Son Dakika |  Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Son Dakika |  Ağaçtan düştü…
  Son Dakika |  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Son Dakika |  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  Son Dakika |  İşçi servisine çarptı!
  Son Dakika |  Kontrolden çıkınca!.....
  Son Dakika |  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Son Dakika |  Feci kaza…
  Son Dakika |  Refüje çıktı!....
  Son Dakika |  Talihsiz genç ölü bulundu
28 Nisan 2026 Salı
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
SEÇMEK-SEÇİLMEK-SEÇTİRMEK

SEÇMEK-SEÇİLMEK-SEÇTİRMEK
07 Aralik 2016 08:51:12

Yazar : Hüseyin Aksakal

        

Doğada insan türünün kadını ve erkeği aşağı yukarı eşit sayıda bulunur. Türün devamlılığı açısından bu iki cinsiyetin birbirine üstünlüğü olduğu söylenemez. Bu iki tür arasında eşitsizliği yaratan doğal koşullar değil, toplumsal yaşam kaynaklı sorunlardır.

Bu sorunların sonuçları da yine toplumsal yaşamda yeni sorunlar doğurmak üzere kendilerini gösterirler. Eğer kadınların yönetime yeterince katılmasını sağlayamazsanız, onların yetiştirdiği kız evlatlarının toplumsal hayattaki yerini garanti altına alamazsınız.

5 Aralık 1934'te ne olduğunu büyük çoğunluk biliyordur. Dönemin meclisi Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını veren yasayı kabul etti. Her sene bu olayı kutlar dururuz.

2016 eksi 1934 eşittir 82 eder. Olağan "İlerleme" konseptinde düşünürseniz, o gün Türk kadınının çağ atladığını düşünebilirsiniz. Bu seksen iki yıllık zaman diliminde ise insan türünün iki yarısı arasındaki sorunlar büyük oranda çözülmüş olabilirdi. Olmadı.

Çünkü maalesef bizde işler bu şekilde yürümüyor olmalı ki kadının erkek egemen bir toplumdaki yeri konusunda bu sürede alınması gereken mesafe alınamadı.

Öncelikle bugün hala TBMM'de kadın temsili açısından istenen seviyeye gelemedik. İdeal oran, aynı türün iki yarısı olduklarına göre, üç aşağı beş yukarı yarı yarıya olsa gerek. Fakat halen görev yapan 26. Dönem TBMM'de 550 milletvekilinden sadece 79'u kadın.

***

Kadınların Türkiye'de gerçekten çalışma hayatına katılabildiği, bu alanda seksen iki yıllık dönemde mesafe alabildiği iki alan eğitim ve sağlık alanıdır. En fazla geride kaldığı alanların başında ise hiç şüphesiz siyaset gelir. Kadın öğretmen, kadın doktor, hemşire, hastabakıcı yetişiyor da siyasetçi yetişmiyorsa, erkek egemen denilen toplum yapısından kaynaklanan sorunların önüne geçilmesi mümkün değildir.

Eğer öyle değilse çözüm için yola çıkılması gereken nokta burasıdır. Pekala biliniyor ki, Türk toplumu siyasal tercihlerini cinsiyete dayalı olarak yapmaz. Eğer fırsat eşitliği sağlanır da uygun donanıma ulaşan kadın adayların şansı erkeklerle eşittir. Çünkü bu memlekette kimse cinsiyeti kendisiyle aynı değil diye oyunu kadın adayın bulunduğu partiye kullanmaktan vaz geçmeyi aklına bile getirmez.

Demek ki, bu alanda yaşanan sıkıntılar siyasi partiler yasası ve siyaset alanına hakim olan genel anlayıştan kaynaklanıyor. Bunu değiştirmek ise zor değil. Bir kere bu değişirse, kadının sosyal hayata erkekle eşit koşullarla katılmasının yolu aralanabilir. Böyle olunca ne mi olur? Bugün tıpkı mecliste olduğu gibi erkek egemen kulüplere dönüşen ticaret ve sanayi odalarının, oda ve borsaların, baroların yönetimlerinde, kısaca kadının dışlandığı her yerde anlayış kökünden değişir.

Toplumdaki cinsiyete dayalı suçların büyük bölümü kendiliğinden çözülür böylece...

***

Olur mu? Olabilir...

Neden olmuyor? Çünkü ne kadar seksen iki yıl önce seçme ve seçilme hakkını kazanmış olsa da, Türk kadını seçme ve seçilme hakkına gerçek anlamda sahip değil. Adeta tavuk-yumurta paradoksu gibi. Problem problemi doğuruyor, böyle geliyor, böyle gidiyor. Toplumun büyük çoğunluğu süreci sorgulamıyor bile.

