
PABUÇLA İŞ YÜRÜMÜYOR...
10 Aralik 2018 08:37:21
Geçtiğimiz haftadan bazı konular... Kiminden feyiz aldık, kiminde canımız sıkıldı. Ama hayat böyle, her şey istenildiği gibi olmayabiliyor.
3 Aralık Engelliler günüydü. 2 Aralık'ta bir engelliler günü programı yapıldı. 4 Aralık'ta başka bir program yapıldı. İkisinin de başrol oyuncusuasıl konuşmacı olmasa daFiziksel Engelliler Derneği Başkanı İsmail Şentürk idi.
Şentürk belediyenin paftalarında belirtilen iki nokta arasında intikalini pabuçları ile değil, akülü bir tekerlekli sandalye ile gerçekleştirir. Kendisi nasıl değerlendirir bilmem. Yaptıklarına bakınca, bu ufak bir ayrıntı gibi gözüküyor. Zira pabuçlarını kullanan birinin yapabileceğinden çok daha fazla insanların hayatına dokunmuştur. Onların yaşamını kolaylaştırmak için pabuçlu birinin yaptığından çok daha fazla emek harcamış, iş neticelendirmiş, başarı sağlamıştır.
Demek pabucum var diye kendini normal, ötekini engelli kabul etmenin alemi yok. Pabuçlarla iş yürümüyor.
Diyeceğim o ki biri engelli nedir diye sorsa, pabuç kullanmak marifet değil derim. Asıl engel cesaretini, girişimciliğini, azmini, her şeyden önce yaptığımız her doğru şeyi destekleyen gönlünü sınırlamaktır diye cevap veririm. Allah gönüllere engel koymasın.
ÖMER SELİM ALAN...
Ömer Selim Alan, kaç yıl oldu bilmiyorum, herhalde altı yedi yıl geçmiş olmalı. Kızılay Kan Merkezi Müdürüyken askerliğini yapmış, dönüşünde Ereğli'de de bir basın toplantısı düzenlemişti. O zamanlar da hırslı, tuttuğunu koparan bir genç olarak dikkatimi çektiğini hatırlıyorum.
Yine de bu dönem belediye başkan aday adayı olduğunu öğrendiğimizde, AK Parti'nin son dönemde teşkilattan adaylara daha fazla ağırlık verdiğini, bundan ötürü teşkilat içinde tecrübe kazanmış isimlerden birine Zonguldak Belediye Başkanlığı Adayı harmanisini teslim edeceğini varsaymıştık. Alan'ın Ankara'ya çağrıldığını öğrendiğimiz sabahın erken saatlerinde, meselenin başka türlü cereyan edeceğini anladık. Akşama doğru da Adaylık haberi geldi.
Beklenen bir sonuçtu diyen var mıdır bilemem. Ben şaşırdım. Fakat Alan'ın ilk açıklaması öyle kolayca savrulacak bir aday olmayacağını ortaya koyuyor. CHP'den açıklanacak adayın işi öyle kolay değil yani.
Fakat Alan'ın işi de kolay değil. Zonguldak'ta CHP'nin yabana atılmayacak bir gücü ve etkisi var. Büyük iddialara sahip adaylara karşı daha mütevazı bir kampanya yürüten Muharrem Akdemir'in ipi göğüsleyebildiği bir yerde, mutlaka iktidar partisinin adayının da söyleyebilecek bir iki ekstradan sözü olması gerek.
Alan'ın adaylığı hayırlı olsun.
ÇOK ŞEY DEĞİŞECEK...
Siyasete hazır girmişken buradan devam edelim. Ereğli Belediye Meclisi üyelerinin çoğunu ahbabım sayarım. Geçtiğimiz günlerde AK Partili bir üyeye, "Baksanıza, burada doktor bir başkan var. Zonguldak'a doktor bir aday gösterdiniz, bundan sonra siz kendinize uğraşacak başka bir iş bulun, meclis üyeleri sağlıkçılardan seçilecek" diye takıldım. Şaka elbette. Güldük.
Fakat bu dönem belediye meclis yapısında geçtiğimiz döneme kıyasla çok daha fazla bir değişiklik beklenmesi doğru olacak galiba. Bazıları, meclis üyeleri arasında fazlaca başkan adayı olmasının nedeninin bir sonraki dönemi garantiye almak olduğunu öne sürüyor. Buna katılmam ama bu görüşün kendisi bile hayli bir değişiklik beklendiğini gösteriyor.
Bu görüşün asıl dayanağı, Uysal'ın 2014'te seçildiğinde, yanına konulan meclis üyelerinin seçiminde pek az inisiyatif kullanabilmesinden kaynaklanıyor. Uysal aday olursa meclis listesi üzerinde önceki seçimde olduğundan çok daha etkin olmak isteyecektir. Başkası aday olursa... Aday adaylarına bakıyorum da meclis listesini tali bir mesele olarak görecek kimse yok içlerinde. Hepsi konuşurken cümleye 'Ekip' diye başlıyor.
Böyle olunca da şu andaki meclis yapısının gelecek dönemde büyük bir dönüşüme uğramasından daha doğal bir şey yok herhalde. Zaten dikkatle bakarsanız, mevcut üyeler muhtemel adayların çevresinde kümelenmeye de başladı.
Çok şey değişecek...
VAKİT ÇALMAK HIRSIZLIKTIR...
Karadeniz Ereğli Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu'nun kimi zaman binbir gece masallarında bir şeyin önemini vurgulamak için 'İğneyle gözün içine yazılması gereken' tanımlamasına layık bazı sözleri vardır.
Diyor ki, "Babam bana derdi ki, bir yere gideceksen erken gitme, ev sahibini hazırlıksız yakalarsın, geç kalma, sana söverler." İşte gözün içine yazılması gereken bir söz.
Gazeteciler Derneği'nce Anadolu Buluşmaları denilen bir toplantı düzenlendi. Önce on iki buçuk dediler, sonra bir buçuk dediler. Toplantının yapılacağı salona gidince toplantının ikide başlayacağı ifade edildi. Saat iki olduğunda toplantı başlamamıştı ya, başlayınca önce bir sinevizyon gösterisi izleyelim denilince, gerisinin izlemeye değer olmadığı sonucuna vardık. Gecikmenin nedeni, Belediye Başkanı Hüseyin Uysal'ın beklenmesiymiş. Muhtemelen Uysal etkinliğin destekçisi olduğundan onu ezmek istememişlerdir efendiler.
Sözüm meclisten dışarı... Kasıt kimse değil. Çok iyi iş çıkaran haftalık yayın sahibi dostlar da var onları söyleyeceklerimden azade tuttuğumun bilinmesini isterim. Yine de haftada bir gazete çıkaran başka bir tür var. O gazeteyi çıkarmak için haberlerini çaldıklarıevet aynen böylegünlük gazetelerin çalıştığı saatlerde aylaklık eden ve dedikodu üreten, yanındakiyle canım cicim olup da sırtını döndüğü anda arkasından kalayı basanların vakti bol; bol olduğu için de değersiz olabilir.
Kamusal hizmet verenlerin kimisi tek rakibi olarak zamanın kendisini görüyor oysa. Eğer vaktinde yapamayacaksan etkinlik düzenleme... İnsanların vaktini çalmanın parasını çalmaktanve haberini çalmaktanbir farkı yok çünkü.
Hepsinin ortak adı hırsızlık...
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© degisimmedya.com
İletişim Bilgileri Künye İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. Tel : 0 372 322 27 30
E-posta: info@degisimmedya.com


















