
SEVGİ ANLAYIŞIMIZ NEDİR?
05 Ocak 2015 08:52:36
2014 yılını acılarıyla, geçim dertleriyle, sıkıntılarıyla, kavgalarıyla, dinimize-kuranımıza-bayrağımızavatanımıza-Türklüğümüze Türkçe'mize-Türkiye cumhuriyeti kurucusu Atatürk'e saldırılarla geçti Türk bayrağı ile yürüyenler, vatanını milletini savunanlar tahrik eden kişi ilan edildi Vatan hainleri baş tacı edildi Bu acılara yürek dayanır mı? Türkün başı öne eğildi, namerdin, vatan hainlerinin başı dik tutulmaya çalışıldı vatanın bölünmesi özerklik konuşulur oldu Türkiye'nin yüreği kan ağlıyor insanların içine kin nefret-bizdensin, bizden değilsin ayrıştırması yapıldı İnsanlarımız sevgiden uzaklaştı, düşman oldular
İnşallah 2015 de bu acıları bir daha Türk Milleti yaşamaz Devlet
büyüklerimiz Türk Milleti olma değerlerimize ve laik Cumhuriyete laik olduğu
değeri verirler Tehditlere boyun eğmezler Bu inançla Vatanımıza "SEVGİ
"tohumları ekelim dedim Ekelim ki; insanlarımızın yüreği eskisi gibi sevgi
dolsun Çocuklarımız sevgi ile doğsun.
Bu karamsar düşüncelerden uzaklaşalım diye "SEVGİ" kavramını işlemek
istedim
SEVGİ; KENDİNİ BAŞKASINDA, BAŞKASINI KENDİNDE BULMAKTIR...
Sevgi; Gönül insanı olmaktır/sevgi; aşık olmaktır/sevgi;
bir bedende iki kalbin yaşamasıdır/sevgi; ruh ikizi olmaktır./sevgi; önce dostu
bulmaktır./sevgi ve aşk; bedenimizde ki ruha Allah'ın bir yansımasıdır...
İnsan, sevgi yoluyla Allah'a ulaşır, çünkü insanla ALLAH arasında
özdeşlik vardır.
Gerçekte, insan-Allah'ı-evren üçlüsü birlik içindedir, var olan yalnız
Allah'dır, türlülük bir görünüş'tür. Çünkü Allah, kendi özü gereği, bütün
varlık türlerini kapsar, her varlıkta yansır.
Evreni kuran ögelerle insanın gövdesini oluşturan ilkeler özdeştir. Bu özdeşlik
Allah; kendi özü gereği, bütün varlık türlerinde, biçimlendirici bir öğe
olarak bulunmasından dolayıdır. Tanrısal özün nesnel varlıklarda bulunması bir
yansıma niteliğindedir. Çünkü Allah yarattığı nesnede yansıyınca oluş
gerçekleşir. Sevgi insanda birleştirici, bütünleyici bir eğitim niteliğindedir.
Sevginin olmadığı yerde öfke, kırgınlık, çözülme ve birbirinden kopukluk gibi
olumsuz durumlar ortaya çıkar. Sevginin değerini yalnız seven bilir, sevmekte
bir bilgelik, bir olgunluk işidir. Yeterince aydınlanmamış, Allah ışığından
yoksun kalmış bir gönülde sevginin yeri yoktur. Bütün varlık türlerini
birbirine bağlayan, onları Tanrısal evrene yönelten sevgidir. Sevgi bir çıkar
amacı olmadığından seven karşılık beklemez.
Dost kişi gerçek seven kişidir. Dost başka bir anlamda da Allah'dır, kişinin
gönlünde ışıyan özdür. Yaşamak Tanrısal özün bir yansıması olarak evrende
sevinç duymaktır. Çünkü bütün varlık türlerinde Allah görünmektedir, bu nedenle
severek, düşünerek yaşamayı bilen kimse her yerde Allah ile karşı karşıyadır.
Yaşamak belli nesnelere bağlanmak, yalnız gelip geçici varlıkları edinmek için
çırpınmak değildir. Böyle bir yaşama biçimi kişiyi Tanrısal özden
uzaklaştırdığı gibi yetkinlikten, bilgelikten de yoksun kılar.
Harun KARA 'nın dilinde bilge kişinin adı erendir. Eren barış içinde
yaşamayı, bütün insanları kardeş görmeyi, kendini sevmeyeni bile seven
kişidir. Onun gönlü yalnız sevgiyle, dostluk duygularıyla doludur. Evreni bir
Tanrısal görüş alanı olarak bildiğinden, erenin evrene karşı da sevgisi,
saygısı vardır. Eren'in gözünde insan, bir küçük evrendir, büyük evren ise
Tanrısal özün kuşattığı sonsuz varlık alanıdır. Eren olma aşamasına ulaşmış
kişide erdem, alçak gönüllülük, eli açıklık, yetkinlik, olgunluk bir bütünlük
içinde bulunur.
