Son Dakika |  Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Son Dakika |  Ağaçtan düştü…
  Son Dakika |  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Son Dakika |  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  Son Dakika |  İşçi servisine çarptı!
  Son Dakika |  Kontrolden çıkınca!.....
  Son Dakika |  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Son Dakika |  Feci kaza…
  Son Dakika |  Refüje çıktı!....
  Son Dakika |  Talihsiz genç ölü bulundu
30 Nisan 2026 Perşembe
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
HAL VAHİMKEN BAYRAM YAPMAK...

HAL VAHİMKEN BAYRAM YAPMAK...
24 Temmuz 2018 08:09:52

Yazar : Hüseyin Aksakal

        

Şöyle bir baktığınızda iki yüz yıla yakın bir yaygın basın hayatımız var.

Önce bu konuda bir bilgi yanlışını düzeltmekte yarar var.

Aslında Türkiye'de çıkan ilk gazete nedir diye sorulsa herkes 11 Kasım 1831'de yayın hayatına başlayan Takvim-i Vekayi akla gelir. İkinci Mahmut'un fermanı üzerine yayınlanan bir nevi yarı resmi gazetedir bu.

Kimileri bunu kabul etmezler. Zira bu gazete daha sonra sadece resmi haberlere yer vererek bugünkü Resmi gazeteye dönüşür. Özel yayıncılık anlamında ilk gazete ise 1840 ağustos ayında yayın hayatına başlayan Ceride-i Havadis'tir. Bunu da yayınlayan dışarıda "Levanten" adıyla bilinen İstanbul'da yaşayan gayrımüslimlerden William Churcill'dir.

Fakat her iki gazete de Türkiye'de yayınlanan ilk gazete değildir. Zira Osmanlıca olarak yayın yapan gazetelerden önce de Türkiye'de gayrımüslim tebaa ve Levantenlere hitap eden gazeteler vardı. Yani ilk gazetemiz 1797'de Gazette Française de Constantinople adında İstanbul'da yayınlanan gazetedir. (daha sonra uzun süre Stamboul adıyla yayın yaptı) Dahası, İlk gazete çıkmadan önce gayrımüslim grupların yoğun olarak yaşadığı İzmir'de de Smyrnee ve Spectateur Oriental gazeteleri—ikisi de 1824'te yayına başladı—yayınlanıyordu.

Cumhuriyetin kuruluş tarihini aynı zamanda basının tarihi olarak okuyabilirsiniz. Tanzimat'tan başlayarak, meşrutiyet yönetimlerinin gerçekleştirilmesi, Cumhuriyet rejiminin kuruluşu, devrimler derken, Atatürk de dahil olmak üzere hepsinin fikir babalarının bir yönden basın ile ilişkisi vardır.

İfade özgürlüğü ve bilgiye erişimin yaygınlaşması değil midir çağdaş demokrasinin temel itici gücü?

SANSÜR KALKTI DEDİLER...

Sansür, devletin gazetelerde yayınlanacak haberleri önceden görüp, uygun bulmadıklarını engelleme gücüne sahip olması anlamına gelir. En azından "Sansür Kalktı" denilen, 2. Meşrutiyetin ilan edildiği 24 Temmuz 1908 öncesinde durum böyleydi.

Garip bir olgu... Basın bayramı dediğimiz şey, Cumhuriyet döneminde kutlanmaya başlandı ama aslında 2. Meşrutiyetin ilanının yıldönümü... Bugünlerde Osmanlıcılık revaçta olduğuna göre, Basın bayramı yerine Meşrutiyetin ilanını kutlasak belki daha gerçekçi olacak. Zira 1908'de gazetelerin sansür heyetine nüshalarını baskı öncesi gönderme zorunluluğu kalktı ama sansürün kalktığını söylemek zor.

Geçen sene aynı konu ile ilgili yazdığım yazının başlığını 'Sansürün kaldırılmış gibi yapılmasının yıldönümü' şeklinde koymuştum. Şöyle diyordu

Gazetesinin akşam denetleneceğini bilen bir yazı işleri ekibi, denetimden geçebilmek için ne yapar? Önce kendini sansür memuru yerine koyarak otosansür uygular. Bu nasılsa geçmez diye bazı haberleri hiç koymaz, bazı haberleri de böyle geçmez diye 'gerçeği mülayimleştirerek' koymayı tercih eder.

