Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
  Son Dakika |  Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Son Dakika |  Ağaçtan düştü…
  Son Dakika |  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Son Dakika |  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  Son Dakika |  İşçi servisine çarptı!
  Son Dakika |  Kontrolden çıkınca!.....
  Son Dakika |  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Son Dakika |  Feci kaza…
  Son Dakika |  Refüje çıktı!....
  Son Dakika |  Talihsiz genç ölü bulundu
26 Temmuz 2026 Pazar

  1. GÜNDEM

DEPREMİ değil ama AFETİ ÖNLEMEK MÜMKÜN!

 Yayınlanma : 17-08-2022 | 13 : 16 05
 Güncelleme : 17-08-2022 | 13 : 16 05
Haber Görseli
        

DEPREMİ değil ama AFETİ ÖNLEMEK MÜMKÜN!

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası’ndan yapılan açıklamada,  tarihimizin en acı depremlerinden 17 Ağustos 1999 Marmara Depreminin 23. yılında da temel insan haklarından olan “Barınma Hakkı”nın tüm yurttaşlarımıza sunulabilmesi için depremi unutmama, unutturmama ısrarını sürdürmeye, güvenli ve sağlıklı yapı üretimi sağlanana kadar siyasi iktidarların görev ve sorumluluğunu hatırlatmaya kararlılık vurgusu yapıldı.

Açıklamada şunlar kaydedildi.

“Bugüne kadar depreme karşı hazırlık, yapı güvenliği, hasar tespiti gibi konularda çokça konuşuldu, bu konular hakkında çokça yazılıp çizildi. Ancak bir doğa olayı olan depremin ülkemizde her defasında afete dönüşmesine bir türlü engel olunamıyor. Çıkarılan yasa ve yönetmelikler, yıllara dayanan çalışmalarla oluşturulan plan ve projeler uygulama aşamasına geçemeden kağıt üzerinde kalıyor. Ne yazık ki yapılan çalışmalar daha çok afet sonrası yara sarma düzeyinde kalıyor. Bir deprem coğrafyasında yer alan ülkemiz tarih boyunca birçok kez yıkıcı depremlerle karşı karşıya kalmıştır. Özellikle Marmara Bölgesinin gerek ekonomik anlamda gerekse sosyo-kültürel açıdan coğrafyamızda merkez pozisyonunu yüzyıllardır koruması nedeniyle, bu bölgede yaşanan depremler ciddi sonuçlar doğurmuştur.”

“17 AĞUSTOS 1999 DEPREMİ BİR MİLAT...”

Cumhuriyet döneminin gerek can ve mal kaybı açısından gerekse sosyal ve ekonomik sonuçları açısından en yıkıcı depremlerinden birinin 17 Ağustos 1999 tarihli Gölcük merkezli deprem olduğu ifade edilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“7,4 büyüklüğündeki bu deprem başta Marmara bölgesi olmak üzere tüm Türkiye’yi etkilemiştir. Ülkemizin ekonomik anlamda üretim ve ticaret merkezi olan ve yurdun her yerinden göç alan bir bölge olması nedeniyle bu depremin tüm yurttaşlarımızı doğrudan ya da dolaylı olarak etkilediğini söylemek mümkündür. Depremde 20 binden fazla yurttaşımız hayatını kaybederken yaralı sayısı 50 bini aşmıştır. Bölgede yaklaşık 113 bini yıkık ve ağır hasarlı olmak üzere toplam 365 bin bina hasar görmüştür. Ortaya çıkan kayıpların ve hasarın büyüklüğü, deprem sonrası müdahalede yaşanan sorunlarla birlikte bu depremin etkisi öyle şiddetli olmuştur ki 2001 ekonomik krizinin önemli sebepleri arasında sayılmaktadır. Bu kadar büyük sonuçlar doğuran 17 Ağustos Depremi, depreme bakış açısının değişmesinde bir milat olarak kabul edilmiştir. Yalnızca deprem sonrası yapılacak müdahaleler değil depremden önce alınması gereken tedbirler de tartışılmıştır. Plansız-çarpık kentleşmenin ve mühendislik hizmeti almayan yapıların ne kadar büyük tehdit oluşturduğu anlaşılmış, bu konuda birçok kurum ve kuruluş tarafından neler yapılması gerektiği konusunda çalışmalar yapılmış, bu çalışmalar birleştirilerek strateji ve eylem planlarına dönüştürülmüştür.  Odamızın da bu konuda çeşitli çalışmaları olmuş, deprem kongreleri, çalıştaylar düzenlenmiş, raporlar hazırlanmış, kamuoyunu aydınlatacak ve deprem konusunda farkındalığı ve bilinci artıracak çalışmalar yapılmıştır. Yıllara dayanan çalışmalar sonucunda deprem konusunda sorunlar da bu sorunların çözümü için yapılması gerekenler de bellidir.”

