Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Ağaçtan düştü…
  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  İşçi servisine çarptı!
  Kontrolden çıkınca!.....
  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Feci kaza…
  Refüje çıktı!....
  Talihsiz genç ölü bulundu
12 Mart 2026 Perşembe
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
İFLAH OLUR MUYUZ?

İFLAH OLUR MUYUZ?
12 Ekim 2018 08:43:02

Yazar : Hüseyin Aksakal

  • Whatsapp ta Paylaş

Siyasetçimiz... Seçimden önce kısa sürede tüm sorunları çözeceğini söyler. Bir dönemin bu işler için yeterli olduğunun altını çizer, gereken tecrübenin,bilginin ve bağlantıların kendisinde mevcut bulunduğunu söyler. İstisnasız hepsi üç aşağı beş yukarı bunları söyler. Ne de olsa sözcüğün gramı parayla değil ya...

Gün olur harman olur, seçim günü gelir, bu arkadaşlardan biri seçilir gider. Bir bakmışsın, rozetini taktıktan sonra ağır abi rolünün, halk adamı rolünden çok daha rahat ve tercih edilebilir olduğunu öğrenmiş. Meclise, bakanlıklara, genel müdürlüklere taşınması gereken bölge sorunları birdenbire ağır bir yüke dönüşmüş. Kolay olanı yapmak dururken, doğru olanı ve yapılması gerekeni yapmanın lüzumsuz olduğu sonucuna varılır, ondan sonra koydunsa bul kendisini.

Sadece vekiller akla gelmesin... Belediye başkanları da böyle. Şehri yeniden bir ve bütün yapmak, engellilerin yollarında sorunsuz dolaşabildiği, musluklardan zemzem suyu akan, perdeleri atlastan kültür merkezleri, üstgeçitler, altgeçitler, raylı sistemler uçuşur. Koltuk bir kez geldi mi meseleler en iyi nasıl çözülür yerini, durum en kolay nasıl kurtarılır anlayışı alır. Görülmesi gereken yerde gözler kapatılır, çözülmesi gereken kör düğümlere yeni kör düğümler atılır.

***

Sivil toplum kuruluşlarımız... Sanki adayken hepsinin elinde sihirli değnekler vardır. Üyelerinin sorunları kolaydır da ilçenin, kentin, mahallelerin sorunlarına çözüm ararlar adaylık sürecinde. Sanırsınız bir meslek grubunun, bir kanaat grubunun sözcüleri değil de bir memlekete sultan seçilecekler. Laf etmek parayla olmadığından, ayna karşısında havalı cümleler çalışarak kazanılmış uçsuz bucaksız bilgelikleri, seçilmelerinin ardından bitiverir. Yapılması gereken zorunlu işlerden ziyade ziyaret alıp vermeye dönüşür bütün eylemleri. Geçtim şehir yaşamında anlamlı bir değişiklik yapmak, üyelerinin yaşamında bile 'İşte bu güzel oldu' denilecek anlamlı bir değişiklik sözleri ayaklarda çifte zincirli prangalara dönüşür.

Böyledir insan denilen sosyal varlık. Umudu nerede bulursa onun etrafında kümelenir, bu özellik demokrasinin temelini oluşturur. Umut etmesi gereken kim oluyorsa, seçimden sonra eline tek geçek yeni düş kırıklıklıkları, yeni umutsuzluklar olur birden.

***

Kamu kurumlarımız... Kendilerine talimat verilmediği sürece yere düşen bir vidayı bir masanın aksayan ayağını sağlamlaştırmak için yerine koymayı, ek ödeme gerektiren ağır bir iş olarak algılarlar. Eleştirsen, kabahat senin üstüne kalır, her şeyi doğru mu yapmışlardır, yoksa yeri geldiğinde her şeyi doğru yaptıklarını anlatabilecekleri bir mizansen mi uydurmuşlardır bilemezsiniz bir türlü. Daha önce çalışkan bilinen kişilerin, kamu memuriyetinde ataletin esiri olmaları, devlet eksenli yönetim biçimlerinin en önemli çıkmazlarından değil midir? Mesela diyelim; Ereğli'de senelerdir bir kampus meselesi konuşulurken, kamu idaresinden tek kişinin bu konu ile ilgili bir çözüm önerisi, bir girişimi olmamasını nasıl açıklamak gerek! Neticede toplum yararlanacak ama bunu çözerse kamu idarecisinin başarısını siyasetçinin veya sivil toplum temsilcilerinin üstleneceği kehanetine dayanan bir çekingenlik midir bu? Nedir?