Belki aklınıza gelmiştir ama ben söyleyeyim.. Bu otosansür zorunluluğu, sansür kurulunun onay vermediği haber sayısından çok daha fazlasını yazı işleri müdürünün odasındaki çöp kutusuna atmıştır.

Otosansür, bu nedenden ötürü, normalde yasal çerçevede uygulanan sansürden çok daha zarar vermiştir demokratik sürecin gelişimine."

BAYRAM GELMİŞ NEYİME

Eskiden, gazetelerde yazanlara öfkelenen bir kamu yöneticisi (Seçilmiş veya atanmış fark etmez) telefona sarılır, gazetenin yazı işleri müdürünü arar, bir çuval dolusu laf ederdi. Bunlardan kimi tehdit şeklinde, kimi aba altından sopa gösterme şeklindeydi. Bu kişi aynı zamanda gazeteye destek veren bir kurumsal yapıyı temsil ediyorsa işler daha da vahimdi. O dönemde nadiren vatandaşlar telefonla veya gazetelerin ofislerine giderek haberlerden şikayet ederdi.

Günümüzde sosyal medya ve internet aracılığıyla basının özgürleştiğini düşünebilirsiniz. Doğru; bir fikir eskiden olduğundan çok daha hızlı yayılabiliyor. Fakat basın mensubunun aynı şekilde özgür olduğunu söylemek için fazlaca iyimser olmaya ihtiyaç var. Eskiden basın mensubu yukarıdaki paragrafta anlatılan tepkilere muhatap olabiliyordu ama bugünküne göre çok daha az baskı altındaydı. Çünkü haberin muhatapları dışındakiler itiraz etmeyi aklına bile getirmiyordu.

Bugün durum başka: Adam Ereğli'de yazılan bir haberi Amerika'da okuyor, Türkiye'de bıraktığı bir yakınının buna canının sıkılacağını düşünüyor, haberin altına yorumu döşüyor, Yazı işlerine telefon ediyor, haberin yayıldığı sosyal medya mecralarında o bilgiyi verene, o yazıyı yazana, onun anasına ve avradına filan diye yazabiliyor.

Basın mensubunun siyasi kimliği her zaman bir miktar örtü altında bulunur. Elbette hepsinin oy verdiği bir yer vardır ama işini yaparken bunun yazdıklarını etkilemesine izin vermemek gibi bir yükümlülük de hisseder içinde. Eleştiriler için durum böyle değildir... Kimbilir kaç kere kamusal alanda söylenmiş şeyleri yazdığımız için "Zaten sen şöylesin, şucusun, senin kaç paralık, ne mal olduğun" ifadelerine muhatap oluruz. Önceki sınırlamaların da aynen durduğunu hesap ederseniz bugün basın mensuplarının nasıl bir cendere içinde ifade özgürlüğünün gereğini yapmaya çalıştığını hayal edebilirsiniz.

GAZETECİNİN İKİ SEÇENEĞİ...

Biraz ekstrem olacak ama işin bir de daha çetin bir boyutuna dikkat çekelim.

Adam uyuşturucu ticareti yaparken yakalanmış. Mahkemeye çıkarılacak, gazeteci fotoğraf çekmeye çalışıyor. Fotoğrafı çekilen kişi gazeteciye "Çek bakalım, çıkınca seni de bulacağım" diyor. Gözaltındaki şahsın yakınları gazetecinin üstüne yürüyor. Gazetecinin iki seçeneği var. Makinesini çantasına koyup çekip gidecek. O fotoğrafı çekecek, o haberi yapacak ve başına neler geleceğini bekleyecek.

