Son Dakika |  Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Son Dakika |  Ağaçtan düştü…
  Son Dakika |  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Son Dakika |  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  Son Dakika |  İşçi servisine çarptı!
  Son Dakika |  Kontrolden çıkınca!.....
  Son Dakika |  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Son Dakika |  Feci kaza…
  Son Dakika |  Refüje çıktı!....
  Son Dakika |  Talihsiz genç ölü bulundu
28 Nisan 2026 Salı
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
BULANIK SULARDA...

BULANIK SULARDA...
11 Subat 2016 10:20:05

Yazar : Hüseyin Aksakal

        

Ereğli'nin siyaset ve sosyal ortamı, yol bulmak için gözle görünen dışında yöntemler gerektiren bulanık suların dibine benziyor...

Bu metaforun kökeninde, bu satırlarda önceki dönem Ereğli Belediye Başkanı hakkında yazılmış bir yazıya gerek yorumlarla, gerekse şahsen yapılan itirazlar var. Elbette her kes her görüşü beğenmek veya paylaşmak zorunda değil. Yaptıkları, yapmadıkları veya görüşleri nedeniyle başkalarını eleştirenler, aynı zamanda başkalarından gelen hoşgörüye de katlanmalıdır. Onlardan bazı dersler almalıdır.

Ancak anlaşılan o ki sözü geçen yazının bugün siyaset alanına hakim genel geçer bakış açısıyla yazıldığı gibi bir kanaate kapılmışlar. Bunun nedeni öncelikle herkesin başkasını da kendisi gibi değerlendirme eğiliminde oluşu diye düşünmek herhalde yerinde olacaktır.

Kim bilir, belki de yereldeki bulanıklığın nedeni de balık avlamak için trolle durgun suyun dibini taramaya çalışanlardır. Bugün özellikle sosyal medya kalemşörleri için kullanılan "Trol" kavramını yerelde temsil edenler yani...

***

Eleştirinin doğasında pek az kişinin fark ettiği bir unsur vardır. Eleştiri farklı bir bakış açısını ortaya koymaktan başka bir şey değildir.

Bu bakış açısını ortaya koyarken, "Devri Sabık" yaratarak bugünküleri aklamak değildir doğru olan. Doğru olan, dosdoğru icrayı yürütenlerin kamu refleksini algılamasını sağlayacak bakış açılarını üretmektir.

Bugün görevde olmayanları sırf bugün görevde olanların pozisyonunu sağlamlaştırmak veya onlara yaranmak için eleştirmenin, Ankara Savaşı'nda Timur karşısındaki Yıldırım Beyazıt'ın savaş ve dış politika tercihlerini eleştirmekten ne farkı var?

Şeyh Edebalı'nın Osman Bey'e "Bundan sonra ilenmek bize, katlanmak sana" cümlesini hatırlayalım. Demokrasiye hizmet edecekse, eleştiri iktidar temsilcilerine yönelik yapılmalıdır. Bunu yerele uyarlarsak, (Daha kolay anlaşılması için isimleri açıkça yazmak gerek) icra mevkiinde Posbıyık varsa Posbıyık, Uysal varsa da Uysal eleştirilmelidir. En azından bu başlık altında yapılan eleştiriler için bu dün de böyle olmuştur, bugün de böyledir.

Öbür türlüsünün neticesi, demokratik ortamın zarar görmesi ve icra temsilcilerinin yozlaşmasından başka bir neticeye varmaz.

***

Doğruların kişiden kişiye değişebileceği söylenir. Yine de bu hipotezden şüphe duymak ona inanmaktan daha akılcı gözüküyor.

Çünkü günümüzde "Ortalama" kabul edilen bir grup, düşüncelerini genel kabul görebilecek ilkelere bağlı kalarak değil, güncel ortamın değişimine (rüzgarın nereden estiğine göre) göre belirliyor. Onların dünyasında güç, para, başarı; "haklı olmak'tan daha güvenilir bir pusula.

Mesela, icra mevkiinde bulunduğu dönemde selefi överken, bugün (dün yanında durmaktan sakındığı) halefi övenlere ne demek gerekir?

