
BİR DEMET MESELE...
31 Ocak 2019 09:14:44
Adaylarımız arz-ı endam ettiler nihayet.
Bir türlü hale yola girmeyen işlerimiz konusunda görüşlerini açıklamalar bekliyoruz bugünlerde.
Bugünlerde uzun süredir avunduğumuz eski devlet hastanesi alanına yapılacağı yalanıyla ilgili yeni açıklamalar duyarsanız şaşırmayın. Tüm çözümlerin seçimin tamamlandığı 31 Mart'tan sonra gerçekleşeceğine dair vaatler eşlik edecek bu açıklamalara.
Kimbilir, belki hiç biri bu tehlikeli alana girmeyi tercih etmezler. Çocuklarımızın okumak için yerinden yurdundan sökülmesine ilaç yazacak tabip bugüne kadar ilçeye tayin edilmedi, şu kısacık iki ayda neticeye yönelik adım atılır mı?
Veya ilçede yaşayan yüz bini aşkın kişi haricinde kimsenin umurunda olmayan şu önemsiz trafik meselesi... Geçtiğimiz seçimlerde raylı sistemler, monoraylar, üst ve alt geçitler gırla gidiyordu hani. Maalesef bunları hayata geçirecek kişiler seçilmedi, bu seçimde acaba cidden konuyu çözecek biri yerelde iktidar olur mu dersiniz? Yoksa her zaman olduğu gibi problemler yıllardır orada duran eski püskü bir halının altına süpürülmek suretiyle mi iş çözülür? Nasıl olsa başka yöne baktığınızda problemleri görmüyorsunuz ya!
Şu tersaneler meselesi... On yılı aşkın süredir hakkında yazılar yazdığımız mesele... İki cumhurbaşkanı, üç başbakan, onlarca bakanın yanı sıra, üç belediye başkanı, saymadan net rakamı bulamayacağınız miktarda milletvekilini esas duruşa çeken mesele... Çözüm eli kulağında geliyor diyeceğim ama riskli konular bunlar.
Şu hastane kavşağı var ya... Sanki müteahhitler ve arsa sahipleri vatana millete hizmetin önünde granit bir duvar kesilmişler. Normalde yarım sezonda yapılacak iş, dört yıla yakın süredir bir türlü bitmiyor. Kah mahkeme, kah proje, kah bilmem ne... Ne ararsanız onu bulursunuz. Mazeret arayan mazeret bulur, çözüm arayan çözüm. Bize ilki denk gelmiş anlaşılan.
Yine de umut etmekten zarar gelmez. Bugüne kadar böyle oldu diye bundan sonra da böyle olacak diye bir şey yok.
KAYMAKAM ÇORUMLUOĞLU'NA BİR PUAN...
Karamsar olmaya gerek yok. Kimi zaman ufak da olsa olumlu gelişmeler yaşanıyor.
Karadeniz Ereğli Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu'nun ilçeye atanmasının ardından çok fazla zaman geçmedi. Sivil toplum kuruluşları ve köy ziyaretlerinde görmeye alıştığımız Çorumluoğlu'nun girişimleri ilçeye Bilim ve Sanat Merkezi kazandırılmasını sağladı. Bu işte en takdir edilecek kişi kendisidir.
İlçeye atandığında, kendisine görev süresi esnasında övgü dolu yazılar yazmamayı vaat ettiğimi hatırlıyorum. Bana göre övgü, yapılan işlere aittir. Hani diyorlar ya ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz diye. Yapamadıkları veya yanlış yaptıkları konusunda eleştirilme hakkını saklı tutmak kaydıyla, yüz yetmiş civarında öğrencinin kışta kıyamette Zonguldak'a gidip gelmekten kurtarılmasındaki payını teslim etmek görevimiz.
Buradan birtakım siyasi rantlar çıkarılabilir. Fakat Çorumluoğlu, ilçedeki bu eksikliği tayininin ardından ilk basın toplantısında dile getirmişti. Çorumluoğlu söyleyene kadar ilçelerde bu merkezlerin kurulmasına ilişkin bırak kamuoyunu, bir fikrimiz bile yoktu. Zaten kaymakamın da "Keşke olsa" demeye çalıştığını, bu sözlerin sadece temenni düzeyinde kaldığını düşünmüştük. Meğer başka türlüymüş. Yani yeni Ereğli Kaymakamı kısa sürede konuyu çözmeyi vazife edinmiş, girişimlerde bulunmuş, elini taşın altına koymuş.
Siyasetin bu işin içinde rolü nedir bilemem. Fakat kamu idaresinin, dolayısıyla Kaymakam Çorumluoğlu'nun bu konuda siyasetten daha fazla inisiyatif aldığını not düşmekte yarar var.
GÖRMEK İSTEMEYEN GÖRMEZ...
CHP Adayı Halil Posbıyık'ın ismi Parti Meclisi'nde görüşülürken CHP genel merkezinde yaşandığı iddia edilen olaylar...
Doğrusu şöyle. CHP Genel Merkezi'nin 4. Katında adayların açıklanacağı Parti Meclisi toplandığında kat kapatılıyor. Jammer cihazları devreye giriyor ki Parti Meclisi'ne dışarıda müdahale edilmesin. İçeriye kuş uçurtulmuyor.
Bu arada adayın kim olacağı konusunda spekülatif sosyal medya yayınları yapılıyor. CHP'li milletvekilleri Parti Meclisi'ne gitmiş, adayların değiştirilmesi telkininde bulunmuş, hatta "Baskın" yapmışlar.
Geçiniz bunları. Milletvekillerinin gönüllerinde bir aslan varsa, Parti Meclisi öncesinde Genel Merkez nezdinde girişimlerde bulunmuş olabilir ama bir kez Parti Meclisi'ne iş gittiğinde Türkiye'de hiçbir vekilin karar mekanizmasına müdahalesi mümkün değil.
O halde neden bu haberler yapılıyor? 2015 yılında yapılan iki seçimde kim, kimin lehine haberler yapmış bakarsanız sorunun cevabını bulabilirsiniz.
Tabii görmek isterseniz. Görmek istemeyene bir şey göstermek kimsenin gücü dahilinde değildir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© degisimmedya.com
İletişim Bilgileri Künye İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. Tel : 0 372 322 27 30
E-posta: info@degisimmedya.com


