Yapmaması gereken bir şeyi yapan, bir şekilde toplum düzenini bozan kişi, yapması gereken işi yapanı açıkça tehdit ediyor. Yapması gerekeni yapmaması gerektiğini söylüyor. O an öyle bir şeydir ki, uyuşturucu satan kişi o koşullar altında kendini gazetecinin pozisyonundan meşru görür. O an içinde uyuşturucu satmak gazetecilik yapmaktan daha hoşgörülebilir bir şey gibidir adeta.

Ekstrem dediğime bakmayın, asayiş haberlerinde öyle sık yaşanan bir şey ki şaşarsınız. Bunların basın mensubu üzerindeki baskısını düşünün bir de...

Bayram kutlamak bizim neyimize! Hem elinde olmayan özgürlüğün bayramı mı olur?

Bu Yazı Toplam 1556 Defa Okunmuştur

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • HAVADAN SUDAN…
      30-09-2019 | 07 : 59 53
    • KAMPÜS SORULARI
      30-03-2018 | 08 : 44 13
    • DÖNER ÜSTÜ HABER...
      19-07-2017 | 09 : 50 49
    • ZAM DİYE BİR ŞEY …
      07-09-2019 | 08 : 17 26
    • UNUTMADIK DİYORUZ AMA…
      17-08-2019 | 08 : 32 06
    • "TAŞ İŞTE..."
      22-12-2016 | 09 : 23 15
    • GUGUK KUŞU YUMURTASI...
      10-08-2016 | 08 : 43 05
    • İYİ PARTİ...
      01-11-2017 | 08 : 44 25
    • EKSİK OLMASINLAR...
      08-03-2018 | 08 : 05 49
    • CHP... CHP... CHP...
      10-09-2018 | 10 : 05 30
    • ALAPLI’DA ALTIN ARAMAK…
      04-09-2019 | 10 : 22 27
    • YİNE CHP...
      16-11-2018 | 10 : 53 45
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Semih ÇOLAK
      Semih ÇOLAK
      SEÇMEN NE DEDİ?
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Şenol AZMAN
      Şenol AZMAN
      “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
    • Merve KIRAN
      Merve KIRAN
      KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
    • Konuk Yazar
      Konuk Yazar
      Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
    • Uğuralp CİVELEK
      Uğuralp CİVELEK
      “Bu bir suç duyurusudur”
    • Özkan Doğan
      Özkan Doğan
      YEREL RADYO VE REKLAM
    • doğan  yıldıztan
      doğan yıldıztan
      Bir Başka Avrupa!
    • UĞUR DEMİROĞLU
      UĞUR DEMİROĞLU
      HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
    • Hasan Vehbi Ersoy
      Hasan Vehbi Ersoy
      DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
    • Özge CERRAH
      Özge CERRAH
      ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
    • İsmail DEMİREL
      İsmail DEMİREL
      SAĞLIKTA OLUMSUZ İŞLER
    • Harun KARA
      Harun KARA
      ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
    • Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      SEVGİ ASLA YETMEZ!
    • Dilek Şen Karakaya
      Dilek Şen Karakaya
      KAYIP-YAS SÜRECİ
    • Hamdi Güner
      Hamdi Güner
      DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
    • Hüseyin Aksakal
      Hüseyin Aksakal
      HAVADAN SUDAN…
    • Elif Yapıcı
      Elif Yapıcı
      ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
    • Durul Mert M.A Ed.
      Durul Mert M.A Ed.
      İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
    • Kudret Yavuz Eren
      Kudret Yavuz Eren
      Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor

    » Henüz BU HAFTA Yazı Görünmüyor
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      5 Dakikada Muayene Mümkün mü? Sağlıkta Hız mı, Doğruluk mu?
    Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
             

    © degisimmedya.com

     İletişim Bilgileri
     Künye
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    •   ASAYİŞ
    •   EĞİTİM
    •   GÜNCEL
    •   KÜLTÜR
    •   KULİS HABER
    •   SİNEMA
    •   TEKNOLOJİ
    •   TÜRKİYE
    •   DÜNYA
    •   FOTO GALERİ
    •   VİDEO GALERİ
    •   YAZARLARIMIZ
    •   GÜNÜN HABERLERİ
    •   Arşiv
    Tel : 0 372 322 27 30

    E-posta: info@degisimmedya.com