Son Dakika |  Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Son Dakika |  Ağaçtan düştü…
  Son Dakika |  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Son Dakika |  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  Son Dakika |  İşçi servisine çarptı!
  Son Dakika |  Kontrolden çıkınca!.....
  Son Dakika |  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Son Dakika |  Feci kaza…
  Son Dakika |  Refüje çıktı!....
  Son Dakika |  Talihsiz genç ölü bulundu
30 Nisan 2026 Perşembe
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
İKTİDARIN DOĞASI: YEREL SEÇİM...

İKTİDARIN DOĞASI: YEREL SEÇİM...
07 Agustos 2018 08:47:12

Yazar : Hüseyin Aksakal

        

Biliyor musunuz, yerel seçim süreci aslında başladı.

Şu anda aday adayı olacaklar, aynı partilerin içinde rakip olması muhtemel kişiler hakkında dezenformasyon çalışmaları yürütüyor. Kendilerini kamu nezdinde tanınır ve tercih edilir kılacak hamleleri planlıyorlar. Bulundukları yerleşimin çözüm bekleyen konuları hakkında bazıları basmakalıp, bazıları orijinal fikirler geliştiriyorlar.

Bu çabalar aslında öyle gizli saklı şeyler değil. Parkların içindeki, bulvar boylarındaki çay bahçelerinde yapılıyor planlamalar. Seçim zamanı dışında esamisi okunmayan kişiler, basında, hatta ajans haberlerinde boy gösteriyor. Olası rakiplere dair haberlerin altına menfi yorumlar yapılıyor. Kendisiyle ilgili haberlerin altına gaz veren ifadeler konduruluyor.

İktidar süreci iki aşamalıdır. Biri iktidarı ele geçirmeden, ikincisi de iktidarı ele geçirdikten sonradır. Bunlar da kendi içlerinde bölümlere ayrılırlar. Bu durumu en iyi özetleyen R. E. Howard'ın şu dörtlüğüdür.

"Ben bir savaşçıyken vurdular koca davullara,

Cümle alem altın tozu saçtı atımın ayaklarına;

Oysa yüce bir kralım şimdi, cümlesi izliyor beni,

Şarap kadehimde zehir, sırtımda hançerlerle..."

***

Demokratik sistemlerde adayların aday olduğunu önce kendileri bilirler. Bu kişiler sabahları aynaya baktıkları zaman kendilerinde başka kimsede olmadığını düşündükleri değerler izafe eder, akıl, bilgi ve tecrübe olarak kendilerine bir sürü nitelik atfederler.

Aday adaylığının deklare edilmesiyle birlikte İktidar öncesi dönem başka bir aşamaya evrilir. Adaylık bu noktada aleniyet kazandığından, açıkça eleştirilerin hedefi haline gelirler. Her birinin kendi yandaşları olduğu gibi, rakipleri de vardır. İşin doğrusu adaylar bu aşamada, adaylığını sadece kendisinde olduğunu varsaydığı niteliklerin başkalarında da olduğunu algılamaya başlar, bazı konularda kendisinden daha iyi söylemler geliştiren birileri olduğunu da görürler.

Son derece huzur bozucu bir dönemdir bu. Zira aday adayının kendisine denk bir sürü başka kişi arasından sıyrılması gerekir ki partilerin genel merkezleri nadiren birisine doğrudan tüyo verirler. Burada "Aday adayı adabı" denilen, aday adayının aşmak istediği ama kendisi zarar görmeden aşamayacağı sınırlar da söz konusudur.

***

Bu aday adaylarından biri günü geldiğinde aday olarak belirlenir.

Bu aşamada belirlenen aday, daha önce partisinin tüm saflarıyla yanında olmayacağını anlamaya da başlar. Bazı partililer birdenbire ortalıktan kaybolur, diyelim bir hemşehri derneğine gidilecek ama o dernekte etkili olan bir partilinin de eşlik etmesine ihtiyaç var. Adamın birdenbire başka bir şehirde erteleyemeyeceği bir işi çıkıverir. Bu kişinin yakın çevresinden aday seçilene yönelik gelen sözler önce dedikodu diye yorumlanmak istenir ama sonra işin gerçeği anlaşılır.

Eğer biraz aklı başında ve tecrübe sahibi biriyse, kendi taraftarı olarak saydığı kişilerin onu yetenekleri için değil, kendisine sağlaması muhtemel avantajlar için desteklediğini de fark etmeye başlar. Öyle ya, bedava peynir sadece fare kapanında bulunur. Biri başkası için bir şey yapıyorsa, birtakım beklentileri de olacaktır.

Adaylar genelde mali durumu yeterli olan kişiler arasından seçilir. En azından seçilme ihtimali olanlar. Adayımız böyle biri ise büyük ihtimalle seçim kampanyasının yüzde seksenden fazla bir mali yükünün kendi sırtında kaldığını görmenin şaşkınlığını da yaşar. Seçim kazanılırsa ne ala... Kaybedildiğinde ekonomik olarak kendini toplamak çok güç bir darboğaza girmek işten bile değildir.

***

Diyelim ki aday seçildi. Bu kişiyi en fazla zorlayacak olan diğer partilerden adaylar, siyasi parti temsilcileri falan değil, kendi partisinin içindeki gruplar olduğunu anlama vakti de gelmiş olur böylece.

