
mhamdiguner@hotmail.com
MESAJLARLA DOLU İLAHİ BİR DAVET EZAN (1)
18 Ekim 2019 11:40:09
Günerle Cuma Sohbetleri
Müslümanlar Medine’ye göç edip İslam Devletini kurdukları zaman halkı beş vakit namaza davet edecek bir usul düşündüler. Çevresinin fikrine çok önem veren Peygamberimiz konuyla alakalı olarak sahabenin düşüncelerini sordu. Kimisi boru çalalım dedi; ama kabul görmedi. Zaten bu Yahudilerin ibadete çağırma usulleriydi ki onunla karışabilirdi. Çan çalınmasını teklif edenler oldu; fakat bu da kabul edilmedi. Zaten çan Hıristiyanların ibadete çağırma aracıydı. Onunla da karışabilirdi. Ateş yakılmasını dahi teklif edenler oldu; ama bu ateşe tapanların âdeti olup asla tasvip görmedi. Bayrak asılarak vakitlerin duyurulması teklif edilmiş ise de bu da kabule şayan görülmedi.
Nihayet Abdullah ibni Zeyd’e rüyasında günümüz ezan kelimeleri okunmuş, o da Peygamberimize arz etmiştir. Peygamber efendimiz bu davet şeklini kabul ederek Hz. Bilal’e bu kelimelerden baştaki tekbirleri dört diğerlerini ikişer defa tekrar etmek suretiyle okunmasını emretmiştir. O da mescidin yakınında Necran oğullarından bir kadının damına çıkarak ilk ezanı okumuştur.
Arkasından mescide gelen HZ. Ömer de aynı kelimeleri rüyasında gördüğünü, fakat Abdullah’ın erken davrandığını ifade etmiştir. Ezan böylece sünnet olarak meşru olmuş (yasa haline gelmiş) ise de daha sonra Cuma suresinin 10. Ayetinde “ Cuma günü namaza çağırıldığında Allah’ın zikrine koşun” emriyle Allah tarafından da benimsendiğine işaret edilmiştir.
Ezan ilan manasına gelmekle beraber Tevbe suresinin 3.ayetinde aynen geçerken ültimatom anlamına geldiği açıkça görülmektedir.
Ezanın cümlelerini ayrı ayrı açıkladığımızda onun gerçekten basit bir davet olmayıp mesajlarla dolu en önemli hakikatleri ilan eden ve birçok hususu çağrıştıran bir davet ayrıca İslam’ın şiarı (parolası) dır. Her şeyden önce başlarken Allahü ekber (Allah en büyüktür) vurgusunun yapılması sadece allah’ın büyüklüğüne değil onun emir ve yasaklarının da büyük olduğunu perçinlercesine ifade etmektedir. Sonunda iki defa daha “Allahü ekber” ifadesiyle birlikte her ezanda altı defa “Allah en büyüktür” mesajı verilmektedir. Beş vakit ezanda beş vakit ikamette tekrarlandığında günde 60 defa “Allah en büyüktür” ifadesi tekrar edilmiş oluyor ki namazların her rekatında vitir namazındaki kunut tekbiriyle birlikte 201 defa namaz sonrası çekilen tesbihlerde 33’er defa “Allah en büyüktür” denilerek günde 165 defa olmak üzere toplam 426 kez “Allah en büyüktür” denilmesi adeta “Büyük Allah’tır başka büyük yoktur” vurgusunu yapmaktadır. Bazı futbol taraftarlarının “En büyük falan takım başka büyük yok” demeleri tartışılır ama Allah’ın büyüklüğünün eşsizliği tartışılamaz.
Şimdi bunca “Allah büyüktür” ifadeleri arkasından onun emirlerini terk etmek, yasaklarını işlemek hangi mantıkla izah edilebilir? Yani Müslüman bunca vurguya rağmen Allahın bir emrini terke eder veya bir yasağını işlerse kendisiyle çelişkiye düşer. Aslında sadece Cuma namazını kılanlar bile Allah’ın büyüklüğünü dinledikleri ezan ve kametlerle birlikte 118 defa kabul ve ifade etmişlerdir. Bu rakam bile her Müslümanın ilahi emirleri yerine getirmesi, yasaklarından kaçınması için bir taahhüt olarak yeter ve artar bile.
Madem ki Allah en büyüktür, onun emirleri de büyük, yasakları da büyüktür. Öyleyse her şeyden önce onun emirleri yapılmalı ve onun yasaklarından kaçılmalıdır. Dürüstlüğün gereği de budur.
Peygamber efendimiz (sas): İsra gecesinde İbrahim’e kavuştum, bana ‘Ya Muhammet ümmetine benden selam oku ve onlara haber ver ki: Cennetin toprağı verimli ve suyu tatlıdır, ama boştur. Oranın ağaçlandırıcısı “SÜBHANELLAHİ VELHAMDÜLİLLAH VELAİLAHE İLLELLAHÜ VELLAHÜ EKBER” dediğini ifade ediyor ki bu tesbih, tevhit ve tekbiri okuyup sundukları mesajlara göre yaşarsak cennetteki bahçelerimizi dünyada iken imar edeceğiz demektir.
ETİKETLER : Yazdır
Diğer Yazıları





© degisimmedya.com
İletişim Bilgileri Künye İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. Tel : 0 372 322 27 30
E-posta: info@degisimmedya.com


















