Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Ağaçtan düştü…
  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  İşçi servisine çarptı!
  Kontrolden çıkınca!.....
  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Feci kaza…
  Refüje çıktı!....
  Talihsiz genç ölü bulundu
10 Mart 2026 Salı
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
SEVİNÇ HAVASI...

SEVİNÇ HAVASI...
31 Ekim 2016 08:49:18

Yazar : Hüseyin Aksakal

  • Whatsapp ta Paylaş

Milli bayramlar her ülkede, ülkenin kurtuluşu, yönetim biçiminin belirlenmesi, savaşların sonuçlandırılması gibi gerekçelerle kutlanır. Bu günler bir ülkeyi oluşturan temel fikirlerin sembolünün tüm toplum tarafından yaşatılmasını simgeler.

Bugünlerde bayramlar üzerinden bir ayrışma yaşandığı malum. İktidarın sistem üzerinde revizyon girişimleri, muhalefet partileri tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerine yönelik tehdit olarak algılanıyor. Böylece esasen tüm partilerin ve siyasi görüşlerin üstünde olması gereken ulusal sembolleri sahiplenme biçimleri üzerinden gerilimler ortaya çıkıyor.

Çelenk sunma törenlerinde resmi kutlamaların ardından, muhalif partiler, sivil toplum kuruluşları kendi çelenklerini sunuyor, ayrı açıklamalar yapıyor. Bu durum hani uygunsuz demeyelim ama bayram havasını solumak isteyenlerin gönlünde bir kırgınlık yaratıyor. Bayram olgusu "Hep birlikte" yi içinde barındırıyor çünkü.

Öncelikle şunu belirtmek gerek. Bayramlar bu toplumda yaşayan herkese aittir. Aynı dini bayramlarda olduğu gibi, milli bayramlar da gündem ne olursa olsun toplumu birleştirir. Bunlar üzerinden üretilen ötekileştirme nasıl olursa olsun, toplum tabanında etkin bir karşılık bulmayacağı, bulmadığı ortada.

Ama bayramları halkın izlediği, devlet kurumlarının görkemini sergilediği bir gelenek olmaktan çıkarıp, halkın ve sivil toplum kuruluşlarının etkinlikleriyle katkı verdiği ortamlar dönüştürebilsek ne güzel olurdu!

***

Bugün orta yaşa yaklaşanlar bilir. Her şehirde geçit törenlerinin yapıldığı taklar vardı. Bugün artık en azından bizim bölgede gözükmüyor. Tüm şehir en güzel giysilerini giyer, önce resmi kutlamaları izler, sonra da kutlamalara katılan çocuklarıyla gezer, bir yerlerde oturur, hiç değilse evinde bir bayram havasında bir arada olurdu.

Köylerde bayram kutlamaları daha bir renkli geçerdi. Köyler, sosyal etkinlikler açısından fazla hareketli yerler olmadığından, Cumhuriyet Bayramı, Çocuk Bayramı, gibi günlerde tüm köy halkı okul bahçelerinde buluşurdu. Etkinlikleri gerçekleştiren çocuklar, seyircilerin bir şekilde akrabası, yakını olduğundan her atraksiyon ayrıca önemliydi.

Mesela Bir çuvalın içine giren büyükçe çocukların final çizgisine varmak için yarışması büyük rağbet görürdü. Çocukların ağızlarına aldığı kaşıkların üstüne koydukları pişmemiş yumurtaları düşürmeden final çizgisine varmak için gösterdiği çaba, bir iple havaya asılı elmayı önce bitirmeye dayanan yarışlar; birinci gelen çocuğun yaşadığı gurur, seyircilerin tebrikleri derken, değme festivalde soluyamayacağınız bir sevinç ve neşe havasını solumaya başlardınız.

Bayramlarda ihtiyacımız olan o sevinç havasıdır...

***

Elbette askerlerimiz, bayraklarımız, marşlarımız ve törenlerin resmi kısmından vazgeçilmesi anlamına gelmiyor bu durum.

Toplumun tamamı Cumhuriyet paydasında buluşabildiğine göre, sivil toplum kuruluşlarının, çeşitli mahallelerin kendilerine has etkinlikler yapabileceği platformlar oluşturulsa, bu sevinç havasının yeniden yakalanıp yakalanmayacağını sorup dururum her bayramda...

Hani yaş ilerledi, çuval yarışı uymaz belki ama yoğurt içinde para bulma yarışması, elma yeme yarışması gibi müsabakalarda forma giymek eğlenceli olabilirdi. Gerçi bu durumda da evdeki ufaklıkların diline pelesenk olma tehlikesi var ama olsun... Ben de onları çuval yarışında görürüm.

