Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Ağaçtan düştü…
  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  İşçi servisine çarptı!
  Kontrolden çıkınca!.....
  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Feci kaza…
  Refüje çıktı!....
  Talihsiz genç ölü bulundu
04 Mart 2026 Çarşamba
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
FINDIK SEKTÖRÜNÜN SAHİPSİZ PAYDAŞI

FINDIK SEKTÖRÜNÜN SAHİPSİZ PAYDAŞI
28 Temmuz 2017 08:51:21

Yazar : Hüseyin Aksakal

  • Whatsapp ta Paylaş

Malum, fındık üreticisi tarlalarında fidan temizliğini tamamladı, ikinci tur ot temizleme çalışmalarına başladı. Bunlar hakkında bir şey yazmaya gerek yok... Konu er ya da geç, şu veya bu şekilde fındık fiyatlarına gelecektir.

Fındık üretimi yapılan illerde valilikler dışarıdan gelen fındık işçilerine ödenecek yevmiyeyi açıklıyor. Yani fındık işçisi kamu tarafından işverene karşı korunuyor. Güzel bir uygulama ama başka sektörde örneği yok. Mesela inşaat işçileri için, devlet, işçi ve işveren temsilcilerinin birlikte belirlediği asgari ücret haricinde, ayrı bir koruma önlemi yok. Çeşitli işkollarında çalışan işçiler için de geçerli bu.

İşçinin korunması iyi bir şey ama fındık sektörü sadece mevsimlik işçilerden ibaret değil. Ayrıca, batı Karadeniz bölgesinde sözü edilen yevmiyede çalışacak işçi bulmak neredeyse imkansız. Zaten bu yüzden dışarıdan mevsimlik işçi geliyor. Valiliklerin açıkladığı ücretlerle cari ücretler arasında yirmi liraya varan farklar var.

Yine de bu ücret günün sıcağında akşama dek, kimisi mesai saatlerinden daha uzun süreler çalışan işçilere anasının ak sütü kadar helaldir.

***

Yerel Fındık tüccarına gelince, uluslararası kartellerin belirlenmesinde etkili olduğu bir fiyat var ve bu fiyatı günlük olarak takip ederek alımlarını yapıyor, alım ve satım fiyatları arasındaki fark onların emeğinin ve girişimciliğinin bedeli oluyor.

Fındık uluslararası alanda çok önemli bir ihraç mamulü, bir sanayi bitkisi. İşin uluslararası boyutunda olanlar kendi kazançlarını korumakta en becerikli olanlar kuşkusuz. Son dönemde çeşitli ülkelerde daha düşük maliyetle fındık üretimi yapılmasına yönelik girişimlerin altında hep bunların hesapları yatıyor. Türkiye'nin en büyük fındık tüketicisi olan firmanın İtalyan şirketine geçişinin tek kutuplu bir ekonomik düzen yarattığına ilişkin iddialar geçtiğimiz sene ayyuka çıkmıştı.

Özetin özeti, fındığın alıcı cenahında bulunanlar da—kimi zaman sektörün diğer paydaşlarının aleyhine de olsa—pekâlâ kendilerini kollama şansına sahip.

***

Gelelim fındık üreticisinin durumuna...

Fındık üreticisi denilen kişi, fındığı diken, ağaçların bakımını yapan veya yaptıran, toplayan veya toplattıran ve ürününü çuvala koyduktan sonra alıcılarla karşı karşıya bulunan kişidir. İşe emeği kadar arsasını, tarlasını da yatırır. İşin doğrusu, bu kesim olmadan diğer paydaşların tamamı kocaman bir sıfırdır bu sektörde...

Kar olur, dolu olur, don olur, sis olur fındık zarar görür. Üreticiye "Sigorta yaptır" denir. Bu aslında başının çaresine bak ile eş anlamlıdır. Sonra fiyat istikrarsızlığı nedeniyle ürünü satamaz, seneye kalır, seneye fiyatlar düşer, borcu harcı olan darda kalır. Bu sene hala iki senelik fındığını satamamış fındık üreticisi var. Olmaz o kadar demeyin, örneklerine bizatihi şahit olduğumuz bir konu bu.

Tersine, erken satsan sonra fiyatlar yükselir zarar edersin. Piyasada çapa görevi yapacak düzenleyici bir kurum yoktur. Fiskobirlik devlet-üretici işbirliğiyle etkisizleştirilmiş, TMO devreden çıkmıştır. Bu sene TMO fındık alımı yaptı ama zaten vatandaşın satmak istemediği seviyeye düştükten sonra bu işe girişti. Verdiği fiyat piyasadakinden farklı değildi. Üstelik ürün standartları konusunda üreticinin deveye hendek atlatması gerekti.

İşçilere bir şey dememek gerek ama onlar korunurken, sektörün uluslararası paydaşları kendilerini korumak için her yola başvururken, sektörün ana unsuru olan fındık üreticisinin sahipsiz kaldığını söylemek abartı sayılabilir mi?

***

Fındık üretimi önceleri doğu Karadeniz'de birkaç ilde yapılıyordu. Nasıl oldu da tüm Karadeniz bölgesinin ana geçim kaynağına dönüştü bilir misiniz?

