Son Dakika |  Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Son Dakika |  Ağaçtan düştü…
  Son Dakika |  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Son Dakika |  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  Son Dakika |  İşçi servisine çarptı!
  Son Dakika |  Kontrolden çıkınca!.....
  Son Dakika |  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Son Dakika |  Feci kaza…
  Son Dakika |  Refüje çıktı!....
  Son Dakika |  Talihsiz genç ölü bulundu
30 Nisan 2026 Perşembe
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
GEÇMİŞ BAYRAMLAR OLUR Kİ...

GEÇMİŞ BAYRAMLAR OLUR Kİ...
04 Temmuz 2016 08:32:18

Yazar : Hüseyin Aksakal

        

Ramazan Bayramına "Şeker Bayramı" denilir. Eskilerin tuhaf işlerinden biri midir, yoksa bu işin mantığa dayalı bir nedeni var mıdır?

Ne kadar doğrudur bilinmez. Bu konuda hangisinin doğru olduğunu kestirmenin mümkün olamayacağı iki görüş var.

Profesör Güngör Uras, bu bayramın, Osmanlı'da sarayın ramazanın ikinci yarısında askerlere tepsilerle baklava göndermesi, oruç bitiminde insanların tatlı yemesi, bayramda insanlara şeker ikram edilmesi ve çocukların bayram harçlıklarını alır almaz şekercilere koşması nedeniyle "Şeker Bayramı" olarak adlandırıldığını anlatıyor.

Murat Bardakçı ise Osmanlı döneminde Ramazan Bayramı'nın Osmanlı döneminde "Şükür Bayramı" olarak adlandırıldığını belirtiyor. Bardakçı'ya göre "Şükür" ve "Şeker" kelimeleri eski harflerle aynı şekilde (şın-kef-rı) yazıldığından, halk arasında Şükür Bayramı'nın "Şeker Bayramı" adını almış. Yani sadece bir telaffuz hatasıymış bu!

Belki iki iddianın ikisi de doğrudur. Belki doğru olan iddia bir üçüncüsüdür. Lakin gelenekler, şeker ve Ramazan bayramı arsında bir bağıntıyı kendiliğinden kuruyor.

***

Yine de doksanların başına kadar, çocukların kapı kapı dolaşıp şeker toplaması gelenekten sayılan bir şey değildi.

Bayram öncesi büyük küçük herkes bayramlıklarını hazırlar (Zira herkese aynı anda satın alınmak mümkün değildi. Olabilecek en temiz, en güzel giysiler bayram sabahı için rezerve edilirdi), birkaç gün önceden el öpeceklerin harçlıkları olacak bozuk paralar hazırlanırdı. El öpen yakın akraba çocuğuna harçlık veremediği için kulaklarına dek kızarmak da vardı işin içinde! Terziler takır takır bayram takımı üretmek için çalışırdı. Hali vakti yerinde olanlar el kadar çocuklarına bile bayramda takım elbise giydirmenin yolunu arardı.

Başka zamanlarda caminin yolunu bilmeyenler, bayram namazı için çocuklarını peşine takardı. Malum Ereğli-Zonguldak bölgesi iki nedenden ötürü (Maden şehitleri ve Almanya'ya göç) babasız evlerin bölgesiydi. Bu durumda yedi-sekiz yaşını geçen evin büyük oğlu, bayram namazında ailesini temsil etmek üzere bayram sabahı caminin yolunu tutardı.

Cami çıkışında cemaat değişik mülahazalar içinde bir cümbüş oluştururdu. Kimi caminin önünde cemaat ile bayramlaşır, kimisi kahvaltıyı bir an önce yapabilmek için en önden ayakkabılarının arkasına bakarak tüyer (bu tüyme eyleminin namazın ardından cami merdivenlerinde değişik sebeplerden dolayı yardım toplayanlardan kurtulma isteğine bağlayan kötü niyetlilere itibar etmemek gerek).

***

Bayram sabahı evlerde kahvaltı yapılmasının ardından yakın akraba çevresinde el öpme turlarına çıkılırdı. Eskisi kadar belirgin midir değil midir bilinmez. Ancak bu gelenek hala büyük oranda devam ediyor. İlk gün el öpme işleri bittikten sonra eve gelen eş, dost ve akrabadan kişilerin elleri öpülürdü.

Çocuklar açısından mahzuru yok elbette. Zira çoğunlukla bir el öpmek, bir bozukluk (bazen de ufağından kağıt para) anlamına geliyordu. Bayram harçlıklarını biriktirerek şahsi alışveriş yapacak kadar uyanık çocuklar yetişmiştir bu dönemde. Bu uyanıklar, bir iki kişi bir araya gelir, el öpme turlarına çıkarlar, el öptükten sonra akraba büyüklerinin övgülerini dinlemek için başları önde bir süre otururlar. Harçlığı sanki mahcup olmuş gibi başları önde kabul ederlerdi.

Bu kadar uyanık olamayanlardan oluşan ezici çoğunluk bu kadar harçlık bulamadığından veya elde tutamazdı. Neticede çoğunlukla şeker, mantar tabancası ve mühimmatı, balon falan gibi şeyler alınan bakkal amcanın kasasını boylardı bu harçlıklar.