MEVCUT YAPI STOKU İYİLEŞTİRİLMELİ VE GÜÇLENDİRİLMELİ...

Açıklamada, depremlerin tahribatından kaçınmak için öneriler ise şu ifadelerle anlatılıd:

“2011 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konan ve 2012-2023 yıllarını kapsayan "Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı"nda (UDSEP) alınan kararların uygulamaya geçirilmesi depreme hazırlık konusunda en önemli çaba olacaktır. UDSEP’e göre başta okul ve hastaneler olmak üzere, Türkiye’deki bina envanterinin çıkarılması ve mevcut yapıların hasar görebilirlikleri ve riskleri esas alınarak gruplandırılması planlanmıştır. Oysa 2020 yılında TBMM`de kurulan Deprem Komisyonunun 2021 tarihli raporunda, 2017 yılı itibarıyla bitirilmesi gereken envanter ve riskli yapı tespiti çalışmalarının 2021 yılı itibarıyla nasıl yapılacağının yönteminin bile çıkarılamadığı anlaşılmaktadır.Mevcut yapı stokunun envanterinin çıkarılması konusundaki çalışmalar hızlandırılmalı, mevcut durum tespit edilerek acilen güçlendirilmesi veya yenilenmesi gereken binalar belirlenerek bir plan doğrultusunda yapı stokunun depreme dirençli hale getirilmesi sağlanmalıdır.

HER ŞANTİYEYE TAM ZAMANLI BİR ŞANTİYE ŞEFİ!..

Teknik ekiplerin gözlem ve değerlendirmelerinde, gerçekleşen depremlerde genel olarak binaların yıkılma ve ağır hasar görmelerinin ana nedenleri olarak; malzeme ile ilgili sorunlar, Donatı detaylandırması ile ilgili sorunlar, Alt kat kolonlarının göçmesi ile ilgili sorunlar, Kısa kolon oluşumu ile ilgili sorunlar, Tasarım, imalat ve kullanım aşamasındaki denetim eksikliği sorunları gibi ana hususlar tespit edilmektedir. Teşhis bellidir. Deprem etkileri nedeniyle oluşan yapısal hasarlar büyük oranda yapıların inşası ya da sonrasındaki denetimsizlik nedeniyle ortaya çıkmaktadır. O halde yapı üretim sürecindeki sorunların ortadan kaldırılması yetkililerin öncelikli görevi olmalıdır.Yapı üretiminin mühendislik esaslarına uygun olarak gerçekleştirilmesini sağlayan en önemli görev şantiye şefliğidir. Ancak bu görevin usulüne uygun olarak yerine getirilmemesi, inşaat hatalarını, dolayısıyla deprem hasarlarını büyütmektedir.

Şantiye şefinin görevini tanımlamak gerekirse; bir yapının fen ve tekniğe, ruhsata esas teşkil eden projesine uygun olarak inşa edilmesi ile inşaatın iş ve işlemlerinin planlanmasını sağlamaktır. Bunun yanında işçi sağlığı ve iş güvenliğini şantiye sahasında gözetmek gibi önemli bir görevi daha bulunmaktadır. Türkiye işçi ölümlerinde dünya çapında en üst sıralarda yer almaktadır. Şantiye şefliği görevinin hakkıyla yerine getirilmemesi bu seviyelerdeki işçi ölümlerinin başlıca sebeplerinden biridir.Tam da bu sebeple biz İnşaat Mühendisleri Odası olarak sınırlı durumlar dışında, her şantiye şefinin sadece bir şantiyede tam zamanlı olarak görevlendirilmesi gerektiğini vurguluyoruz.

YAPI DENETİM SİSTEMİ DÜZENLENMELİDİR..

