
BULANIK SULARDA...
11 Subat 2016 10:20:05
Ereğli'nin siyaset ve sosyal ortamı, yol bulmak için gözle görünen dışında yöntemler gerektiren bulanık suların dibine benziyor...
Bu metaforun kökeninde, bu satırlarda önceki dönem Ereğli Belediye Başkanı hakkında yazılmış bir yazıya gerek yorumlarla, gerekse şahsen yapılan itirazlar var. Elbette her kes her görüşü beğenmek veya paylaşmak zorunda değil. Yaptıkları, yapmadıkları veya görüşleri nedeniyle başkalarını eleştirenler, aynı zamanda başkalarından gelen hoşgörüye de katlanmalıdır. Onlardan bazı dersler almalıdır.
Ancak anlaşılan o ki sözü geçen yazının bugün siyaset alanına hakim genel geçer bakış açısıyla yazıldığı gibi bir kanaate kapılmışlar. Bunun nedeni öncelikle herkesin başkasını da kendisi gibi değerlendirme eğiliminde oluşu diye düşünmek herhalde yerinde olacaktır.
Kim bilir, belki de yereldeki bulanıklığın nedeni de balık avlamak için trolle durgun suyun dibini taramaya çalışanlardır. Bugün özellikle sosyal medya kalemşörleri için kullanılan "Trol" kavramını yerelde temsil edenler yani...
***
Eleştirinin doğasında pek az kişinin fark ettiği bir unsur vardır. Eleştiri farklı bir bakış açısını ortaya koymaktan başka bir şey değildir.
Bu bakış açısını ortaya koyarken, "Devri Sabık" yaratarak bugünküleri aklamak değildir doğru olan. Doğru olan, dosdoğru icrayı yürütenlerin kamu refleksini algılamasını sağlayacak bakış açılarını üretmektir.
Bugün görevde olmayanları sırf bugün görevde olanların pozisyonunu sağlamlaştırmak veya onlara yaranmak için eleştirmenin, Ankara Savaşı'nda Timur karşısındaki Yıldırım Beyazıt'ın savaş ve dış politika tercihlerini eleştirmekten ne farkı var?
Şeyh Edebalı'nın Osman Bey'e "Bundan sonra ilenmek bize, katlanmak sana" cümlesini hatırlayalım. Demokrasiye hizmet edecekse, eleştiri iktidar temsilcilerine yönelik yapılmalıdır. Bunu yerele uyarlarsak, (Daha kolay anlaşılması için isimleri açıkça yazmak gerek) icra mevkiinde Posbıyık varsa Posbıyık, Uysal varsa da Uysal eleştirilmelidir. En azından bu başlık altında yapılan eleştiriler için bu dün de böyle olmuştur, bugün de böyledir.
Öbür türlüsünün neticesi, demokratik ortamın zarar görmesi ve icra temsilcilerinin yozlaşmasından başka bir neticeye varmaz.
***
Doğruların kişiden kişiye değişebileceği söylenir. Yine de bu hipotezden şüphe duymak ona inanmaktan daha akılcı gözüküyor.
Çünkü günümüzde "Ortalama" kabul edilen bir grup, düşüncelerini genel kabul görebilecek ilkelere bağlı kalarak değil, güncel ortamın değişimine (rüzgarın nereden estiğine göre) göre belirliyor. Onların dünyasında güç, para, başarı; "haklı olmak'tan daha güvenilir bir pusula.
Mesela, icra mevkiinde bulunduğu dönemde selefi överken, bugün (dün yanında durmaktan sakındığı) halefi övenlere ne demek gerekir?
Selef iktidardayken çevresindeki iktidar halesine doğru kanat çırpanların, yan yana durmak için birbirlerine omuz atanların bugün aynı kareye girmek istemeyişine ne demeli?
Bunlar yarın iktidar değiştiğinde ne yapar?
Bu durumda olanların elbette ki iktidarın övülmesi dışında bir eleştiriyihatta iktidar dışında herhangi bir unsur hakkında olumlu görüş beyan etmeyimaksatlı kabul etmesine, bunun iktidardaki kişi veya grubu zorda bırakmak için düşünülmüş bir hile olarak algılamasına şaşacak bir şey yok. Zira daha önce de belirtildiği üzere insanlar başkalarının davranışlarını, kendi mülahazalarıyla açıklama eğilimindedir.
Suyu bulandıran da budur...
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© degisimmedya.com
İletişim Bilgileri Künye İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. Tel : 0 372 322 27 30
E-posta: info@degisimmedya.com


