Elektriğin köy yaşamına girmediği dönemde, bayramlarda bir iki köye haber salınır, güreş turnuvaları düzenlenirdi. Son olarak seksenli yılların başında gözlenen "Köyler Göçtü" oyunu da çoğunlukla bu güreş turnuvalarında oynanırdı. Bu oyun yetişkinler tarafından oynanır, meydanda bulunan herkes, bir şekilde bu oyunun bir parçası haline gelirdi.

***

Mesela yirmi yıl sonra bugünün çocukları günümüz bayramlarını nasıl anacak?

Ereğli bölgesi söz konusu olduğunda, muhtemelen el öperek şeker topladığı günlere yönelik nostalji hissini anlatacaklar. Normalde beş yüz kişinin yaşadığı köylerde nüfusun nasıl bin beş yüze çıktığını, üç günlük bir kavuşma coşkusunu, gurbet hediyelerini ve bayram sonunda köyde kalan yaşlıların akrabalarını uğurlarken yaşadıkları hüznü anlatacaklar. Muhtemelen kendi özel yaşam serüvenleri içinde anlatılacak başka şeyler de bulacaklardır.

Kimbilir onların çocukları bayramı nasıl karşılayacak, nasıl anacak?

Tüm insanlığın Ramazan Bayramı'nın hayırlı uğurlu olmasını, içinde bulunduğumuz sıkıntılı günlerden kurtuluş için bir vesile yaratmasını diliyorum.
Bu Yazı Toplam 1551 Defa Okunmuştur

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • HAVADAN SUDAN…
      30-09-2019 | 07 : 59 53
    • KAMPÜS SORULARI
      30-03-2018 | 08 : 44 13
    • DÖNER ÜSTÜ HABER...
      19-07-2017 | 09 : 50 49
    • ZAM DİYE BİR ŞEY …
      07-09-2019 | 08 : 17 26
    • UNUTMADIK DİYORUZ AMA…
      17-08-2019 | 08 : 32 06
    • "TAŞ İŞTE..."
      22-12-2016 | 09 : 23 15
    • GUGUK KUŞU YUMURTASI...
      10-08-2016 | 08 : 43 05
    • İYİ PARTİ...
      01-11-2017 | 08 : 44 25
    • EKSİK OLMASINLAR...
      08-03-2018 | 08 : 05 49
    • CHP... CHP... CHP...
      10-09-2018 | 10 : 05 30
    • ALAPLI’DA ALTIN ARAMAK…
      04-09-2019 | 10 : 22 27
    • YİNE CHP...
      16-11-2018 | 10 : 53 45
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Semih ÇOLAK
      Semih ÇOLAK
      SEÇMEN NE DEDİ?
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Şenol AZMAN
      Şenol AZMAN
      “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
    • Merve KIRAN
      Merve KIRAN
      KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
    • Konuk Yazar
      Konuk Yazar
      Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
    • Uğuralp CİVELEK
      Uğuralp CİVELEK
      “Bu bir suç duyurusudur”
    • Özkan Doğan
      Özkan Doğan
      YEREL RADYO VE REKLAM
    • doğan  yıldıztan
      doğan yıldıztan
      Bir Başka Avrupa!
    • UĞUR DEMİROĞLU
      UĞUR DEMİROĞLU
      HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
    • Hasan Vehbi Ersoy
      Hasan Vehbi Ersoy
      DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
    • Özge CERRAH
      Özge CERRAH
      ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
    • İsmail DEMİREL
      İsmail DEMİREL
      SAĞLIKTA OLUMSUZ İŞLER
    • Harun KARA
      Harun KARA
      ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
    • Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      SEVGİ ASLA YETMEZ!
    • Dilek Şen Karakaya
      Dilek Şen Karakaya
      KAYIP-YAS SÜRECİ
    • Hamdi Güner
      Hamdi Güner
      DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
    • Hüseyin Aksakal
      Hüseyin Aksakal
      HAVADAN SUDAN…
    • Elif Yapıcı
      Elif Yapıcı
      ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
    • Durul Mert M.A Ed.
      Durul Mert M.A Ed.
      İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
    • Kudret Yavuz Eren
      Kudret Yavuz Eren
      Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor

    » Henüz BU HAFTA Yazı Görünmüyor
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      5 Dakikada Muayene Mümkün mü? Sağlıkta Hız mı, Doğruluk mu?
    Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
             

    © degisimmedya.com

     İletişim Bilgileri
     Künye
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    •   ASAYİŞ
    •   EĞİTİM
    •   GÜNCEL
    •   KÜLTÜR
    •   KULİS HABER
    •   SİNEMA
    •   TEKNOLOJİ
    •   TÜRKİYE
    •   DÜNYA
    •   FOTO GALERİ
    •   VİDEO GALERİ
    •   YAZARLARIMIZ
    •   GÜNÜN HABERLERİ
    •   Arşiv
    Tel : 0 372 322 27 30

    E-posta: info@degisimmedya.com