
PERHİZ İLE LAHANA TURŞUSU
20 Haziran 2017 10:09:41
Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, söylediği, yaptığı ve yapmadıklarıyla hep tartışılan bir karakter olageldi.
Mesela, Pazar günü ilçenin kurtuluş günü törenlerinde "Ereğli her zaman, her koşulda birlik ve beraberliğini üst düzeyde tutacaktır" dedi.
Bu nedir? Perhiz.
Fakat aynı Uysal, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti'nin daha önceden planlanan iftarının olduğu akşam, gazetecileri Yöresel Dernek evlerinde düzenlenen iftara davet etti. Gazetecilerin birlik beraberlik içinde olması bir şekilde engellenmiş oldu yani...
Peki, bu ne? Lahana turşusu.
***
Uysal, cumartesi günü düzenlenen iftarda da yaptığı çalışmalardan halkı haberdar etmekte gereken mesafeyi alamadıklarını söyledi. Belediye Başkanı, "Biz sanıyorduk ki yaptık, bunları görecekler. Demek ki sık sık toplantılar yapıp bunları anlatmamız lazım" diyor.
Belediyenin faaliyetlerini anlatmaktaki zaafını basınla seyrek bir araya gelmesine bağlayan Belediye Başkanı, nedense daha sonra "Vatandaşımız okumuyor, okumayan bir toplumuz. Bu nedenle filmler, görsel yöntemlerle anlatmamızın daha yararlı olacağını düşünüyorum." dedi.
Eğer basınla bir araya gelinerek problem aşılabiliyorsa filmler hazırlamaya filan gerek yok. Yok eğer vatandaş zaten okumuyorsa, filmlerin de bir yararı olmayacaktır.
Öte yandan bu filmlerin gösterilebileceği yerler sinema salonları değildir. Belediye toplantılarında gösterilmiş olsa, izleyecek kişiler hep aynı olacaktır. Bilboardlar derseniz kimse yolun ortasında durup beş on dakika belediyenin faaliyetlerini izlemekle uğraşmaz.
Az gittik, uz gittik, bir de baktık bir arpa boyu yol gitmişiz...
***
Belediye tarafından yapılanlar konusu da tartışmaya açık...
Mesela Ömer Halisdemir bulvarı. Görüntü olarak öncekinden daha şık bir görünüme kavuştu bu cadde. Ama buradaki trafik meselesi olduğu gibi duruyor. Dahası ortadaki kavşakta ışık düzenlemesi dışarıdan gelen sürücülerin kafasını karıştırıyor. Yayalar dersen karşıdan karşıya geçecek noktaların birbirinden uzak olmasından şikayetçi.
Mesela anıt önü çevre düzenlemesi... Anıt önünde böyle bir çalışmaya neden gerek duyulduğunu anlayan varsa beri gelsin. Sadece bir makyaj çalışması bu. Ne trafikte, ne otopark meselesinde, ne de kentsel yaşamda mesafe alınmasını sağlayacak bir proje değil.
Bu projeler toplumsal talepler veya kentleşmenin gereği olarak mecburen yapılması gereken işler değil. Burada ikisini saydım ama böyle projeler çok. Uysal "Her projenin bir hikayesi var" diyerek anlatıyor bunları.
Bunlar gibi projeler sahiden de hikayeden...
***
Gerçekten hikayesi olan çalışmalar da var... Mesela önceki dönemde proje çalışmaları yapılıp Uysal döneminde yapımı gerçekleştirilen su arıtma tesisi ve buna bağlı kent altyapısı önemli... Burada kentin gelecek yarım yüzyılını pozitif anlamda etkileyebilecek bir çalışma var. Anlatacak bir şey varsa su şebekesinde var belediye açısından.
Belediye açısından bir hikaye de Kırmacı mahallesinde bulunan vahşi çöp depolama alanının rehabilitasyonu olacak. Bu alanın rehabilitasyonu ile yeni bir yaşam alanı açılması işten bile değil. Zira bu alan hastalıklara davetiye çıkarmasının yanı sıra, yolun kayması veya biriken gaz nedeniyle patlama gibi tehlikeler de içeriyor. Buranın rehabilitasyonu için başlatılan çalışmalara sadece destek olunabilir.
Öte yandan sözde kent içi ulaşıma ilişkin üniversite ile bir çalışma yürütülüyor ama böyle şeylere görmeden inanmak doğru değil. Hani Nasrettin Hoca, gelen alacaklısına "Endişelenme, bak şu tarla var ya, bu sene onu ekmeyeceğim, orada dikenler büyüyecek, gelip geçen koyunların tüyleri bu dikenlere takılacak, ben de bu tüyleri toplayıp eğirecek, ip yapacağım, bu ipten de basma dokuyacağım. Sonra basmayı satıp sana borcumu ödeyeceğim" demiş ya... Trafik meselesindeki girişim buna benziyor.
Bazı işler daha da kötü durumda... Üç senede neredeyse bitmiş bir terminale taşınamadığı gerçeği ortada dururken, anıt önündeki düzenlemeyi anlatmaya çalışmak da hayli güç olsa gerek...
Perhiz yaparken lahana turşusu yemeye benziyor...
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Haa bu arada 3 senede neredeyse bitmiş terminalmi ? saçmalama kaba inşaat halinde devralındı o terminal.artı hesabı yolunu yapmadan oraya teminal yapmayanlara başlayana sor.Yada gazetecisin git oraya birgün trafik akışına bak. petrolde kavşaktan beton fabrikasından araçların yoğunluğuna bak. yada al otobüsü ana yoldan terminale dönmeye çalış.Atma işkembeden
Yazılarında bazen saçmalıyorsun. Belediyenin Ramazan boyunca hangi tarihlerde hangi sivil toplum kuruluşlarını ve kimleri davet edeceği Ramazan ayı başlamadan belli olmazmı ki bildiğim kadarı ile öyle.Fotoğraflara bakınca senide görüyorum madem cemiyetin iftarına gitseydin sende.Bide gözünü aç artık.Neymiş Atatürk Anıtı yenilenmesi niye imiş. 30 yıl olmuş efendi. Ne yapılsın önüne sahne altına çadır mı kurulsun yoksa uysal karşısına kendi büstünümü diksin!. Posbıyık a şirin görünme gayretini anlıyorum ama bu kadar da olmaz. Gözünü aç gözünü ..
- s.
- 1
Diğer Yazıları





© degisimmedya.com
İletişim Bilgileri Künye İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. Tel : 0 372 322 27 30
E-posta: info@degisimmedya.com


















