
SEVİNÇ HAVASI...
31 Ekim 2016 08:49:18
Milli bayramlar her ülkede, ülkenin kurtuluşu, yönetim biçiminin belirlenmesi, savaşların sonuçlandırılması gibi gerekçelerle kutlanır. Bu günler bir ülkeyi oluşturan temel fikirlerin sembolünün tüm toplum tarafından yaşatılmasını simgeler.
Bugünlerde bayramlar üzerinden bir ayrışma yaşandığı malum. İktidarın sistem üzerinde revizyon girişimleri, muhalefet partileri tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerine yönelik tehdit olarak algılanıyor. Böylece esasen tüm partilerin ve siyasi görüşlerin üstünde olması gereken ulusal sembolleri sahiplenme biçimleri üzerinden gerilimler ortaya çıkıyor.
Çelenk sunma törenlerinde resmi kutlamaların ardından, muhalif partiler, sivil toplum kuruluşları kendi çelenklerini sunuyor, ayrı açıklamalar yapıyor. Bu durum hani uygunsuz demeyelim ama bayram havasını solumak isteyenlerin gönlünde bir kırgınlık yaratıyor. Bayram olgusu "Hep birlikte" yi içinde barındırıyor çünkü.
Öncelikle şunu belirtmek gerek. Bayramlar bu toplumda yaşayan herkese aittir. Aynı dini bayramlarda olduğu gibi, milli bayramlar da gündem ne olursa olsun toplumu birleştirir. Bunlar üzerinden üretilen ötekileştirme nasıl olursa olsun, toplum tabanında etkin bir karşılık bulmayacağı, bulmadığı ortada.
Ama bayramları halkın izlediği, devlet kurumlarının görkemini sergilediği bir gelenek olmaktan çıkarıp, halkın ve sivil toplum kuruluşlarının etkinlikleriyle katkı verdiği ortamlar dönüştürebilsek ne güzel olurdu!
***
Bugün orta yaşa yaklaşanlar bilir. Her şehirde geçit törenlerinin yapıldığı taklar vardı. Bugün artık en azından bizim bölgede gözükmüyor. Tüm şehir en güzel giysilerini giyer, önce resmi kutlamaları izler, sonra da kutlamalara katılan çocuklarıyla gezer, bir yerlerde oturur, hiç değilse evinde bir bayram havasında bir arada olurdu.
Köylerde bayram kutlamaları daha bir renkli geçerdi. Köyler, sosyal etkinlikler açısından fazla hareketli yerler olmadığından, Cumhuriyet Bayramı, Çocuk Bayramı, gibi günlerde tüm köy halkı okul bahçelerinde buluşurdu. Etkinlikleri gerçekleştiren çocuklar, seyircilerin bir şekilde akrabası, yakını olduğundan her atraksiyon ayrıca önemliydi.
Mesela Bir çuvalın içine giren büyükçe çocukların final çizgisine varmak için yarışması büyük rağbet görürdü. Çocukların ağızlarına aldığı kaşıkların üstüne koydukları pişmemiş yumurtaları düşürmeden final çizgisine varmak için gösterdiği çaba, bir iple havaya asılı elmayı önce bitirmeye dayanan yarışlar; birinci gelen çocuğun yaşadığı gurur, seyircilerin tebrikleri derken, değme festivalde soluyamayacağınız bir sevinç ve neşe havasını solumaya başlardınız.
Bayramlarda ihtiyacımız olan o sevinç havasıdır...
***
Elbette askerlerimiz, bayraklarımız, marşlarımız ve törenlerin resmi kısmından vazgeçilmesi anlamına gelmiyor bu durum.
Toplumun tamamı Cumhuriyet paydasında buluşabildiğine göre, sivil toplum kuruluşlarının, çeşitli mahallelerin kendilerine has etkinlikler yapabileceği platformlar oluşturulsa, bu sevinç havasının yeniden yakalanıp yakalanmayacağını sorup dururum her bayramda...
Hani yaş ilerledi, çuval yarışı uymaz belki ama yoğurt içinde para bulma yarışması, elma yeme yarışması gibi müsabakalarda forma giymek eğlenceli olabilirdi. Gerçi bu durumda da evdeki ufaklıkların diline pelesenk olma tehlikesi var ama olsun... Ben de onları çuval yarışında görürüm.
Başka bir versiyonda ise spor müsabakaları düzenlemek seçenek olabilir. Burada da futbol, voleybol gibi sporlara ilerleyen yaş dolayısıyla katılmak mümkün olmayabilir ama yan tarafta langırt oynanabilen bir yer varsa orada rakiplerin ifadesi alınabilirdi.
Tabii ki etkinliklerin nasıl olacağı fazla önemli değil. Bu havanın oluşturulması mümkün olursa, şu an akla gelmeyen bin türlü eğlence ve müsabaka türü ortaya çıkabilirdi. Hatta bugünlerde "Öteki"ne mesaj içeriği taşıyan balolar bile başka bir atmosferde yapılırdı o zaman...
Zaten o sevinç havasını bir kez bulduktan sonra detaylar önemli değil!
ETİKETLER : Yazdır
Diğer Yazıları





© degisimmedya.com
İletişim Bilgileri Künye İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. Tel : 0 372 322 27 30
E-posta: info@degisimmedya.com


















