Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Ağaçtan düştü…
  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  İşçi servisine çarptı!
  Kontrolden çıkınca!.....
  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Feci kaza…
  Refüje çıktı!....
  Talihsiz genç ölü bulundu
18 Mart 2026 Çarşamba
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
TELEVİZYON BİTTİ Mİ?

TELEVİZYON BİTTİ Mİ?
27 Subat 2017 09:11:43

Yazar : Hüseyin Aksakal

  • Whatsapp ta Paylaş

Hiç televizyonunuzda izlediğiniz referandum propagandalarının eskiden verdiği etkiyi yaratmadığı dikkatinizi çekti mi?

Yanlış anlaşılmasın. Burada televizyonu yüzde yüz etkisiz bir kitle iletişim aracına dönüştüğü hipotezi değil söz konusu olan. Fakat televizyonların son dönemde ikna ediciliklerinden çok şey kaybettiği de bir gerçektir.

Çok değil bundan yirmi yıl kadar önce, televizyonlarda seçim dönemlerinde liderlerin yapıldığı açık oturumlar yapılırdı. Bugünkü AK Parti iktidarının katıldığı ilk seçim öncesinde, dönemin AK Parti Lideri (Genel başkanı değil, o zamanlar siyasi yasaklıydı) Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın çıktığı televizyon programı bugün bile hatırlanır. Daha önceleri ikiden de fazla parti lideri aynı programda karşı karşıya gelir, tabiri caizse "Kozlarını paylaşır"dı. MDP Lideri Turgut Sunalp, HP Lideri Necdet Calp ve Anavatan Lideri Turgut Özal'ın, 12 Eylül darbesinden sonraki ilk seçim kapsamında televizyonlarda yaptıkları tartışmalar ve performansları, o günleri hatırlayanlar tarafından hala konuşulur.

Sadece belli başlı partilerin liderleri değil, seçime giren tüm partilerin sözcüleri, YSK tarafından çekilen kura ile ekrana çıkar ve konuşmalarını yapardı. Bu sayede vatandaş adını sanını duymadığı partilerin memleket ideallerinden veya hezeyanlarından da haberdar olma fırsatı bulurdu.

Mesela, Anavatan (O zamanlar ANAP deniyordu) partisine muhalefet olsun diye kurulan Büyük Anadolu Partisi (Kısaltması BANAP) logosunu bile o günlerde ANAP Lideri Turgut Özal'ın yumuşak karnı sayılan baterist damadının Jaguar marka otomobili yüzünden davulun içinden atlayan jaguar olarak belirlemişti. Son seçim konuşmasında bu partinin lideri, Türkiye'de parti kurmanın çok kolay olduğunu, sadece ülkenin durumu konusunda eleştirileri dile getirmek için BANAP'ı kurduğunu, seçimlerde vatandaştan oy falan da istemediğini söylemiş, oy alamasa da bu çıkışıyla büyük taktir toplamıştı.

Ne günlerdi...

***

Televizyon 1923 yılında İngiliz John Logie Baird tarafından icat edildi, ilk televizyon yayını ertesi yıl Birleşik Krallık'ta Baird tarafından gerçekleştirildi. 1930'lu yıllardan itibaren televizyon bugünkü 'Beyaz Eşya' kategorisinde yaygın olarak satılıyordu. Türkiye'de televizyon yayınları konusunda çalışmalar 1952'de başlamasına rağmen, ilk televizyon yayını Ankara Mithatpaşa'daki TRT binasının bodrum katından 31 Ocak 1968'de gerçekleştirildi. Bundan on yıl sonra Türkiye'de neredeyse her evde televizyon yayını vardı.

TRT en başta özerk bir kurum olarak örgütlendiğinden ufak tefek sapmalar sayılmazsa iktidarın borazanı olarak nitelendirilmesi çok daha sonralara, 1980 sonrasına rastlar. Yine de o dönemde TRT konusunda yandaşlık suçlamaları yapıldığında, bunun doğru olmadığını gösteren örnekler de gösterilebilirdi. O günlerin yaygın şikayeti, iktidara yarım saat verilirken, anamuhalefete on dakikalık konuşma süresi verilmesinin seçimlerde fırsat eşitliğini bozduğu şeklindeydi.

Sonra 80'lerin sonunda Magıc Box adıyla bugün Star televizyonuna evrilecek olan ilk özel televizyon, yurt dışında uydudan yayın yapmaya başladı. Önce mahalledeki evlerin birkaçının üstünde çanak anten göründü, iki yıl içinde yeni kanalların da kurulmasıyla tüm evlerin üstü çanak antenlerle kaplandı. Bu kanalların hepsi tarafsızlık veya tarafsızlık görünümü yarışındaydı.

Sonrası biraz daha iyi bilinen bir dönem...

***

Sonra havuz medyası kavramı oluştu, iktidara yakın isimler biraz da kamu desteğiyle problemli kanalları satın alarak iktidara yakın yayınlar yapmaya başladı. Öyle ki, buralarda muhalefet partilerinin isimleri sadece gaflarıyla birlikte anılır hale geldi. Hükümete muhalif televizyonların durumu da bundan farklı değil. İktidarın gaflarını, muhalefetin önemli çıkışlarını vurgulayan, kendi dünya görüşlerinin sınırlarına mahkûm yayınlar yapmaya başladı bu kanallar da.

