Son Dakika |  Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Son Dakika |  Ağaçtan düştü…
  Son Dakika |  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Son Dakika |  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  Son Dakika |  İşçi servisine çarptı!
  Son Dakika |  Kontrolden çıkınca!.....
  Son Dakika |  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Son Dakika |  Feci kaza…
  Son Dakika |  Refüje çıktı!....
  Son Dakika |  Talihsiz genç ölü bulundu
28 Nisan 2026 Salı
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
ELEŞTİRİNİN ELEŞTİRİSİ...

ELEŞTİRİNİN ELEŞTİRİSİ...
07 Eylül 2016 12:14:21

Yazar : Hüseyin Aksakal

        

Eleştiri ele avuca sığmayan, kaypak bir kavramdır. Bir konuyu vülgarize edenler de, kritize edenler de eleştiri eylemini bihakkın gerçekleştirdiğini savunur.

Eleştiride yapılan en temel hata kişiselleştirmedir. Eleştirmenin, kötü sonuçların herhangi bir uygulamadan değil de, eleştirilen kişilerin şahsi kusurlarından meydana geldiği algısını yaratmaya çalıştığı örnekler, eleştiri değil negatif bir PR çalışması, propagandadır.

Bir adım ileri gidip de bir kişiyi ailevi, etnik, politik, dini falan gibi kriterlerle evrenin bir yerine mıhlamaya çalışmak, Merhum Süleyman Demirel'in sözüyle, "Meselenin kuyruğuna mesele takmak"tır ve pek de pozitif bir eylem olarak tanımlanmaz.

Birisinin gerçek değerini takdir etmek isteyen, değerlendirdiği kişinin kim olduğuna değil, ne yaptığına bakmalıdır. Tersini yapan, kendi pozisyonunu da sorgulamaya açar.

Gazeteciler veya merhum meslek büyüklerinden Hakkı Devrim'in taktığı isimle "köşekadıları", kimi zaman siyasileri eleştirir. Yerelde bu eleştiriler daha ziyade milletvekilleri, belediye başkanları ve yerel meclislerin (Belediye ve İl Genel) üyelerine yönelir.

Cüssesi ve etkisi ne olursa olsun, her siyasi, her kamu yöneticisi kamusal alana mal olan eylem ve lafzı açısından eleştiriye açık olmalıdır. Yapılan işlerin neden yapıldığı, o sözün neden söylendiği, maliyetler, gerekçeler, vizyonlar gibi şeylerin sorgulanmasından imtina etmek, yöneticilerin makamlarını kişiselleştirmesi anlamını doğurur ki, bunun köşekadısının eleştirisinin nesnesini kişisel özellikleri ile yerlere çalmasından farkı olmaz.

***

Yerelde "Eleştiri" ve "Eleştirmen" hiç sorgulanmamış veya çok az sorgulanmış yapılardır. Eleştirilerin neden yapıldığını bilen yok gibidir.

Maalesef köşe kadılarının büyük bölümü eleştirilerini, eleştirilerin nesnesi olan kişilere yönelik beklentilerini gerçekleştiremedikleri için yazarlar. Daha özele girdikçe, bu beklentiler para, reklam ilan gibi maddi beklentilerden, selam sabah, kendisi yerine sevmediği birileriyle iş görülmesine kızma, sosyal medya arkadaşlığından atılma, mahkemelik olma, selam sabah durumları gibi acayip sebeplere evrilir.

Böyle olunca da (Hadi eleştirinin nesnesi yerine "Başkan" diyelim. Ne başkanı olduğu önemli değil. Belediye, TSO, Sivil Toplum Kuruluşu, Sendika, hatta milletvekili vb olabilir) başkanın yaptığı işler yerine onun kişiliğiyle ilgili konular ön plana çıkmaya başlar. Seçimde aldığı oy oranından başlarlar, parti içinde onu kimlerin desteklediği-desteklemediği, adaylığının nasıl büyük bir hata olduğunu açıklamaya çalışırlar.

Her nedense, başkanlara yönelik eleştiriler hitap ettiği sosyal grupların veya üyelerinin ortak problemlerini çözmek için yaptığı-yapamadığı şeylere nadiren gelirler. Oysaki basının-köşekadılarının kamusal yarar elde etme misyonu, eleştirilerin tam olarak bu noktadan yapılmasını gerektirir. Belediye başkanı projelerinin kente kattıklarıyla, İktidar milletvekili merkezi hükümet yatırımlarından ne kadarını ilçeye kazandırdığıyla, muhalefet milletvekilleri de sorunlar yaşayan hemşerilerinin ne ölçüde dile getirebildikleriyle değerlendirilirse demokratik ortamın gelişiminden söz edilebilir. Siyasilerin, köşekadılarının çalışma masaları önündeki koltuğa ne sıklıkta oturduğunun gündeme getirilmesinde, kamusal bir yarar varmış gibi yapmak, köşekadısının mesleğine ihanetinden başka bir şey değildir.

Tersinden bir okumayla, bir köşekadısı birini görevi gereği yaptığı, yapamadığı eylemleriyle değil de kişisel özellikleriyle, (Burnu büyük, halka mesafeli, partisine oy getirecek aday o değildi, kılığına kıyafetine dikkat etmiyor) gibi eylemleriyle eleştiriyorsa, biliniz ki beklediği menfaat her neyse onu elde etmeyi başaramamıştır.

