
EKŞİ-CÖBEK PARADOKSU
11 Agustos 2016 08:35:47
Belediye Meclis Üyesi Fevzi Ekşi, Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Cöbek'in bugünkü konjonktürde görevden alınmasının yanlış olduğuna dair bir açıklama yaptı.
Ekşi'nin bu hamlesi, 20 Ağustos 2014 günü vekaleten üstlendiği belediye başkanlığı makamındayken, Cöbek'i bizzat görevden aldığını hatırlayanlar tarafından istihza ile karşılandı.
O günlerde görevdeki Milletvekili Prof. Dr. Ercan Candan'ın belediye üzerinde belli bir tahakküm kurmaya çalıştığı, bunu da büyük oranda daha önce danışmanlığını yapan İbrahim Cöbek üzerinden gerçekleştirdiğine yönelik bir algı hakimdi.
Aralarında Ekşi'nin de bulunduğu belediye meclis üyelerinin bir bölümünün bu algının kırılması için Cöbek'in görevden alınması gerektiğine yönelik girişimlerde bulunduğu, bunu da açıkça deklare ettiği, bir belediye meclis üyesinin Candan'ın belediyeye kendi yakınlarını yerleştirdiğine yönelik eleştirilerine milletvekilinin cevabında, bu meclis üyesinin seçim çalışmalarına yeterli katkıyı vermediği, kendi sekreterini belediyeye yerleştirdiği gibi iddialar da arşivlerde bulunuyor. AK Parti içinde Candan'ın ikinci dönem için adaylık başvurusunun kabul görmeyişinde, teşkilatın bir bölümüyle yaşadığı polemikler kadar bu işlerin de etkisi olduğu değerlendirilmişti.
Ekşi ve Cöbek arasındaki gerilimin, iki siyasi arasındaki rekabet görüntüsü, buzdağının sadece görünen bir kısmı yani...
***
İki yıl sonra, bizzat Belediye başkan yardımcısı İbrahim Cöbek, emekliliğini isteyerek istifasını verdiğinde, bunun "FETÖ" operasyonları kapsamında yapıldığı algısını kırmaya çalışmanın Fevzi Ekşi'ye düşmesi bu nedenle bıyık altından tebessümlere yol açtı.
Bu gerilimli günlerin ortasında, daha önce de CHP'de iken önceki dönem belediye başkanına muhalif olduğunu, bu dönem de aynı durumda kaldığı hatırlatılan Ekşi hep şu cevabı verdi: "Bizim için siyaset ikinci planda. Öncelikle doğru olanı yapmak ve Ereğli'nin çıkarlarını korumak istiyoruz." Sonra da ekliyor:
" Halk Otobüslerinin bulunduğu alanın satışına ilişkin muhalefetimizin doğruluğu, kent meydanı çalışmaları ile daha da iyi ortaya çıktı. Eski belediye binasının yeniden inşasına başlanması ile o binanın olduğu haliyle kiralanmasına karşı çıkışımızın haklı olduğu kabul edilmiş oldu."
Ekşi'nin bu açıklamaları, çoğu kişi tarafından söylediği dönemde bir realite beyanı olarak değil de, siyasette yürüyeceği yolun kaldırım taşlarını döşeme çalışması olarak algılandı. Şu an için Ekşi'nin tutumuyla ilgili önümüzde iki seçenek var yani.
Belediye Meclis üyesinin sözleri bir realite beyanı ise, şu anda Cöbek ile FETÖ arasında bağlantı kurmaya çalışılmasına yönelik açıklamasını izah etmek kolay. Diğer taraftan, Ekşi bu tutumlarla siyasette ulaşmak istediği bir noktaya giden yolun taşlarını döşüyor görüşünde olanların yıllardır görevden alınmasını istediği birinin emekliliğini istemesi sürecinde ona neden sahip çıktığının mantıklı bir açıklamasını yapması gerekir.
Eğer Cöbek'in yerine Ekşi veya yakınen desteklediği birisi atanırsa, ikinci iddianın sahiplerinin görüşünün kuvvet kazanacağına şüphe yok.
***
Hiç şüphesiz, sorunun temelinde Ekşi-Cöbek paradoksu (geçici olarak böyle diyelim) dışında bazı şeyler de var. Bunların başında gerek siyaset, gerek sivil toplum, gerekse sosyal alana yönelik hatalı bir ön kabul geliyor. Ön kabul hatalı olduğunda da gömleğin düğmelerinin birinin yanlış iliklenmesi durumunda diğerlerinin hepsinin de yanlış iliklenmesi gibi, bu önkabule dayalı tüm hipotezler de yanlış olur.
Yanlış şurada. Siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları birer mücadele sahasıdır diye kabul edilir. Bu ön kabul yanlış. Siyasi partiler birbirine yakın görüşte olanların, sivil toplum kuruluşları ise ortak çıkarları olan kişilerin dayanışma alanlarıdır. (Bugünlerde istifalarla sarsılan Ereğli Gazeteciler Derneği'nin de bir dayanışma platformu olarak değil, bir üstünlük mücadelesi olarak algılandığını hatırlayın)
Bu dayanışma alanı konseptini bir kenara bırakarak, bu alanları içten içe kaynayan bir muharebe alanına çevirdiğinizde, en baştan hatalı bir temel üzerine kurulan politikalar, stratejiler, taktikler ve çıkarsamalar da hatalı olacaktır.
Ortaçağ filozoflarından Roger Bacon, gerçeği açıklamakta en basit sebeplerin daha geçerli olduğunu savunur. Belki de insanların başkalarını kendi kurgularına uydurmak için karmaşık senaryolar uydurmalarını da bu kalemden saymak gerekir.
Ekşi'nin açıklamasını insani bir refleks olarak saymak daha doğru olamaz mı?
ETİKETLER : Yazdır
Diğer Yazıları





© degisimmedya.com
İletişim Bilgileri Künye İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. Tel : 0 372 322 27 30
E-posta: info@degisimmedya.com


