Mevcut Yapı Denetimi Sistemiyle yurttaşların can ve mal güvenliğinin etik kurallardan yoksun olan serbest piyasa koşullarına teslim edildiği ifade edilen açıklamada, “4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun öngördüğü sistemde, kamusal bir hizmet olan denetim hizmeti ticarileştirilmiştir. Denetim sisteminin ticari ilişkilerin belirleyiciliğine terk edilmesiyle rant ilişkileri, tekniğin, fen ve sanat kurallarının önüne geçmiştir. Sağlıklı işleyen bir sistemde planlama, projelendirme, üretim ve denetim hizmetleri birbirinin tamamlayıcısı olarak düşünülmeli buna göre de İmar Kanunu başta olmak üzere Yapı Denetim Kanunu, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve ilgili tüm Kanunlar ve bağlı yönetmelikleri kamu yararı ilkesi gözetilerek ve bütüncül bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir.Mevcut Yapı Denetim Yasasının öngördüğü, ticari yanı ağır basan yapı denetim şirketi modeli yerine; uzmanlık ve etik değerlere sahip yapı denetçilerinin etkinliğine dayalı, meslek odalarının sürece etkin katılımını sağlayacak yeni bir denetim süreci modeli hayata geçirilmelidir. Bu modellemede proje denetimi ile yapı denetimi birbirinden ayrılmalıdır” denildi.

KENTSEL DÖNÜŞÜM KENTSEL KIYIM OLDU

Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Devletin asli görevi sağlıklı, güvenli ve yaşanabilir kentler kurmak ve yaşanabilir bir çevre oluşturmaktır. Oysa bugün devlet eliyle “Kentsel Dönüşüm” adı altında mühendislik, mimarlık ve şehir planlama disiplinlerinin teknik ve bilimsel gereklilikleri ile toplumun ihtiyaçları, sosyo-ekonomik yapısı dikkate alınmadan rant odaklı dönüşüm gerçekleştirilmektedir. Kentlerin tarihi ve doğal dokusu yok edilmektedir. Bugün başta İstanbul olmak üzere kentlerimizde yenilenmeyi ve güçlendirilmeyi bekleyen onca yapı varken kentsel yenileme ve kentsel dönüşüm gayrimenkul piyasasının talepleri doğrultusunda hayata geçirilmektedir. Kentsel dönüşüm riskli yapıların dönüştürülmesi şeklinde değil, rant değeri yüksek bölgelerde yapılaşma olarak gerçekleşmektedir. Öyle ki boş arsalar üzerinde kentsel dönüşüm yapılmaktadır.

Yıllardır gündeme getirilen ve olası bir depremin çok daha büyük felakete dönüşmesine neden olacak olan Kanal İstanbul projesi ölü doğan bir projedir. Marmara bölgesi için bir çevre felaketini tetikleyecek olması bir yana deprem riski çok yüksek olan kentin Avrupa yakasını ikiye bölmenin yaratacağı belirsizliklerin neye mal olacağı bilinmemektedir. Mevcut durumda bile deprem toplanma alanları, ulaşım güzergâhları yok edilen bir kentin afet müdahale olanakları adeta engellenirken, bölünmüş bir kentin deprem sonrasında nasıl tepki vereceği de büyük bir bilinmezliktir.Depremin afete dönüşmesini engellemenin yöntemlerinden biri de kentsel yoğunluğu azaltıp kenti dönüştürmektir. Bunun aksine Kanal İstanbul projesi ile kentin nüfusuna yaklaşık 8 milyon ilave olacağı, İstanbul nüfusunun 25 milyon, Trakya nüfusunun ise (İstanbul nüfusu dahil) 40 milyonu bulacağı hesaplanmaktadır.

Bir yandan ülkemizin uzun yıllar ödeme yapmak zorunda kaldığı/kalacağı yatırımlara büyük paralar harcanırken diğer yandan ülkenin en işlevli, en gerekli yapıları yok edilmektedir. İstanbul’un raylı ulaşım bağlantısı bulunan tek havalimanı olan Atatürk Havalimanı deprem tehlikesi altında bulunan bir kent için stratejik önemde bir üs konumundadır. Deprem tehlikesi altındaki İstanbul’un bu önemli tahliye ve ikmal hattının kullanıma hazır durumda tutulması gerekmektedir. Bugün Atatürk Havalimanının yok edilerek yerine millet bahçesi yapılmasını konuşuyor olmamız bile akla ve mantığa sığmamaktadır.”