***

Hani şu da denilebilir: Bu neden bu kadar önemli?

Aralarında köşekadılarının da bulunduğu kişilerin asıl sorumluluğu kanaat özgürlüğünü kullanması için verileri sağladığı halka karşıdır. Yani menfaat elde eden susuyor, menfaat elde edemeyen eleştiriyorsa böyle bir tablodan kamusal yarar beklemenin yersiz olduğu ortada.

O zaman basın ve köşekadıları bireylerin özgür kanaatlerinin oluşmasına değil, parası olanların görüşlerinin toplumda kabul görmesine hizmet eder ki bunun sonucu erinde geçinde bir çeşit despotizmdir. Yerel siyaset ve ekonomi ağalarının çoğu küçük dünyalarındaki karşı konulmaz güçlerini bu çıkarcılıktan alırlar.

Bireylerin kanaatlerini özgürce oluşturması önemli. Ulusal gazeteler yasalar çerçevesinde kendi politik duruşları üzerinden olayları ve dünyayı anlamlandırmaya çalışırlar. Oysa yerelde bir köşekadısının politik duruş üzerinden eleştiri getirmediği, bunun yerine her seçimde başka bir siyasi görüşün değirmenine su taşıdığı görülür. Bu olgu üzerinde de düşünmek gerekir.

Yerel eleştiri düzlemlerini sırasıyla kişisel konular-olaylar-fikirler şeklinde bir piramide benzetebilirsiniz. Çoğu kişisel konular üzerinden algı üretmeye çalışır, bundan azı olayları yorumlamaya çalışır. Fikirler üzerinden her türlü eleştiri ve görüşü ifade edenlerin sayısı ise denizde bir damla kadardır.

Yerel eleştirilerin zemindeki kişisel konulara sıkışıp kalması ise köşekadılarının ne kadar havalı olsalar da, kendi eğitimlerine (diplomaya değil, eğitimlerine) zaman ayırmaya zahmet etmemeleri ile ilgili bir konu...

Bir nevi cehalet yani.

Bu Yazı Toplam 1660 Defa Okunmuştur

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • HAVADAN SUDAN…
      30-09-2019 | 07 : 59 53
    • KAMPÜS SORULARI
      30-03-2018 | 08 : 44 13
    • DÖNER ÜSTÜ HABER...
      19-07-2017 | 09 : 50 49
    • ZAM DİYE BİR ŞEY …
      07-09-2019 | 08 : 17 26
    • UNUTMADIK DİYORUZ AMA…
      17-08-2019 | 08 : 32 06
    • "TAŞ İŞTE..."
      22-12-2016 | 09 : 23 15
    • GUGUK KUŞU YUMURTASI...
      10-08-2016 | 08 : 43 05
    • İYİ PARTİ...
      01-11-2017 | 08 : 44 25
    • EKSİK OLMASINLAR...
      08-03-2018 | 08 : 05 49
    • CHP... CHP... CHP...
      10-09-2018 | 10 : 05 30
    • ALAPLI’DA ALTIN ARAMAK…
      04-09-2019 | 10 : 22 27
    • YİNE CHP...
      16-11-2018 | 10 : 53 45
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Semih ÇOLAK
      Semih ÇOLAK
      SEÇMEN NE DEDİ?
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Şenol AZMAN
      Şenol AZMAN
      “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
    • Merve KIRAN
      Merve KIRAN
      KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
    • Konuk Yazar
      Konuk Yazar
      Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
    • Uğuralp CİVELEK
      Uğuralp CİVELEK
      “Bu bir suç duyurusudur”
    • Özkan Doğan
      Özkan Doğan
      YEREL RADYO VE REKLAM
    • doğan  yıldıztan
      doğan yıldıztan
      Bir Başka Avrupa!
    • UĞUR DEMİROĞLU
      UĞUR DEMİROĞLU
      HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
    • Hasan Vehbi Ersoy
      Hasan Vehbi Ersoy
      DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
    • Özge CERRAH
      Özge CERRAH
      ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
    • İsmail DEMİREL
      İsmail DEMİREL
      SAĞLIKTA OLUMSUZ İŞLER
    • Harun KARA
      Harun KARA
      ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
    • Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      SEVGİ ASLA YETMEZ!
    • Dilek Şen Karakaya
      Dilek Şen Karakaya
      KAYIP-YAS SÜRECİ
    • Hamdi Güner
      Hamdi Güner
      DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
    • Hüseyin Aksakal
      Hüseyin Aksakal
      HAVADAN SUDAN…
    • Elif Yapıcı
      Elif Yapıcı
      ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
    • Durul Mert M.A Ed.
      Durul Mert M.A Ed.
      İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
    • Kudret Yavuz Eren
      Kudret Yavuz Eren
      Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      5 Dakikada Muayene Mümkün mü? Sağlıkta Hız mı, Doğruluk mu?
    Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
             

    © degisimmedya.com

     İletişim Bilgileri
     Künye
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    •   ASAYİŞ
    •   EĞİTİM
    •   GÜNCEL
    •   KÜLTÜR
    •   KULİS HABER
    •   SİNEMA
    •   TEKNOLOJİ
    •   TÜRKİYE
    •   DÜNYA
    •   FOTO GALERİ
    •   VİDEO GALERİ
    •   YAZARLARIMIZ
    •   GÜNÜN HABERLERİ
    •   Arşiv
    Tel : 0 372 322 27 30

    E-posta: info@degisimmedya.com