Eren; yardım eden, yardımda bulunan, fakiri /yoksulu koruyup-gözetendir.
İyilik yapan /kötülükten uzak duran, gönül kırmayan/gönül alan, gönüllerde
yaşayan erdem kişidir. Bilgedir, bilgilidir. Şekilde/giyimde değil, özde yaşayandır.
Sevgi tohumları eken/sevgi toplayandır. İşte gerçek aşk ve sevgi budur. Ya ölüm
;
Ölüm ruhun gövdeden ayrılıp tanrısal kaynağa dönmesiyle gerçekleşir. Bu nedenle
ölüm ruhla gövde arasında bir ayrılıktır. Gerçekte ölüm yoktur, ruhun
ölümsüzlüğe ulaşması, yüce kaynağa dönüşü vardır. Çünkü bütün varlık türleri
Tanrısal özün yansıması olduğundan, salt ölüm de söz konusu değildir.
Ölümün bir başka anlamı da bilgiden, erdemden, yetkinlikten, sevgiden yoksun
kalmaktır. Bu nedenle sözün, boş bir kavram olmaması, bir varlık sorununu, bir
düşünceyi dile getirmesi gerekir. İnsan ancak söz söyleme yetkisiyle insandır;
konuşan Allah'ın yansıması durumundadır.
Beden ölür, ruh yaşar. İnsandan geriye sevgi kalır/saygı kalır/eseri kalır.
İnsan bu dünyada eseriyle baki kalır. Ya öbür dünyada; kazandığı gönüllerde
yaratana varır. O'nun özünde cenneti kazanır ve orada ebedi yaşar.
"Gel sevgide birleşelim,sevelim sevilelim.Sevgimizi ifade
edelim/sevgimizi gösterelim/sevdiğimizi söyleyelim/uzak durmayalım sarılalım/gel
gel de kucaklaşalım Bu dünyada ve öbür dünyada baki kalalım"....
Günümüzde onun asıl büyük değerinin ise her dinden, her inançtan insanlara aynı
gözle bakan insan sevgisinden kaynaklandığı kabul edilmektedir.
İNSAN SEVGİSİ; GÖNÜL İNSANI OLMAKTIR...
Harun KARA her şeyden önce gönül insanıdır. Sevgi aşığıdır. Onun tek
istediği sevgiye bağlı olan her şeydir. İnsanın ilk önce gönlüne önem verir.
Bir gönül yıkmayı büyük günah sayar. Yukarıda da belirttiğimiz gibi Harun KARA
'nın genel felsefesi insan ve aşk özellikle ilahi aşk üzerinedir. Günümüzde
herkes bir demokrasi havarisi kesiliyor. Özgürlükler deniliyor, temel hak ve
hukuk deniliyor. Bakın; Yunus Emre bunu asır öncesinden halletmiştir. Çünkü
"Yaratılanı sev yaratandan ötürü" diyerek bütün insanlığı bütün mahlukatı bütünü mevcudatı kısaca yaratılmış olan her şeyi sevmemiz gerektiğini söylüyor.
İnsanların kimlikleri ve milliyetleri önemli değildir, hatta ve hatta dinleri
de önemli değildir. Benim için de önemli olan yaratılmış olması ve onu da
bir yaratanının bulunması yani Yüce Allah tarafından yaratılmış olmasıdır.
İnsan değer verilmiş yaratılmıştır. İnsan ne kadar kötü olsa da ne kadar
istemediğimiz düşmanımız olsa da Hakkın hatırı için Yaratanının hatırı için
sevmek zorundayız ve biz de bir yaratılmış olduğumuz için sevilmek zorundayız.
Bakın Yunus Emre ne diyor;"Sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalamaz"
diyerek insanın dünyada ki amacının ne olması gerektiğin açıklıyor. Sevmek Yüce
Allah tarafından bize verilmiş en büyük nimettir. Yüce Allah'ı sevmekle
kalmayıp ona aşık olmamız gerektiğini de söylüyor. Aşkı gönüllerde yaşatan,
gönülleri birleştiren, sevgiyi ölümsüz kılan yaratanın kullarına ruhunu vermesindendir.
Ruh ve aşkı bedenlerde birleştiren, yaşatan ve sevgiye dönüştürendir.
Zaten gönül akışındaki ana tema bu yöndedir. Aşksız insanın odundan farkı
olmayacağın da söylüyor.
Harun KARA için bütün insanlar birdir. Aynı gözle insan gözüyle
bakılmasını ister. Bu bakımdan insanlar eşittir ona göre.
İnsanımız kendisine gelirse, özüne dönerse, arı ve temiz duygularını
yaşar ve yaşatırsa; Ortadan kin ve nefret duyguları kalkar da özlediğimiz sevgi
gönüllere akar diye düşünüyorum...
Eğitimci-Yazar-Şair HARUN KARA
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© degisimmedya.com
İletişim Bilgileri Künye İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. Tel : 0 372 322 27 30
E-posta: info@degisimmedya.com


















