
NASIL BİR EREĞLİ?
27 Nisan 2017 08:53:35
Nasıl bir Ereğli isterdiniz?
Kamuoyu önünde iki kelam eden herkes, kendisi hariç başkalarının nasıl olması gerektiğine dair açık veya örtülü yorumlarda bulunur. Bu yorumların bir cephesi de Ereğli'nin geleceğinin nasıl olması gerektiğine dairdir.
Bunca yıldır, bu kadar çok dinledikten sonra, söylenenler büyük bir orman gibi bütünlük içinde toplanıyor zihin gözlerimizde. Bu manzarada da yanlış giden bir şeylerin olduğu söylenebilir.
Sahi nasıl bir Ereğli istediğimizi hiç sorduk mu kendimize... Herkes kendi adına konuşmalı elbet. Fakat mesela, hepimiz insanların birbirlerine saygı duyduğu bir şehir ortak bir hayal olabilir...
Başka neler var acaba?
***
Mesela, adaylık sürecinde birlik beraberlikten söz edip, daha sonra kenti oluşturan kurumsal yapıların hepsinden şikayet edenlerin olmadığı bir Ereğli fena olmazdı.
Bugün geçmişe bakınca, kavgaların açık, ittifak ve uzlaşmaların kapalı kapılar ardında gerçekleştiği gibi bir görünüm var. Doğrusu, kavgaların gizli, birlikteliklerin tüm coşkusuyla kamuoyu önünde sergilendiği bir ortam iyi olurdu.
Sonra, "Benim zamanımda" diye egoist söylemler de dikkat çekici... Siyasilerin, sivil toplum kuruluşlarının yeniden kurguladıkları geçmişi değil, daha güzel bir geleceği konuştuğu bir ilçe olmalıydık. Böylesi tadından yenmezdi.
Tüm siyasiler için: siyaset kişisel kariyer ve toplumsal hedeflerin optimum bir dengesini kuran kişiler tarafından yapılmalı. Zira kişisel kariyer olmadan toplumsal hedeflere ulaşma konusunda bir şey elde etmek mümkün değil. Fakat kişisel kariyer beklentileri, toplumsal hedeflerle orantısız şekilde büyümüş siyasilerden vatana da, millete de, Ereğli'ye de hayır gelmeyeceğini kabul etmek gerek.
Siyasilerin, sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin, başarısızlıkları sahiplenip, başarıları ekipleriyle paylaştığı bir ortamı özlüyoruz. Hep birlikte özlüyoruz bunu.
Bir güncük olsun, o an için münasip olan, pragmatik olan, o anda durumu kurtaran yaklaşım yerine, yeri geldiğinde bedel ödeme pahasına doğru olanı yapabilen yöneticilerimiz olduğunu görmek ne güzel olurdu!
Sokakta kazara birbirine çarpan insanların, iki dakika içinde kavgaya dönüşen tartışmalara girmek yerine, "Pardon" deyip, hafif bir tebessümle karşılandığı bir şehir olmak fena olmazdı.
Çocuklarının okul çıkışından sonra süfli tiplerin tuzağına kolayca düşmesinin önüne geçecek binbir türlü spor etkinliğiyle, kültürel faaliyetlerle dolu bir şehir olmak da öyle...
***
İşte bu bahar ayları insanın içini böyle özlemlerle dolduruyor!
Hafta içi akşam saatlerinde sahilde gezdikten sonra, hafta sonu belediye tarafından bakım ve denetimi yapılan bir kent ormanında piknik veya yürüyüş yapmak fena mı olurdu...
Türkiye'nin en güzel kıyı şeritlerinden birine sahip olan Ereğli'de, en güzel fotoğraflarının çekildiği, bu şeride hakim Göztepe'ye gönül rahatlığıyla çıkıp, "Sana bir tepeden baktım aziz Ereğli" diyebilmeyi kim özlemez...
Trafiğinde bunalmadığınız, trafikteki kalış sürenizin büyük bölümünü otopark aramakla geçirmenin oluşturmadığı bir ilçede yaşamak ister miydiniz?
Güneşin sarısı, denizin mavisi, ormanın yeşilinin tadını alabilen, yoksulunun, düşkününün elinden adam gibi tutmayı becerebilen bir şehir olabilmek...
Elbette bunlar sadece bir hayal, bir özlem... Hepimiz biliyoruz ki gerçek aslında bunların tam tersidir. Fakat tüm güzel şeyler, önce onu hayal etmekle başlamaz mı?
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© degisimmedya.com
İletişim Bilgileri Künye İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. Tel : 0 372 322 27 30
E-posta: info@degisimmedya.com


