Başka bir versiyonda ise spor müsabakaları düzenlemek seçenek olabilir. Burada da futbol, voleybol gibi sporlara ilerleyen yaş dolayısıyla katılmak mümkün olmayabilir ama yan tarafta langırt oynanabilen bir yer varsa orada rakiplerin ifadesi alınabilirdi.

Tabii ki etkinliklerin nasıl olacağı fazla önemli değil. Bu havanın oluşturulması mümkün olursa, şu an akla gelmeyen bin türlü eğlence ve müsabaka türü ortaya çıkabilirdi. Hatta bugünlerde "Öteki"ne mesaj içeriği taşıyan balolar bile başka bir atmosferde yapılırdı o zaman...

Zaten o sevinç havasını bir kez bulduktan sonra detaylar önemli değil!

Bu Yazı Toplam 478 Defa Okunmuştur

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar
    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • HAVADAN SUDAN…
      30-09-2019 | 07 : 59 53
    • KAMPÜS SORULARI
      30-03-2018 | 08 : 44 13
    • DÖNER ÜSTÜ HABER...
      19-07-2017 | 09 : 50 49
    • ZAM DİYE BİR ŞEY …
      07-09-2019 | 08 : 17 26
    • UNUTMADIK DİYORUZ AMA…
      17-08-2019 | 08 : 32 06
    • "TAŞ İŞTE..."
      22-12-2016 | 09 : 23 15
    • GUGUK KUŞU YUMURTASI...
      10-08-2016 | 08 : 43 05
    • EKSİK OLMASINLAR...
      08-03-2018 | 08 : 05 49
    • ALAPLI’DA ALTIN ARAMAK…
      04-09-2019 | 10 : 22 27
    • İYİ PARTİ...
      01-11-2017 | 08 : 44 25
    • CHP... CHP... CHP...
      10-09-2018 | 10 : 05 30
    • İYİ PARTİ, MHP, SAADET PARTİSİ
      19-07-2018 | 08 : 03 14
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • doğan  yıldıztan
      doğan yıldıztan
      Bir Başka Avrupa!
    • UĞUR DEMİROĞLU
      UĞUR DEMİROĞLU
      HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
    • Hasan Vehbi Ersoy
      Hasan Vehbi Ersoy
      DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
    • Semih ÇOLAK
      Semih ÇOLAK
      SEÇMEN NE DEDİ?
    • Konuk Yazar
      Konuk Yazar
      Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
    • Uğuralp CİVELEK
      Uğuralp CİVELEK
      “Bu bir suç duyurusudur”
    • Özkan Doğan
      Özkan Doğan
      YEREL RADYO VE REKLAM
    • Şenol AZMAN
      Şenol AZMAN
      “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      İlk Çocuk, İlk Endişeler
    • Merve KIRAN
      Merve KIRAN
      KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
    • Özge CERRAH
      Özge CERRAH
      ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
    • İsmail DEMİREL
      İsmail DEMİREL
      SAĞLIKTA OLUMSUZ İŞLER
    • Harun KARA
      Harun KARA
      ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
    • Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      SEVGİ ASLA YETMEZ!
    • Dilek Şen Karakaya
      Dilek Şen Karakaya
      KAYIP-YAS SÜRECİ
    • Hamdi Güner
      Hamdi Güner
      DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
    • Hüseyin Aksakal
      Hüseyin Aksakal
      HAVADAN SUDAN…
    • Elif Yapıcı
      Elif Yapıcı
      ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
    • Durul Mert M.A Ed.
      Durul Mert M.A Ed.
      İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
    • Kudret Yavuz Eren
      Kudret Yavuz Eren
      Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor

    » Henüz BU HAFTA Yazı Görünmüyor
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      İlk Çocuk, İlk Endişeler
    Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
             

    © degisimmedya.com

     İletişim Bilgileri
     Künye
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    •   ASAYİŞ
    •   EĞİTİM
    •   GÜNCEL
    •   KÜLTÜR
    •   KULİS HABER
    •   SİNEMA
    •   TEKNOLOJİ
    •   TÜRKİYE
    •   DÜNYA
    •   FOTO GALERİ
    •   VİDEO GALERİ
    •   YAZARLARIMIZ
    •   GÜNÜN HABERLERİ
    •   Arşiv
    Tel : 0 372 322 27 30

    E-posta: info@degisimmedya.com