Son Dakika |  Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Son Dakika |  Ağaçtan düştü…
  Son Dakika |  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Son Dakika |  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  Son Dakika |  İşçi servisine çarptı!
  Son Dakika |  Kontrolden çıkınca!.....
  Son Dakika |  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Son Dakika |  Feci kaza…
  Son Dakika |  Refüje çıktı!....
  Son Dakika |  Talihsiz genç ölü bulundu
12 Haziran 2026 Cuma
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
ACILARI PAYLAŞMAK...

ACILARI PAYLAŞMAK...
12 Kasim 2015 09:18:08

Yazar : Hüseyin Aksakal

        

Başka birisinin acısını ta içten hissetmenin ne olduğunu bilir misiniz? Ben bunun laf olsun diye söylenen basmakalıp bir ifade olmadığını iki binli yılların ikinci yarısında çalışma yaşamımı sürdürdüğüm Düzce'de, Ticaret ve Sanayi odasında düzenlenen bir toplantıda öğrendim.

12 Kasım 1999'da yaşanan depremin üstünden yedi-sekiz yıl sonra (tarihi tam hatırlayamıyorum) yapılan bu toplantının konusu bir daha aynı yıkımın yaşanmaması için bir kentsel dönüşüm programının tanıtımıydı. Depremde evini kaybedenler için inşa edilen Kalıcı Konutlar bölgesi ulaşım sorununu çözmeye çalışıyordu. Kaynaşlı ve Düzce'nin değişik bölümlerinde depremin ardından insanlara geçici olarak mesken olan prefabrik yapıların kaldırılması için kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyordu. Hala kaldırılamamış enkaz temelleri vardı.

Depremin izleri tam olarak silinmiş değildi. 17 Ağustos 1999'da gerçekleşen Gölcük depremi ve 12 Kasım Kaynaşlı merkezli depremin yıldönümlerinde depremin gerçekleştiği saatlerde anma törenleri düzenleniyor, Depremzedelerin kurduğu dernekler, hala ev sahibi olamamış hak sahibi depremzedelerin sorunlarını dönem dönem dile getiriyordu.

Yine de hayat günlük seyrinde devam ediyordu. Politik çekişmeler, yeni kurulan organize sanayi bölgelerinin altyapı sorunlarının kurulan fabrikalarla aynı hızda gelişememesinden kaynaklı sıkıntılar tartışılıyor, Çevre Düzeni Planının ve İstanbul'a içme suyu sağlayacak olan Melen suyunun koruma altına alınmasının kentleşme ve yerleşim üzerindeki baskıları temel gündemleri oluşturuyordu. Böyle baktığınız zaman, dönüşüm geçiren herhangi bir kentten farkı yoktu Düzce'nin...

Yüzeysel bir bakışla, bugün Ereğli sokaklarında işine gücüne bakan halk ne yapıyor, nelerden söz ediyorsa, o dönemde Düzce'de yaşayanların görüntüsü de farklı değildi. Yaşam böyledir. Ölenleri toprağa verip, büyük acıları kalbine gömerek ufacık şeyler üzerinde kavga etmeye devam edersiniz. Düzceliler de böyle yapmıştı.

Ancak böyle olması, acıların bir dip akıntısı gibi yüzeye çıkma fırsatı kolladığı gerçeğini değiştirmiyor.

***

Düzce Ticaret ve Sanayi Odası'ndaki o toplantının başında, belediye tarafından hazırlanmış bir sinevizyon gösterisi gerçekleştirildi. Görüntülerde yıkılmış binalar, ağlayan insanlar, koşuşturan sedyeler, ambulans sirenleri birbiri ardınca sıralanıyordu.

Görüntünün bir noktasında toplantıya katılanlardan birinin gözlerini sildiğini fark ettim. Böyle şeyler haberciler için her zaman fazladan bir okunurluk kaynağıdır. Yanımdaki kameramana işaret ettim, yakın plan çekmeye başladı. Sonra yan tarafımda oturan yaşlıca bir beyin de iç geçirdiğini işittim. Çaprazdan biri daha derken, salonun neredeyse tamamı toplu bir histeri geçiriyormuş gibi aynı acı duygusuyla sarmalandı. Bir an geldi ki, salonda gözünde yaş olmayan tek kişinin kendim olduğunu fark ederek, sanki evrenin tüm kötülükleri benim sırtıma yüklenmiş, bunca acılı insan içinde taş yürekliliği ben temsil ediyormuşum gibi içten bir hüzün ve utanca kapıldım.

Daha dün ufak tefek görüş ayrılıkları yüzünden birbirleriyle kavga etmeye hazır olan bu insanlar uygun bir uyarıcı bulduklarında, o gün yaşadıkları tüm acıları, aradan geçen yıllara rağmen yeni baştan yaşıyordu. (Bunun Zonguldak'taki bir benzerini, maden kazalarında bir ferdini kaybetmiş ailelerde, her maden kazası haberinde yüreklerde gözyaşı yarıklarının aralanması şeklinde görebilirsiniz) O toplantıda, 12 Kasım 1999 günü yakınlarını yitiren insanların acısını olabilecek en samimi şekilde hissettim, o sonbahar günü komşu vilayette ocaklar sönerken günlük yaşamın hayhuyu içinde yaşamımı sürdürmüş olmanın utancını yaşadım.

