Son Dakika |  Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Son Dakika |  Ağaçtan düştü…
  Son Dakika |  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Son Dakika |  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  Son Dakika |  İşçi servisine çarptı!
  Son Dakika |  Kontrolden çıkınca!.....
  Son Dakika |  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Son Dakika |  Feci kaza…
  Son Dakika |  Refüje çıktı!....
  Son Dakika |  Talihsiz genç ölü bulundu
28 Nisan 2026 Salı
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
MANZARA-I UMUMİ: CHP...

MANZARA-I UMUMİ: CHP...
28 Haziran 2018 08:46:47

Yazar : Hüseyin Aksakal

        

CHP, Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin yüzde 30'dan fazla oy aldığı seçimde yüzde 22 küsur oy alabildi.

Bunun üzerine CHP'de kılıçlar çekildi. İstenen kellede bir değişiklik yok. Umutsuzluğa kapılan partililerin bir kısmı her zaman olduğu gibi Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun istifasını istiyor. Açıkça görünen, bu kelle isteme eyleminin failleri, Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce tarafından destekleniyor, en azından mazur görülüyor.

Bu yaklaşımın temelinde, CHP'nin Muharrem İnce liderliğinde yüzde 30 oy oranını geçebileceği varsayımı yatıyor.

Burada şunu sormak gerekiyor. Yüzde 30 oy almayı başaran Muharrem İnce midir? Bu oy Muharrem İnce'nin kişisel oyları mıdır? Yoksa kurumsal bir yapı olarak CHP'nin kemik seçmeninin üstüne İnce'nin çeşitli kesimlerden aldığı oylar mıdır?

Aynı soruyu şöyle sormak da mümkün. Yüzde 22 oy alan Kemal Kılıçdaroğlu'nun şahsı mıdır, yoksa kurumsal olarak CHP'nin alabileceği oy—lider kim olursa olsun—bu mudur?

***

Bu miktarda oy alan bir parti, dünyanın her ülkesinde kitle partisi olarak görülür.

Kitle partilerinin özellikleri arasında kendi ideolojik tabanı dışında kalan seçmenlerden de oy alabilme yeteneğine sahip olmasıdır.

Deniz Baykal'ın ardından genel başkanlığa seçilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun katıldığı tüm seçimlerde birbirine yakın oylar alması, CHP'nin aldığı oy oranına rağmen kendi ideolojik tabanı dışında oy alamadığını gösteriyor.

Hadi İyi Parti'nin kimliği konusunda önyargılı olmayalım ama Milliyetçi Hareket Partisi'nin, HDP'nin, Saadet Partisinin oy oranının belli sınırlar içine hapis kalması onların birer dava partisi, inanç hareketi, etnik yaklaşım, ülkü hareketi—kısaca kalıpları net olarak sınırlanmış siyasi yapılar—olduğunu gösteriyor diyelim. Bu durumda sırf daha fazla oy alabiliyor diye CHP kitle partisi mi oluyor yani?

***

Dünyada yaygın iki demokratik sistem vardır.

Bunlardan Amerikan modelinde, iki merkez parti vardır. Aralıklarla bu merkez partilerin adayları iktidara gelirler. Üçüncü bir partinin iktidara geldiği vaki değildir. Bu partilerin ikisi de merkez parti olduğundan iktidara geldiklerinde radikal politika değişiklikleri gündeme gelmezler. Devletin devamlılığı, politikaların sürekliliği siyasal iktidarı ele geçiren partilere bağımlı değildir buralarda.

İkinci demokratik modelde, çok sayıda merkez parti bulunur. Bu partiler o günün koşullarına ve adaylarına, liderlerine göre kimi zaman iktidara gelirler. Buna da Avrupa modeli diyoruz. Avrupa modeli ülkelerde iki partiden daha fazla siyasi parti iktidar adayıdır. İktidara geldiklerinde değiştirmeyecekleri temel politikalar bunlarda da vardır ama kurdukları hükümetler, Amerikan modeline göre daha kapsamlı dönüşümler gerçekleştirme iddiasındadır.

***

Türkiye'de durum iki modelden de farklıdır.

Çok partili rejime geçişimizin ilk on yılından sonra "merkez parti" hep tek olmuştur. Bu merkez parti önce demokrat Parti idi, sonra Adalet Partisi oldu. 1977'de Ecevit'in CHP'si merkez parti görevini kısa bir süre üstlendi. Sonra yine Adalet Partisi ve Özal'ın Anavatan Partisi merkez parti olarak kendisini konumlandırdı. Doksanlı yılları hatırlayan çok kişi var bugün. O zamanlar radikal görülen Milli Görüş'ün temsilcisi Refah Partisi iktidara milli görüş anlayışını merkez parti konseptiyle uzlaştırarak geldi.

Türkiye'de iktidar olup da bırakan tüm partiler merkez parti iddialarından vazgeçerek ideolojik sınırlarına çekildi diyebilirsiniz. Şu an itibarıyla Türkiye'de bulunan bir buçuk merkez partiden birincisi AK Parti, ikincisi de ideolojik sınırlarını henüz tespit etmek mümkün olamamış İyi Parti'dir. En azından İyi Parti'nin iddiası böyledir.