Selef iktidardayken çevresindeki iktidar halesine doğru kanat çırpanların, yan yana durmak için birbirlerine omuz atanların bugün aynı kareye girmek istemeyişine ne demeli?

Bunlar yarın iktidar değiştiğinde ne yapar?

Bu durumda olanların elbette ki iktidarın övülmesi dışında bir eleştiriyi—hatta iktidar dışında herhangi bir unsur hakkında olumlu görüş beyan etmeyi—maksatlı kabul etmesine, bunun iktidardaki kişi veya grubu zorda bırakmak için düşünülmüş bir hile olarak algılamasına şaşacak bir şey yok. Zira daha önce de belirtildiği üzere insanlar başkalarının davranışlarını, kendi mülahazalarıyla açıklama eğilimindedir.

Suyu bulandıran da budur...

Bu Yazı Toplam 2073 Defa Okunmuştur

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • HAVADAN SUDAN…
      30-09-2019 | 07 : 59 53
    • KAMPÜS SORULARI
      30-03-2018 | 08 : 44 13
    • DÖNER ÜSTÜ HABER...
      19-07-2017 | 09 : 50 49
    • ZAM DİYE BİR ŞEY …
      07-09-2019 | 08 : 17 26
    • UNUTMADIK DİYORUZ AMA…
      17-08-2019 | 08 : 32 06
    • "TAŞ İŞTE..."
      22-12-2016 | 09 : 23 15
    • GUGUK KUŞU YUMURTASI...
      10-08-2016 | 08 : 43 05
    • İYİ PARTİ...
      01-11-2017 | 08 : 44 25
    • CHP... CHP... CHP...
      10-09-2018 | 10 : 05 30
    • EKSİK OLMASINLAR...
      08-03-2018 | 08 : 05 49
    • ALAPLI’DA ALTIN ARAMAK…
      04-09-2019 | 10 : 22 27
    • YİNE CHP...
      16-11-2018 | 10 : 53 45
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Semih ÇOLAK
      Semih ÇOLAK
      SEÇMEN NE DEDİ?
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Şenol AZMAN
      Şenol AZMAN
      “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
    • Merve KIRAN
      Merve KIRAN
      KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
    • Konuk Yazar
      Konuk Yazar
      Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
    • Uğuralp CİVELEK
      Uğuralp CİVELEK
      “Bu bir suç duyurusudur”
    • Özkan Doğan
      Özkan Doğan
      YEREL RADYO VE REKLAM
    • doğan  yıldıztan
      doğan yıldıztan
      Bir Başka Avrupa!
    • UĞUR DEMİROĞLU
      UĞUR DEMİROĞLU
      HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
    • Hasan Vehbi Ersoy
      Hasan Vehbi Ersoy
      DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
    • Özge CERRAH
      Özge CERRAH
      ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
    • İsmail DEMİREL
      İsmail DEMİREL
      SAĞLIKTA OLUMSUZ İŞLER
    • Harun KARA
      Harun KARA
      ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
    • Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      SEVGİ ASLA YETMEZ!
    • Dilek Şen Karakaya
      Dilek Şen Karakaya
      KAYIP-YAS SÜRECİ
    • Hamdi Güner
      Hamdi Güner
      DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
    • Hüseyin Aksakal
      Hüseyin Aksakal
      HAVADAN SUDAN…
    • Elif Yapıcı
      Elif Yapıcı
      ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
    • Durul Mert M.A Ed.
      Durul Mert M.A Ed.
      İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
    • Kudret Yavuz Eren
      Kudret Yavuz Eren
      Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      5 Dakikada Muayene Mümkün mü? Sağlıkta Hız mı, Doğruluk mu?
    Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
             

    © degisimmedya.com

     İletişim Bilgileri
     Künye
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    •   ASAYİŞ
    •   EĞİTİM
    •   GÜNCEL
    •   KÜLTÜR
    •   KULİS HABER
    •   SİNEMA
    •   TEKNOLOJİ
    •   TÜRKİYE
    •   DÜNYA
    •   FOTO GALERİ
    •   VİDEO GALERİ
    •   YAZARLARIMIZ
    •   GÜNÜN HABERLERİ
    •   Arşiv
    Tel : 0 372 322 27 30

    E-posta: info@degisimmedya.com