Çünkü 1935 yılında yapılan 1.Ulusal Fındık Kongresi, 1938'de Fiskobirlik kurulmasıyla, sektörde bir fiyat istikrarı oluşturulması başarılmıştı da ondan. Fiskobirlik'e ürününü veremeyen tüccara verebiliyordu ama tüccar da Fiskobirlik fiyatı ile arada geniş bir makas bırakamıyordu. Fiyat bir şekilde garanti altındaydı. Üretici, ulusal ve uluslararası tüketici firmalar karşısında korunuyordu.

Sonra ne oldu? Özetle, 2006 yılında iktidarın adayı değil, başka bir aday Fiskobirlik başkanlığına seçildi. Hükümet o güne kadar her yıl kredi verdiği birliğe o sene kredi vermedi. Her sene alımda kullanılan, satış sonrası geri ödenen kredi verilmeyince Fiskobirlik üreticiye fındık bedellerini ödeyemedi. Üretici de bir sonraki sene birliğe ürün vermedi. TMO'nun piyasa düzenleyici alımlar yapması da birliğin tabutuna çakılan son çivi oldu. Taammüden fındık üreticisini koruyan sistem katledildi. Neticede fındık sektörünü korumak, valiliklerin işçi ücretleri konusunda yaptığı açıklamalara indirgendi.

Sektörün asıl üretim gücü giderek örgütsüz bir hale dönüşürken, sektörün hizmet paydaşının devletçe korunması, tüketici kartellerin tekelleşmesine göz yumulması ne kadar trajikomik değil mi?

Devlet liberalleşti, üretimden çekiliyor deniyor. Külahıma anlatsınlar onu. Ne 1. Ulusal Fındık Kongresi, ne de fiskobirlik devletin üretime müdahalesi anlamında faaliyetler değildi ki... Sadece sektörde düzenleyici önlemler sözkonusuydu.

Devlet asıl şimdi—o da negatif anlamda—sektöre müdahale eder duruma geldi ki, daha da trajikomik bir durum bu...

Bu Yazı Toplam 1427 Defa Okunmuştur

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar
    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • HAVADAN SUDAN…
      30-09-2019 | 07 : 59 53
    • KAMPÜS SORULARI
      30-03-2018 | 08 : 44 13
    • DÖNER ÜSTÜ HABER...
      19-07-2017 | 09 : 50 49
    • ZAM DİYE BİR ŞEY …
      07-09-2019 | 08 : 17 26
    • UNUTMADIK DİYORUZ AMA…
      17-08-2019 | 08 : 32 06
    • "TAŞ İŞTE..."
      22-12-2016 | 09 : 23 15
    • GUGUK KUŞU YUMURTASI...
      10-08-2016 | 08 : 43 05
    • EKSİK OLMASINLAR...
      08-03-2018 | 08 : 05 49
    • ALAPLI’DA ALTIN ARAMAK…
      04-09-2019 | 10 : 22 27
    • İYİ PARTİ...
      01-11-2017 | 08 : 44 25
    • CHP... CHP... CHP...
      10-09-2018 | 10 : 05 30
    • İYİ PARTİ, MHP, SAADET PARTİSİ
      19-07-2018 | 08 : 03 14
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • doğan  yıldıztan
      doğan yıldıztan
      Bir Başka Avrupa!
    • UĞUR DEMİROĞLU
      UĞUR DEMİROĞLU
      HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
    • Hasan Vehbi Ersoy
      Hasan Vehbi Ersoy
      DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
    • Semih ÇOLAK
      Semih ÇOLAK
      SEÇMEN NE DEDİ?
    • Konuk Yazar
      Konuk Yazar
      Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
    • Uğuralp CİVELEK
      Uğuralp CİVELEK
      “Bu bir suç duyurusudur”
    • Özkan Doğan
      Özkan Doğan
      YEREL RADYO VE REKLAM
    • Şenol AZMAN
      Şenol AZMAN
      “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      İlk Çocuk, İlk Endişeler
    • Merve KIRAN
      Merve KIRAN
      KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
    • Özge CERRAH
      Özge CERRAH
      ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
    • İsmail DEMİREL
      İsmail DEMİREL
      SAĞLIKTA OLUMSUZ İŞLER
    • Harun KARA
      Harun KARA
      ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
    • Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      SEVGİ ASLA YETMEZ!
    • Dilek Şen Karakaya
      Dilek Şen Karakaya
      KAYIP-YAS SÜRECİ
    • Hamdi Güner
      Hamdi Güner
      DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
    • Hüseyin Aksakal
      Hüseyin Aksakal
      HAVADAN SUDAN…
    • Elif Yapıcı
      Elif Yapıcı
      ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
    • Durul Mert M.A Ed.
      Durul Mert M.A Ed.
      İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
    • Kudret Yavuz Eren
      Kudret Yavuz Eren
      Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor

    » Henüz BU HAFTA Yazı Görünmüyor
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      İlk Çocuk, İlk Endişeler
    Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
             

    © degisimmedya.com

     İletişim Bilgileri
     Künye
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    •   ASAYİŞ
    •   EĞİTİM
    •   GÜNCEL
    •   KÜLTÜR
    •   KULİS HABER
    •   SİNEMA
    •   TEKNOLOJİ
    •   TÜRKİYE
    •   DÜNYA
    •   FOTO GALERİ
    •   VİDEO GALERİ
    •   YAZARLARIMIZ
    •   GÜNÜN HABERLERİ
    •   Arşiv
    Tel : 0 372 322 27 30

    E-posta: info@degisimmedya.com