İMAR AFLARI ÖLÜME DAVETİYEDİR

“Mevcut yapı stokumuzun belirsizliği bilinen bir gerçektir. Olası bir depremden nasıl etkileneceği bilinmeyen çok sayıda bina mevcutken üstüne bir de siyasal iktidarlarca çıkarılan imar afları can ve mal kayıpları tehdidini büyütmektedir. Ülkemizde imar afları kaçak yapılaşmanın en önemli teşvik unsurlarından birisi olmuş, toplumun sağlıklı ve güvenli konutlarda yaşamasını belirsizliğe sokmuştur. Devletin bir binaya iskan ruhsatı vermesi vatandaşına o yapıda güvenle oturabileceği yönünde güvence sunması anlamına gelir. Oysa mühendislik hizmeti almamış bu yapıların, doğa olayları karşısında hasara uğramaları halinde sorumluluk bu kararı alan devletin, siyasi iktidarın üzerindedir.Her seçim öncesi siyasi ikbal uğruna gündeme getirilen imar affı uygulamalarına son verilmeli, imar affından yararlanan yapılar denetlenmelidir.”

BÜYÜK TEHLİKE!

“Ülkemiz oldukça zor bir dönemden geçmektedir. Ekonomik anlamda yaşanan kriz koşullarında olası bir büyük depremin sonuçlarının 2001 krizinde yaşananlardan çok daha ağır olacağı açıktır. Üstelik kentlerimiz öylesine kalabalıklaşmış, plansızlık, kaçak yapılaşma öylesine ilerlemiş, afet toplanma alanları ranta açılmıştır ki can ve mal kaybı açısından da büyük bir tehlike bizleri beklemektedir. Başta İstanbul ve Marmara Bölgesi olmak üzere olası büyük bir depremin Türkiye’ye neler yaşatacağını kestirmek zordur.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak hem yetkili kurum ve kuruluşlara hem de tüm kamuoyuna seslenmek istiyoruz: Bu karamsar tabloyu el birliğiyle tersine çevirmemiz mümkündür. Biz İMO olarak tüm bilimsel-teknik birikimimizle, sahada edindiğimiz tecrübe ve yetişmiş kadrolarımızla, başta deprem olmak üzere doğa olaylarının afetlere dönüşmesini önleme konusunda görev almaya hazırız. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi sorunlar da bellidir, çözümleri de. Yeter ki çözüm için ortaya irade konulsun.”


Haber : Ö Cerrah M Sorhan

ETİKETLER : Yazdır

  • DEPREMİ
  • değil
  • ama AFET
  • İ ÖNLEMEK
  • MÜMKÜN

  Yorumlar

Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

 Çok Okunanlar


  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

» Henüz BUGÜN Haber Görünmüyor
  • Bıçakla saldırdı....
    Bıçakla saldırdı!....
  • Ereğlinin Doğal Hazinesine Yolculuk
    Ereğli'nin Doğal Hazinesine Yolculuk  
  • Teknoloji Tasarım Öğretmeni Fatma Keleş vefat etti
    Teknoloji Tasarım Öğretmeni Fatma Keleş vefat etti
  • Tapu Müdürlüğünde görevli memur, dolandırıcılık suçlamasıyla gözaltına alındı
    Tapu Müdürlüğünde görevli memur, dolandırıcılık suçlamasıyla gözaltına alındı
  • İŞ İNSANI ALİ KANCA HAYATINI KAYBETTİ
    İŞ İNSANI ALİ KANCA HAYATINI KAYBETTİ
  • EREĞLİDEN DÜNYAYA: KOÇUN ZİRVESİNDEN ABDYE
    EREĞLİ’DEN DÜNYAYA: KOÇ’UN ZİRVESİNDEN ABD’YE
  • SAHTE ALTIN OPERASYONU: ÇOK SAYIDA GÖZALTI VAR
    SAHTE ALTIN OPERASYONU: ÇOK SAYIDA GÖZALTI VAR
  • Şahin Ören hayatını kaybetti
    Şahin Ören hayatını kaybetti
  • Feci kazada hayatını kaybetti
    Feci kazada hayatını kaybetti
  • Muhtarlardan Başkan Posbıyıka Geçmiş Olsun Ziyareti
    Muhtarlardan Başkan Posbıyık’a Geçmiş Olsun Ziyareti

 Son Haberler


  • Sağanak yağış etkili oldu
    Sağanak yağış etkili oldu
  • BELEDİYE EKİPLERİ SAHADA SEFERBER....
    BELEDİYE EKİPLERİ SAHADA SEFERBER....
  • Zonguldak Valiliğinden denize giriş yasağı!...
    Zonguldak Valiliğinden denize giriş yasağı...
  • BAŞKAN OĞUZ ÜNLÜER’İN ACI GÜNÜ
    BAŞKAN OĞUZ ÜNLÜERİN ACI GÜNÜ