***

Bu tahlilin ardından CHP'ye geri dönelim.

CHP ne zaman kitle partisi olma yoluna çıkmaya çalışsa, parti içindeki ve dışındaki gruplar onu ideolojik kalıplarının içine çeker. Aynı gruplar bu ideolojik kalıplar içindeyken seçim kazanması için parti yönetimini sıkıştırır. İdeolojik bağlılığı esas alan parti unsurlarının seçim çalışmalarında sahada etkili bir sonuç alacak bir gayret içinde olduğu nadiren görülür. Yine de kendi belirledikleri koşullar altında başarılı olamayınca da yönetimi suçlamaya başlarlar. Çoğu için merkez, sadece kendilerinin bir yere aday olmasıyla akla gelen bir şeydir.

CHP'de kaynayan kazan denilen şey özetle budur.

CHP'nin öncelikle kitle partisi ve iktidar adayı iddiası içinde mi olacağına, yoksa bir dava partisi olarak pozisyonunu mu koruyacağına karar vermesi gerekiyor.

Yukarıda ifade edilenleri yerele uyguladığımızda ne olur? Gelin şu sorunun cevabını verin. CHP'nin 24 Haziran seçimlerindeki adayları, parti içinden mi çok eleştirilmiştir, yoksa karşısında mücadele ettikleri diğer partilerin mensupları tarafından mı?

Cevabınız ikinci şıksa sorun yok demektir. Fakat birinci şık ise bu yazıda anlatılmak istenen hipotezi destekliyorsunuz anlamına gelir.

Bu Yazı Toplam 1343 Defa Okunmuştur

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • HAVADAN SUDAN…
      30-09-2019 | 07 : 59 53
    • KAMPÜS SORULARI
      30-03-2018 | 08 : 44 13
    • DÖNER ÜSTÜ HABER...
      19-07-2017 | 09 : 50 49
    • ZAM DİYE BİR ŞEY …
      07-09-2019 | 08 : 17 26
    • UNUTMADIK DİYORUZ AMA…
      17-08-2019 | 08 : 32 06
    • "TAŞ İŞTE..."
      22-12-2016 | 09 : 23 15
    • GUGUK KUŞU YUMURTASI...
      10-08-2016 | 08 : 43 05
    • İYİ PARTİ...
      01-11-2017 | 08 : 44 25
    • EKSİK OLMASINLAR...
      08-03-2018 | 08 : 05 49
    • CHP... CHP... CHP...
      10-09-2018 | 10 : 05 30
    • ALAPLI’DA ALTIN ARAMAK…
      04-09-2019 | 10 : 22 27
    • YİNE CHP...
      16-11-2018 | 10 : 53 45
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Semih ÇOLAK
      Semih ÇOLAK
      SEÇMEN NE DEDİ?
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Şenol AZMAN
      Şenol AZMAN
      “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
    • Merve KIRAN
      Merve KIRAN
      KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
    • Konuk Yazar
      Konuk Yazar
      Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
    • Uğuralp CİVELEK
      Uğuralp CİVELEK
      “Bu bir suç duyurusudur”
    • Özkan Doğan
      Özkan Doğan
      YEREL RADYO VE REKLAM
    • doğan  yıldıztan
      doğan yıldıztan
      Bir Başka Avrupa!
    • UĞUR DEMİROĞLU
      UĞUR DEMİROĞLU
      HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
    • Hasan Vehbi Ersoy
      Hasan Vehbi Ersoy
      DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
    • Özge CERRAH
      Özge CERRAH
      ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
    • İsmail DEMİREL
      İsmail DEMİREL
      SAĞLIKTA OLUMSUZ İŞLER
    • Harun KARA
      Harun KARA
      ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
    • Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      SEVGİ ASLA YETMEZ!
    • Dilek Şen Karakaya
      Dilek Şen Karakaya
      KAYIP-YAS SÜRECİ
    • Hamdi Güner
      Hamdi Güner
      DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
    • Hüseyin Aksakal
      Hüseyin Aksakal
      HAVADAN SUDAN…
    • Elif Yapıcı
      Elif Yapıcı
      ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
    • Durul Mert M.A Ed.
      Durul Mert M.A Ed.
      İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
    • Kudret Yavuz Eren
      Kudret Yavuz Eren
      Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      5 Dakikada Muayene Mümkün mü? Sağlıkta Hız mı, Doğruluk mu?
    Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
             

    © degisimmedya.com

     İletişim Bilgileri
     Künye
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    •   ASAYİŞ
    •   EĞİTİM
    •   GÜNCEL
    •   KÜLTÜR
    •   KULİS HABER
    •   SİNEMA
    •   TEKNOLOJİ
    •   TÜRKİYE
    •   DÜNYA
    •   FOTO GALERİ
    •   VİDEO GALERİ
    •   YAZARLARIMIZ
    •   GÜNÜN HABERLERİ
    •   Arşiv
    Tel : 0 372 322 27 30

    E-posta: info@degisimmedya.com