paydaya hitap ettiklerini gözlemleyebilirsiniz. İYİ Parti'nin güçlü bir çıkış, ittifak içinde sert polemikler gibi yöntemlere başvurması, CHP'nin aşmakta zorlanacağı sorunlar arasında yer alabilir. Kaldı ki böyle bir şey olursa, parti içinde 'aday gösterilmeyen'lerin bu duruma altyapı hazırladığını görmek de şaşırtıcı olmazdı.
Geriye kalıyor, SP ve CHP arasındaki "dirsek temasının" ne şekilde gerçekleşeceği ile DSP'nin durumu. Rasyonel bir işbirliği mümkün müdür? Bence değil. SP düşük profilli bir aday belirlemediği sürece yaptığı her girişim de CHP'nin de, partinin kendi kurumsal yapısının da lehine olmayacaktır. Akla ziyan işler bunlar. Demokratik Sol Parti'nin tabanı büyük oranda CHP ile aynı ortak payda içinde ama DSP aday çıkarırsa, hele hele güçlü bir aday çıkarırsa seyreyle şenliği... Küskün aday adayları için yeni bir mecra da buradan çıkar...
Adaylar açıklanmış olsa birtakım faktörleri devre dışı bırakacağız ama şu an itibarıyla ihtimallerin sayısı dumura uğratacak şekilde. Vaziyet karışık yani.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© degisimmedya.com
İletişim Bilgileri Künye İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. Tel : 0 372 322 27 30
E-posta: info@degisimmedya.com


















