
EKİNOKS ÖZLEMİ
21 Mart 2016 09:00:12
Bugün, güney ve kuzey yarımkürede bahar ekinoksu... Kavuşmak istediğimiz günler duman duman burunlarda
tütüyor.
Bugün Güneş ekvatora dik açıyla vuruyor, gece ve gündüz
birbirine eşit. Gün ışığı hem güney yarımküreye, hem de kuzey yarımküreye eşit
oranda vuruyor. Güney ve kuzeyi aynı miktarda ışıkla aydınlatıyor. Kutuplar
bile gün ışığının vurması açısından birbirine benziyor.
Dünyanın her zaman en çalkantılı bölgelerinden biri olan
Ortadoğu'da yan yana yaşamaya mecbur ülkeler huzursuzca kıpırdanıyor, en ufak
bir kıvılcımda birbirinin gırtlağını arıyor. Sadece ülkeler değil, halklar da
kendi içinde bir ayrışma, ötekileştirme sürecinde. İçinde Türkiye'nin de bulunduğu coğrafya cayır
cayır yanıyor. Savaş, terör, şiddet
alevleri her geçen gün başka bir yerden yükseliyor.
Bugün 21 Mart... Türk, Fars, Arap, Kürt... tüm Ortadoğu, Kafkas,
hatta bazı balkan halklarının ortak bayramı... Soğuk, karamsar kış günlerinin
ardından toprağın ve doğanın uyanışının, yılın ilk tomurcuklarının topraktan
fışkırmasının, ağaçların ilkbaharı çiçeğe durarak selamlayışının kutlandığı bir
bayram.
Simgesi ateşin üstünden atlamak olan bir bayram: Nevruz...
Birey, toplum, millet olarak, aynı coğrafyada yaşadığımız
çeşitli halklar, hatta insanlık olarak içinde bulunduğumuzu şiddet ateşinin
üstünden atlamak zorundayız...
***
Nevruz her zaman birleştirici bir gücün simgesi olmuştur.
On beş bin yıl önce, Buzul Çağı'nın bitmesinin hemen önceki
günlerde, Ortadoğu halkları avcı-toplayıcı üretim tarzından yerleşik yaşama
geçti. Yaşamla ilgili her şeyin dört
mevsimin devranına bağlı olduğu bu çağda, Nevruz kutlamalarının Efsanevi
İndo-Pers kralı Cemşid'in Nevruz
kutlamalarını başlattığı kabul edilir.
Nevruz, ta o zamanlardan beri anasır-ı erbaa'nın, zorlu bir kışın ardından elbirliğiyle bahara
selam durduğu gün olageldi. Doğal elementler diye bilinen ateş, toprak, hava ve
suyu birleştirdi.
Bitkiler yaprak ve çiçekleriyle birleşti. Güneş toprakla, sığırlar yavrularıyla, kuşlar civcivleriyle, balıklar yumurtalarıyla, âdemoğlu da bollukla birleşti.
Güneşin her iki yarım küreye eşit miktarda ışık gönderdiği
bu günde, tüm tabiat özlemle erişmek istedikleriyle birleşti.
Nevruz budur
çünkü...
***
Türklerde Ergenekon,
Kürtlerde Demirci Kava efsanesi hep
zor günlerden, daha güzel günlere geçişi anlatır.
Kırım Tatarları "Keldı
baar nur saçıp,/Navrez kokuy mor açıp,/Eşerdi çöller, dağlar,/Azan navrezim
mübarek" diyen geleneksel Nevruz türküsünü söyleyerek ev ev dolaşırlar.
Her halkın kendine has bir Nevruz geleneği vardır. Geleneklerin ayrılığı, milletlerin
farklılığın kökenindeki asli unsurlardandır.
Yine de bahar bayramı, Nevruz, eski dünyanın Asya kıtası
denilen kısmının, bugün kan ve gözyaşıyla yıkanan hatırı sayılır bir kesrini
bölümlerini birbirine bağlayan bir gelenektir.
***
Bugün özellikle içinde yaşadığımız, bu cennet coğrafyada
yaşayanların, bu Nevruz gününde savaşa, teröre, çatışmaya, gözyaşı ve nefrete
sırtını dönüp, tıpkı soğuk günlerin ardından güneşin toprakla buluştuğu gibi barışla,
kardeşlikle, huzurla birleşmeye ihtiyacı var.
Her gün farklı bir acıya uyandığımız, korktuklarımızın
içinde el yordamıyla yol almaya çalıştığımız, hiç birimizin nereye gittiğini
bilmediği bu günlerde farklılıklarla ayrışmaya değil, ortak paydalarda
birleşmeye ihtiyacımız var.
Ne kadar yaşarken geleceğine dair iyimser olmak için neden
bulmakta zorlansak da bu birliktelik ve barışı özlüyor, onunla buluşmak
istiyoruz.
Nevruz da tam olarak bu
değil midir?
21 Mart Bahar Bayramı'nın tüm insanlığa, Ortadoğu'ya,
Türkiye'ye, içinde yaşadığımız güzel memleket köşesine hoşgörü, birliktelik ve
barış getirmesini, ateşin üstünden hep
birlikte atlayıp, yaşamın kaynağı olan toprağa yeniden ayak basmayı
diliyorum.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© degisimmedya.com
İletişim Bilgileri Künye İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. Tel : 0 372 322 27 30
E-posta: info@degisimmedya.com


















