
GÜNCEL SİYASET GEYİKLERİ...
19 Kasim 2018 08:57:14
İlginç bir şey...
CHP'den beş, AK Parti'den yirmi aday adayı çıktı. Şu ana dek Karadeniz Ereğli'de toplamda yirmi beş aday adayı var.
Bunların hangisinin diğerlerinden bir adım öne çıktığını düşününce, seçim yapmakta zorlanıyor insan. Her birinin ufak tefek artıları, ufak tefek eksileri var. Adaylarımızın hepsi ufak tefek, şu ana kadar herhangi biri bunda şeytan tüyü var dedirtecek bir farklılık gösteremedi.
Bunun nedenini anlamak biraz zor. İşin kolayına kaçıp, hepsinin düşük profilli aday adayları olduğunu söyleyen olabilir ama acele etmemek gerek. Her birinin gerek siyasi, gerek mesleki, gerekse akademik açıdan hafife alınmayacak backround'ları var. İçlerinde belediye başkanlığı yapamayacak biri var mı diye bir yerde sohbet konusu oldu. Hiç birini bu yapamaz diyemedik.
Belki tüm adaylarımız zümrüd-ü anka misali ışıl ışıl olduğundan aralarından seçim yapmakta güçlük çekiyor da olabiliriz.
Düşük profilli olmadıklarını da biliyoruz diyecek verimiz yok yine de.
NASIL BİR BELEDİYE BAŞKANI İSTEMEZÜK
Hepsi belediye başkanlığını rahat yapar ama hangisi rutine bağlar, hangisi kendini ispat etmek için yırtınır, hangisi yandaşçılık, yerelcilik, hemşehricilik yapar gibi kriterler de yok değil.
Gündelik hizmetleri yerine getirmek için belediye başkanı adayı olmak isteyen biri varsa onu istemeyiz mesela. Kendini ispat etmek isteyen biri buna yeğdir.
Partizanlık, yerelcilik, karşı-yerelci hemşehricilik gibi yobazlıklara tevessül edecek bir adaya iki dünya bir araya gelse oy vermezdim. Muhtemelen aday adayları bu çeşit eğilimlerini gizleyeceklerinden bunu seçimden önce bilemiyor olacağız. Bu konuda çeşitli turnusol kağıtları kullanılabilir ama yine de netice yüzde yüz garanti değil.
Bir aday adayı düşünün, sabah aynaya bakıyor, eliyle saçını düzeltiyor ve karşısında ilçenin bugüne dek gördüğü, belki bin yıl daha görmeyeceği karizmatik bir lider görüyor. Bu arkadaştan vatana millete hayır gelmez. Böylesini de istemezük...
Ol cümleden olmak üzere, anasından belediye başkanı olarak doğduğunu, bu makamın doğuştan gelen ilahi bir hak olduğunu, diğer aday adaylarının bu hakkı gasp etmeye çalışan hırsızlar olduğunu düşünen sığ görüşlülerin önünü ne Allah açsın, ne de mensubu bulunduğu siyasi partiler. Bunların seçim sürecinde sohbeti bile çekilmiyor.
İstemedüğümüz bir aday türü da başkanlık mazbatasını çekmeceye koyduğunda, siyaset dışındaki işlerinin düzeleceğini umut edenler. Bu, kardeşine devrettiği işlerini siyaset sonrasına kadar büyütmeyi isteyen bir girişimci olabilir. Seçilemezse iktidar partisinin kendisini bir makama atamasını bekleyen bir bürokrat da olabilir.
Bunları istemezük.
NE İSTERÜK?
"İstemezük" demek kolaydır. Kaldırırsın kazanı, indirirsin padişahı ama elcağzınla tahta oturttuğun sultan, oturur oturmaz önce seninle uğraşır. Öyle ki seninle uğraşmaktan geçtim memleketi, payitahtı gözü görmez.
O halde ne istedüğünü de bileceksin. Üstelik istemediğini tüm teferruatı ile dile getirirken, istediğin şeyin kaf dağının ardındaki Simurg kuşu olmamasına da özen göstereceksin. Yani çok şeye kızsan da isterken geniş yürekli olacaksın.
Birincisi iyiniyetli bir şehremini isterük. İyi niyet olduktan sonra neticesi nadiren kötü olacaktır. Ekibini de iyi niyetli kişilerden oluşturacak basiret sahibi olmalı bu kişi. Eğer böyle olmazsa, şehirleri kötüniyetliler yönetir. Basiret aynı zamanda geleceğe baktığında muhtemel sorunları önceden algılaması ve vaktinde önlem alması açısından da gerekli bir meleke.
İkincisi samimi olmasını isteriz. Yapabildiği işlerde coşkusunu paylaşsın ama yapamadığında da sizin, benim üzüldüğüm kadar üzülsün, üstelik bunun özeleştirisini yapsın. Kabahati başkasına, gururu kendine alıp, hizmetine talip olduğu şehri ellerinde boş torbayla bırakmasın.
Üçüncüsü, şehremini çalışkan olsun. Yani tutup her işi kendisi yapmasın, kafası sistemler, ekipler ve takvimlere çalışsın. Çözüme nasıl gidileceğini görsün, kaynaklarını buna göre değerlendirsin ve sonuç alsın. Eksiği görür görmez kapatsın, şikayetin kimden geldiğine bakmasın.
Dördüncüsü denilebilir mi bilmem... Tüm insanları, hiç ayrım yapmadan sevebilecek büyük bir yüreği olursa, şehrine, ülkesine ve tüm aleme barış, huzur, refah dileyen; söylemini eylemini buna göre belirleyen biri olursa tadından yenmez...
Olmaz ama olursa böylesi iyi olur...
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© degisimmedya.com
İletişim Bilgileri Künye İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. Tel : 0 372 322 27 30
E-posta: info@degisimmedya.com


