 Köşe Yazarlarımız


  • Editör Görseli
    Semih ÇOLAK
    SEÇMEN NE DEDİ?
  • Editör Görseli
    Op. Dr. Erol GÜNEN
    Kemiklerinizi Sessizce Çürüten 6 Alışkanlık
  • Editör Görseli
    Şenol AZMAN
    “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
  • Editör Görseli
    Merve KIRAN
    KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
  • Editör Görseli
    Konuk Yazar
    Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
  • Editör Görseli
    Uğuralp CİVELEK
    “Bu bir suç duyurusudur”
  • Editör Görseli
    Özkan Doğan
    YEREL RADYO VE REKLAM
  • Editör Görseli
    doğan yıldıztan
    Bir Başka Avrupa!
  • Editör Görseli
    UĞUR DEMİROĞLU
    HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
  • Editör Görseli
    Hasan Vehbi Ersoy
    DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
  • Editör Görseli
    Özge CERRAH
    ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
  • Editör Görseli
    İsmail DEMİREL
    NASIL FAKİRLEŞTİK?
  • Editör Görseli
    Harun KARA
    ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
  • Editör Görseli
    Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
    SEVGİ ASLA YETMEZ!
  • Editör Görseli
    Dilek Şen Karakaya
    KAYIP-YAS SÜRECİ
  • Editör Görseli
    Hamdi Güner
    DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
  • Editör Görseli
    Hüseyin Aksakal
    HAVADAN SUDAN…
  • Editör Görseli
    Elif Yapıcı
    ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
  • Editör Görseli
    Durul Mert M.A Ed.
    İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
  • Editör Görseli
    Kudret Yavuz Eren
    Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

 Haber Yorumları


  • J
    İşçilerin
  • ibrahim yalçınkaya
    kanazilasyon borusu geçince Kemer in tarihimi değişiyor Ruhi cöbekoğlu yıllar önce tüm ereğli nin kanazilasyonunu geçirmişti oradan hiç r... DEVAMI
  • Cenk
    Değişimmedya senin haber sitene girmekten nefret ediyorum umarım çare bulursunuz reklamlardan haber bakamıyoruz okuyamıyoruz bu kadarda olmaz...... DEVAMI
  • Veli
    Dünyada tonu 100 euro olan taskömürünü tonu600 euro ya üretip zarari devlete millete yükleyen ttk taskömür kimsenin umurunda degil
  • Metin
    Su ve kanalizasyon hattı seneler önce yapıldı yalan haber yapmayın
  • Ali
    Caddedengecemedim kdz ereglide tavsan gibi yaya kovalayan arabalardan,bin derdi olan ereglide ,posbiyikbaskan nasil mühendis anlamadimgitti,
  • Mevlüt kural
    Almanya 4 bin firmadan 40 firmanin gelecegi oldunu acikladi,gerisi kör kuyu gelecegi olmayan, Usa da antropotik ai mythos da da nsa nin softwareac... DEVAMI
  • Hakan
    Rahmetli kadir hocam derdiki keşke yunan galip gelseydi sözü tam bunu anlatıyor anlayacak kapasite olmayınca..Evet keşke yunan galip gelseydi di... DEVAMI
  • Hakan
    Çalışanlar yerine tatlıyı amirler götürmüş göstermelik chp belediyesi..
  • Faruk Çilingir
    Şehrin hafızasının korumasından bahsediliyor, insanların geçmişi ile bağını sağlayan bozhane deki çay bahçelerindeki hatıralarını si... DEVAMI
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
  • BİZE ULAŞIN
  • REKLAM
  • Kullanım Şartları
  • Veri Politikası
  • Çerez Politikası
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
         

© degisimmedya.com

 İletişim Bilgileri
 Künye
İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
  •   ASAYİŞ
  •   EĞİTİM
  •   GÜNCEL
  •   KÜLTÜR
  •   KULİS HABER
  •   SİNEMA
  •   TEKNOLOJİ
  •   TÜRKİYE
  •   DÜNYA
  •   FOTO GALERİ
  •   VİDEO GALERİ
  •   YAZARLARIMIZ
  •   GÜNÜN HABERLERİ
  •   Arşiv
  •   Site Ara
  •   Kdz.Ereğli Haberler
Tel : 0 372 322 27 30

E-posta: info@degisimmedya.com