Kadın seçim sandığına giderken, toplumun büyük bölümünde nereye oy kullanacağına evin geleneksel, pederşahi yöneticisi olan erkek karar veriyor. Bir yere aday olacağında, evindeki cinsiyete dayalı işbölümü erkeği hiç bağlamadığı halde, kadın için binbir türlü engel ortaya çıkıyor. Eşi, kayınpederi, erkek kardeşi, babası kadın adayı desteklemek şöyle dursun, bir temyiz makamı olarak görev yapıyor adeta. Kadın seçmiyor, seçimi kabulleniyor. Seçilmiyor, seçilmesi engelleniyor. Hem de en sevdikleri tarafından.

Hepimiz herkesin kabul ettiği bir yanlışla mücadele etmenin neredeyse imkansız olduğunu biliriz. Kadınlar bu öğrenilmiş çaresizlik kapanıyla mücadele etmektense çoğu kez onunla uyum içinde yaşamaya dayanan konformist bir tarzı tercih eder, aynı eylemsiz tevekkülü kız çocuklarına da aktarırlar.

Bu seksen iki yıl önce de böyleydi, bugün de böyle. Öncekiler, bugün bu alanda mesafe alınamamasının sorumluluğunu taşıyor. Seksen iki yıl sonra durum yine aynı olursa, bu sorumluluk büyük oranda bugün eylemsiz kalmak suretiyle düzeni onaylayan zamane insanlarının olacak.

Bu Yazı Toplam 1133 Defa Okunmuştur

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • HAVADAN SUDAN…
      30-09-2019 | 07 : 59 53
    • KAMPÜS SORULARI
      30-03-2018 | 08 : 44 13
    • DÖNER ÜSTÜ HABER...
      19-07-2017 | 09 : 50 49
    • ZAM DİYE BİR ŞEY …
      07-09-2019 | 08 : 17 26
    • UNUTMADIK DİYORUZ AMA…
      17-08-2019 | 08 : 32 06
    • "TAŞ İŞTE..."
      22-12-2016 | 09 : 23 15
    • GUGUK KUŞU YUMURTASI...
      10-08-2016 | 08 : 43 05
    • İYİ PARTİ...
      01-11-2017 | 08 : 44 25
    • EKSİK OLMASINLAR...
      08-03-2018 | 08 : 05 49
    • CHP... CHP... CHP...
      10-09-2018 | 10 : 05 30
    • ALAPLI’DA ALTIN ARAMAK…
      04-09-2019 | 10 : 22 27
    • YİNE CHP...
      16-11-2018 | 10 : 53 45
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Semih ÇOLAK
      Semih ÇOLAK
      SEÇMEN NE DEDİ?
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Şenol AZMAN
      Şenol AZMAN
      “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
    • Merve KIRAN
      Merve KIRAN
      KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
    • Konuk Yazar
      Konuk Yazar
      Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
    • Uğuralp CİVELEK
      Uğuralp CİVELEK
      “Bu bir suç duyurusudur”
    • Özkan Doğan
      Özkan Doğan
      YEREL RADYO VE REKLAM
    • doğan  yıldıztan
      doğan yıldıztan
      Bir Başka Avrupa!
    • UĞUR DEMİROĞLU
      UĞUR DEMİROĞLU
      HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
    • Hasan Vehbi Ersoy
      Hasan Vehbi Ersoy
      DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
    • Özge CERRAH
      Özge CERRAH
      ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
    • İsmail DEMİREL
      İsmail DEMİREL
      SAĞLIKTA OLUMSUZ İŞLER
    • Harun KARA
      Harun KARA
      ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
    • Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      SEVGİ ASLA YETMEZ!
    • Dilek Şen Karakaya
      Dilek Şen Karakaya
      KAYIP-YAS SÜRECİ
    • Hamdi Güner
      Hamdi Güner
      DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
    • Hüseyin Aksakal
      Hüseyin Aksakal
      HAVADAN SUDAN…
    • Elif Yapıcı
      Elif Yapıcı
      ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
    • Durul Mert M.A Ed.
      Durul Mert M.A Ed.
      İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
    • Kudret Yavuz Eren
      Kudret Yavuz Eren
      Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      5 Dakikada Muayene Mümkün mü? Sağlıkta Hız mı, Doğruluk mu?
    Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
             

    © degisimmedya.com

     İletişim Bilgileri
     Künye
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    •   ASAYİŞ
    •   EĞİTİM
    •   GÜNCEL
    •   KÜLTÜR
    •   KULİS HABER
    •   SİNEMA
    •   TEKNOLOJİ
    •   TÜRKİYE
    •   DÜNYA
    •   FOTO GALERİ
    •   VİDEO GALERİ
    •   YAZARLARIMIZ
    •   GÜNÜN HABERLERİ
    •   Arşiv
    Tel : 0 372 322 27 30

    E-posta: info@degisimmedya.com