***

Medyamız, Basın kuruluşlarımız, basın mensuplarımız... Bir konuyu değerlendirirken, kamu menfaatinin yerine kendisinin, işyerinin, iş ilişkisi içinde olduğu siyasetçinin, ekonomik çevrelerin hassasiyetlerini gözeten bir medyamız var maalesef. Allah rızası için bir gün doğru olduğuna inandığı şeyi yazmayı zul gören basın mensuplarının çoğunlukta olduğu bir kentte, doğrunun ne olduğuna karar vermek için mihenk oluşturacak olguları nereden bulursunuz? Herkese birer kabahat yamayıp, kendisi sütten çıkmış ak kaşık olmak mümkün müdür? Şikayet edilen bir konu, tetikçi gazetecilik tabiriyle anılan şahıslar... Gerçeği yazdığınızda sonuçlarını önemsemezsiniz. Gerçek sizin tek savunmanızdır. Gerçeği yazmamaktan ekmek parası umanlar, ekmek parası için gerçek olmayanı yazma günahına girenlerin muteber sayıldığı bir dünyada, bir şehirde öbür türlü olanların hissiyatıyla empati kurabilir misiniz?

***

Gelelim vatandaşımıza... Ona memur, işçi, esnaf, işadamı da diyebilirsiniz. Şunu niye yazmıyorsunuz derler, söyle yazayım dediğiniz zaman sen yaz, o senin işin derler. Kendi şikayetini başkasına ihale etme alışkanlığıyla bir şeyden netice alınabilir mi? Ucu kendisine dokunan işlerde—suyunun akmaması, elektriğinin kesilmesi, arsasına imar alamamak gibi—arslan kesilen vatandaşımızın, tüm toplumu ilgilendiren konularda kendi görüşünü söylemekten imtina edip bunu başkasının söylemesini istemesi hali... Yahu olur mu öyle şey.

Biz Ereğli'yiz ya... Hepimiz Ereğliliyiz hani...

Bu kafayla iflah olur muyuz?

Bu Yazı Toplam 1528 Defa Okunmuştur

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar
    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • HAVADAN SUDAN…
      30-09-2019 | 07 : 59 53
    • KAMPÜS SORULARI
      30-03-2018 | 08 : 44 13
    • DÖNER ÜSTÜ HABER...
      19-07-2017 | 09 : 50 49
    • ZAM DİYE BİR ŞEY …
      07-09-2019 | 08 : 17 26
    • UNUTMADIK DİYORUZ AMA…
      17-08-2019 | 08 : 32 06
    • "TAŞ İŞTE..."
      22-12-2016 | 09 : 23 15
    • GUGUK KUŞU YUMURTASI...
      10-08-2016 | 08 : 43 05
    • EKSİK OLMASINLAR...
      08-03-2018 | 08 : 05 49
    • ALAPLI’DA ALTIN ARAMAK…
      04-09-2019 | 10 : 22 27
    • İYİ PARTİ...
      01-11-2017 | 08 : 44 25
    • CHP... CHP... CHP...
      10-09-2018 | 10 : 05 30
    • İYİ PARTİ, MHP, SAADET PARTİSİ
      19-07-2018 | 08 : 03 14
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • doğan  yıldıztan
      doğan yıldıztan
      Bir Başka Avrupa!
    • UĞUR DEMİROĞLU
      UĞUR DEMİROĞLU
      HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
    • Hasan Vehbi Ersoy
      Hasan Vehbi Ersoy
      DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
    • Semih ÇOLAK
      Semih ÇOLAK
      SEÇMEN NE DEDİ?
    • Konuk Yazar
      Konuk Yazar
      Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
    • Uğuralp CİVELEK
      Uğuralp CİVELEK
      “Bu bir suç duyurusudur”
    • Özkan Doğan
      Özkan Doğan
      YEREL RADYO VE REKLAM
    • Şenol AZMAN
      Şenol AZMAN
      “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kitosan Enjeksiyonları Gerçekten Mucize mi?
    • Merve KIRAN
      Merve KIRAN
      KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
    • Özge CERRAH
      Özge CERRAH
      ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
    • İsmail DEMİREL
      İsmail DEMİREL
      SAĞLIKTA OLUMSUZ İŞLER
    • Harun KARA
      Harun KARA
      ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
    • Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      SEVGİ ASLA YETMEZ!
    • Dilek Şen Karakaya
      Dilek Şen Karakaya
      KAYIP-YAS SÜRECİ
    • Hamdi Güner
      Hamdi Güner
      DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
    • Hüseyin Aksakal
      Hüseyin Aksakal
      HAVADAN SUDAN…
    • Elif Yapıcı
      Elif Yapıcı
      ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
    • Durul Mert M.A Ed.
      Durul Mert M.A Ed.
      İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
    • Kudret Yavuz Eren
      Kudret Yavuz Eren
      Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kitosan Enjeksiyonları Gerçekten Mucize mi?
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      İlk Çocuk, İlk Endişeler
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kitosan Enjeksiyonları Gerçekten Mucize mi?
    Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
             

    © degisimmedya.com

     İletişim Bilgileri
     Künye
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    •   ASAYİŞ
    •   EĞİTİM
    •   GÜNCEL
    •   KÜLTÜR
    •   KULİS HABER
    •   SİNEMA
    •   TEKNOLOJİ
    •   TÜRKİYE
    •   DÜNYA
    •   FOTO GALERİ
    •   VİDEO GALERİ
    •   YAZARLARIMIZ
    •   GÜNÜN HABERLERİ
    •   Arşiv
    Tel : 0 372 322 27 30

    E-posta: info@degisimmedya.com