Netice televizyon sektörü açısından tahrip edici oldu. Televizyonların kamplaşması, izleyicilerin de belli kanalların dışında kanalları dışlamasına yol açtı. Bu işlerin şaka olmadığı bugünlerde ortaya çıkıyor. İzleyiciler bu sıralarda ne kadar kendi kanallarını izlemeye devam etse de, kendi izlediği kanalın bile propaganda sınırları içinde kaldığını büyük oranda biliyor. Yani televizyonların ikna ediciliği, yirmi yıl öncesindekiyle aynı değil.

Bir konuya daha değinmekte yarar var. Malum Yüksek Seçim Kurulu televizyonlarda propaganda süresine ilişkin sınırlayıcı düzenlemeler yapıyordu. İfade özgürlüğü ağırlık merkezini, yandaşlık-karşıtlık düzeni kadar, bu düzenlemelerle sınırlamak mümkün olmayan sosyal medyaya biraz da bu yüzden kaydırdı.

O yüzden seçim çalışmaları körlerin sağırların birbirini ağırladığı saha çalışmalarından, tek sesli televizyonlardan sosyal medyaya kaydı.

16 Nisan referandumunun en etkili iletişim kanalının televizyonlar veya gazeteler değil sosyal medya olması bundan.

Bu Yazı Toplam 3336 Defa Okunmuştur

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar
    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • HAVADAN SUDAN…
      30-09-2019 | 07 : 59 53
    • KAMPÜS SORULARI
      30-03-2018 | 08 : 44 13
    • DÖNER ÜSTÜ HABER...
      19-07-2017 | 09 : 50 49
    • ZAM DİYE BİR ŞEY …
      07-09-2019 | 08 : 17 26
    • UNUTMADIK DİYORUZ AMA…
      17-08-2019 | 08 : 32 06
    • "TAŞ İŞTE..."
      22-12-2016 | 09 : 23 15
    • GUGUK KUŞU YUMURTASI...
      10-08-2016 | 08 : 43 05
    • İYİ PARTİ...
      01-11-2017 | 08 : 44 25
    • CHP... CHP... CHP...
      10-09-2018 | 10 : 05 30
    • YİNE CHP...
      16-11-2018 | 10 : 53 45
    • EKSİK OLMASINLAR...
      08-03-2018 | 08 : 05 49
    • ALAPLI’DA ALTIN ARAMAK…
      04-09-2019 | 10 : 22 27
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • doğan  yıldıztan
      doğan yıldıztan
      Bir Başka Avrupa!
    • UĞUR DEMİROĞLU
      UĞUR DEMİROĞLU
      HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
    • Hasan Vehbi Ersoy
      Hasan Vehbi Ersoy
      DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
    • Semih ÇOLAK
      Semih ÇOLAK
      SEÇMEN NE DEDİ?
    • Konuk Yazar
      Konuk Yazar
      Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
    • Uğuralp CİVELEK
      Uğuralp CİVELEK
      “Bu bir suç duyurusudur”
    • Özkan Doğan
      Özkan Doğan
      YEREL RADYO VE REKLAM
    • Şenol AZMAN
      Şenol AZMAN
      “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kitosan Enjeksiyonları Gerçekten Mucize mi?
    • Merve KIRAN
      Merve KIRAN
      KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
    • Özge CERRAH
      Özge CERRAH
      ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
    • İsmail DEMİREL
      İsmail DEMİREL
      SAĞLIKTA OLUMSUZ İŞLER
    • Harun KARA
      Harun KARA
      ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
    • Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
      SEVGİ ASLA YETMEZ!
    • Dilek Şen Karakaya
      Dilek Şen Karakaya
      KAYIP-YAS SÜRECİ
    • Hamdi Güner
      Hamdi Güner
      DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
    • Hüseyin Aksakal
      Hüseyin Aksakal
      HAVADAN SUDAN…
    • Elif Yapıcı
      Elif Yapıcı
      ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
    • Durul Mert M.A Ed.
      Durul Mert M.A Ed.
      İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
    • Kudret Yavuz Eren
      Kudret Yavuz Eren
      Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor

    » Henüz BU HAFTA Yazı Görünmüyor
    • Op. Dr. Erol GÜNEN
      Kitosan Enjeksiyonları Gerçekten Mucize mi?
    Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
             

    © degisimmedya.com

     İletişim Bilgileri
     Künye
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
    •   ASAYİŞ
    •   EĞİTİM
    •   GÜNCEL
    •   KÜLTÜR
    •   KULİS HABER
    •   SİNEMA
    •   TEKNOLOJİ
    •   TÜRKİYE
    •   DÜNYA
    •   FOTO GALERİ
    •   VİDEO GALERİ
    •   YAZARLARIMIZ
    •   GÜNÜN HABERLERİ
    •   Arşiv
    Tel : 0 372 322 27 30

    E-posta: info@degisimmedya.com