Böyle bir şeyi bir daha yaşamak istemem...

***

Siz bu yazıyı 12 Kasım'da, 1999 depreminin üzerinden tam on altı yıl geçtikten sonra okuyacaksınız. Düzce'de anma törenleri düzenlenecek ama temelde böyle büyük acıların yıldönümleri, küllenen korları karıştırmak, yaraya tuz basmak için değil, bir daha aynı acıların yaşanmaması için hazırlıklı olunması uyarısını hatırlatmak içindir.

Bugün benzeri bir deprem olsa, eviniz ne kadar hazır, Zonguldak ne kadar hazır, Ereğli ne kadar hazır diye sorgulamak içindir.

Mesela kent merkezindeki alçak, bir iki katlı yapıların, yeni İmar Planında çok katlı dikey yapılara dönüşmesinin teşviki bizi nereye götürür?

Bu dönüşümün gerektirdiği mühendislik zorunlulukları nelerdir, bu zorunlulukların uygulanması nasıl sağlanacak?

Afetler en beklenmedik anlarda meydana geldiğine göre, Allah göstermesin böyle bir olay vuku bulduğunda hazır bir eylem planımız var mıdır?

Bunların düşünülmesi acıları paylaşıyor gibi yapmaktan daha gerekli... Hem belki de aslında acıları paylaşmak denilen şey hazırlıklı olmayı da kapsıyordur. Ne dersiniz?


Bu Yazı Toplam 515 Defa Okunmuştur

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • HAVADAN SUDAN…
      30-09-2019 | 07 : 59 53
    • KAMPÜS SORULARI
      30-03-2018 | 08 : 44 13
    • DÖNER ÜSTÜ HABER...
      19-07-2017 | 09 : 50 49
    • ZAM DİYE BİR ŞEY …
      07-09-2019 | 08 : 17 26
    • UNUTMADIK DİYORUZ AMA…
      17-08-2019 | 08 : 32 06
    • "TAŞ İŞTE..."
      22-12-2016 | 09 : 23 15
    • GUGUK KUŞU YUMURTASI...
      10-08-2016 | 08 : 43 05
    • İYİ PARTİ...
      01-11-2017 | 08 : 44 25
    • CHP... CHP... CHP...
      10-09-2018 | 10 : 05 30
    • EKSİK OLMASINLAR...
      08-03-2018 | 08 : 05 49
    • ALAPLI’DA ALTIN ARAMAK…
      04-09-2019 | 10 : 22 27
    • YİNE CHP...
      16-11-2018 | 10 : 53 45
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Editör Görseli
      Semih ÇOLAK
      SEÇMEN NE DEDİ?
    • Editör Görseli
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
    • Editör Görseli
      Şenol AZMAN
      “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
    • Editör Görseli
      Merve KIRAN
      KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
    • Editör Görseli
      Konuk Yazar
      Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
    • Editör Görseli
      Uğuralp CİVELEK
      “Bu bir suç duyurusudur”
    • Editör Görseli
      Özkan Doğan
      YEREL RADYO VE REKLAM
    • Editör Görseli
      doğan yıldıztan
      Bir Başka Avrupa!
    • Editör Görseli
      UĞUR DEMİROĞLU
      HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
    • Editör Görseli
      Hasan Vehbi Ersoy
      DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
    • Editör Görseli
      Özge CERRAH
      ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
    • Editör Görseli
      İsmail DEMİREL
      SAĞLIKTA OLUMSUZ İŞLER
    • Editör Görseli
      Harun KARA
      ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
    • Editör Görseli
      Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      SEVGİ ASLA YETMEZ!
    • Editör Görseli
      Dilek Şen Karakaya
      KAYIP-YAS SÜRECİ
    • Editör Görseli
      Hamdi Güner
      DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
    • Editör Görseli
      Hüseyin Aksakal
      HAVADAN SUDAN…
    • Editör Görseli
      Elif Yapıcı
      ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
    • Editör Görseli
      Durul Mert M.A Ed.
      İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
    • Editör Görseli
      Kudret Yavuz Eren
      Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor

    » Henüz BU HAFTA Yazı Görünmüyor

    » Henüz BU AY Yazı Görünmüyor
    Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
             

    © degisimmedya.com

     İletişim Bilgileri
     Künye
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    •   ASAYİŞ
    •   EĞİTİM
    •   GÜNCEL
    •   KÜLTÜR
    •   KULİS HABER
    •   SİNEMA
    •   TEKNOLOJİ
    •   TÜRKİYE
    •   DÜNYA
    •   FOTO GALERİ
    •   VİDEO GALERİ
    •   YAZARLARIMIZ
    •   GÜNÜN HABERLERİ
    •   Arşiv
    •   Site Ara
    •   Kdz.Ereğli Haberler
    Tel : 0 372 322 27 30

    E-posta: info@degisimmedya.com