O seçimde kendisini destekleyenlerin bir kısmı beklentilerini yamamaya başlar, karşılık bulamayanlar ise parti içinde seçilenin karşısında başka saflara geçerler. Hatta belli bir sorun olmamasına rağmen, gelecek seçime yönelik yatırımları olan partililer bile yukarıdaki şiirde ifade edilen "Şarap kadehinde zehir, sırtında hançerlerle" beklemeye başlarlar.

Adaya—artık seçilen demek gerek—gelince, seçimden evvel en hoşgörülü, en geniş yürekli kişiyken, iktidarını savunma dürtüsü, giderek sertleşmeye mecbur hisseder kendini. Koltuk değerlidir, savunamadığın şey senin değildir esası devreye girer. Baştan gruplarla hareket etmeyi önemli bulan seçilmiş kişi, bu aşamada kendisinin dünyanın en yalnız insanı olduğunu anlamaya başlar.

Bir sonraki seçim geldiğinde tüm bir seçim bölgesine karşı bir kişi olduğunu bilecektir ama bu başka bir seçimin başlangıç aşamasından başka bir şey değildir aslında.

***

Yerel seçim süreci başladı...

Hüseyin Uysal, Fazlı Erdoğan, Fatih Çakır, Numan Korkmaz, Halil Posbıyık, Şerif Sertan Ocakcı, Erol Çivici, Osman Yavuz ve şu an aklıma gelmeyen niceleri... Şu an itibarıyla hepsi seçim sürecinin şu an gerektirdiği rolleri üstlenmenin peşinde... Kendileri açısından önemli olan soru, iktidar için neleri göze alabilecekleri muhtemelen. Şu an herkes kendi taşlarını döşüyor, kozlarını geliştiriyor.

Temelde seneye yapılacak yerel seçimler için çalışıyorlar.

Bu Yazı Toplam 1631 Defa Okunmuştur

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • HAVADAN SUDAN…
      30-09-2019 | 07 : 59 53
    • KAMPÜS SORULARI
      30-03-2018 | 08 : 44 13
    • DÖNER ÜSTÜ HABER...
      19-07-2017 | 09 : 50 49
    • ZAM DİYE BİR ŞEY …
      07-09-2019 | 08 : 17 26
    • UNUTMADIK DİYORUZ AMA…
      17-08-2019 | 08 : 32 06
    • "TAŞ İŞTE..."
      22-12-2016 | 09 : 23 15
    • GUGUK KUŞU YUMURTASI...
      10-08-2016 | 08 : 43 05
    • İYİ PARTİ...
      01-11-2017 | 08 : 44 25
    • EKSİK OLMASINLAR...
      08-03-2018 | 08 : 05 49
    • CHP... CHP... CHP...
      10-09-2018 | 10 : 05 30
    • ALAPLI’DA ALTIN ARAMAK…
      04-09-2019 | 10 : 22 27
    • YİNE CHP...
      16-11-2018 | 10 : 53 45
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Semih ÇOLAK
      Semih ÇOLAK
      SEÇMEN NE DEDİ?
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Şenol AZMAN
      Şenol AZMAN
      “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
    • Merve KIRAN
      Merve KIRAN
      KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
    • Konuk Yazar
      Konuk Yazar
      Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
    • Uğuralp CİVELEK
      Uğuralp CİVELEK
      “Bu bir suç duyurusudur”
    • Özkan Doğan
      Özkan Doğan
      YEREL RADYO VE REKLAM
    • doğan  yıldıztan
      doğan yıldıztan
      Bir Başka Avrupa!
    • UĞUR DEMİROĞLU
      UĞUR DEMİROĞLU
      HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
    • Hasan Vehbi Ersoy
      Hasan Vehbi Ersoy
      DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
    • Özge CERRAH
      Özge CERRAH
      ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
    • İsmail DEMİREL
      İsmail DEMİREL
      SAĞLIKTA OLUMSUZ İŞLER
    • Harun KARA
      Harun KARA
      ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
    • Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      SEVGİ ASLA YETMEZ!
    • Dilek Şen Karakaya
      Dilek Şen Karakaya
      KAYIP-YAS SÜRECİ
    • Hamdi Güner
      Hamdi Güner
      DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
    • Hüseyin Aksakal
      Hüseyin Aksakal
      HAVADAN SUDAN…
    • Elif Yapıcı
      Elif Yapıcı
      ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
    • Durul Mert M.A Ed.
      Durul Mert M.A Ed.
      İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
    • Kudret Yavuz Eren
      Kudret Yavuz Eren
      Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor

    » Henüz BU HAFTA Yazı Görünmüyor
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      5 Dakikada Muayene Mümkün mü? Sağlıkta Hız mı, Doğruluk mu?
    Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
             

    © degisimmedya.com

     İletişim Bilgileri
     Künye
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    •   ASAYİŞ
    •   EĞİTİM
    •   GÜNCEL
    •   KÜLTÜR
    •   KULİS HABER
    •   SİNEMA
    •   TEKNOLOJİ
    •   TÜRKİYE
    •   DÜNYA
    •   FOTO GALERİ
    •   VİDEO GALERİ
    •   YAZARLARIMIZ
    •   GÜNÜN HABERLERİ
    •   Arşiv
    Tel : 0 372 322 27 30

    E-posta: info@degisimmedya.com