Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
logo
  •  
    •  » GÜNCEL
    •  » KÜLTÜR
    •  » SİVİL TOPLUM
    •  » KULİS HABER
    •  » YEMEK
    •  » DİN VE MEZHEPLER
    •  » EREĞLİ TARİHİ
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » RÖPORTAJ
    •  » SİNEMA
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » DİYALOG
  • SİYASET
  • AKÇAKOCA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MEDYA
  • SPOR
  • EĞİTİM
  Büyük kavga… Çok sayıda ekip sevk edildi…
  Ağaçtan düştü…
  Feci kazada 2 kişi öldü!
  Başkan Ünlüer ve Yönetimi de katıldı
  İşçi servisine çarptı!
  Kontrolden çıkınca!.....
  FRENİ PATLAYINCA!.......
  Feci kaza…
  Refüje çıktı!....
  Talihsiz genç ölü bulundu
17 Nisan 2026 Cuma
  1. GÜNCEL

İNŞAAT MÜHENDİSLERİNDEN UYARI!..

 Yayınlanma : 15-08-2017 | 11 : 49 25
 Güncelleme : 15-08-2017 | 11 : 49 25
İNŞAAT MÜHENDİSLERİNDEN UYARI!..
        

İNŞAAT MÜHENDİSLERİNDEN UYARI!..

TMMOB İnşaat Mühendisleri odası, "Ülkemiz toprakları büyük ölçüde deprem tehlikesi altında bulunuyor. Nerede ise her gün ülkemizin bir yerinde bir deprem yaşıyoruz. Buna karşın planların gereklilikleri yerine getirilmiyor, yapı üretim süreci Ülke ve halkın ihtiyaçları gözetilerek değil, konut inşaasını ekonominin anahtarı olarak gören bir anlayışla, rant yaratmaya yönelik olarak işliyor" dedi.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası'ndan yapılan yazılı açıklamada, 17 Ağustos 1999'da yaşanan ve binlerce insanımızın ölümü ve yaralanması ile sonuçlanan, Ülke tarihimizin en büyük ve sonuçları itibariyle en acı depremlerinden biri olan Gölcük merkezli Doğu Marmara Depremi'nin üzerinden 18 yıl geçtiği hatırlatıldı.

Bu yıl da, kamusal ve toplumsal sorumluluk gereği, 17 Ağustos Depremi'nin yıldönümü nedeniyle bir kez daha deprem gerçeğini halka ve özellikle karar verici ilgililere hatırlatılacağı belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi:
"Ancak biliyoruz ki, topraklarımızın büyük bir kısmının deprem tehlikesi altında bulunduğu kısa bir süre sonra unutulacak, unutturulacak.Deprem toplanma bölgeleri imara, üzerinde yapı bile bulunmayan alanlar "afet riski" altında alan olarak ilan edilerek yapılaşmaya açılmaya devam edilecek. Oysa Çanakkale, Manisa, Adıyaman ve İzmir ilimiz, son olarak da Muğla ilimiz ve ilçeleri yakın zamanda deprem gerçeğini yaşayarak gördü.

Evet, deprem ülkemizin bir gerçeğidir. % 66'sı birinci ve ikinci derece olmak üzere ülke topraklarımızın % 92'si, ülke nüfusumuzun % 70'i, büyük sanayi tesislerimizin % 75'i deprem tehlikesi altındadır. Ülkemiz topraklarında 1900'lü yılların başından günümüze kadar otuza yakın büyük ölçekli deprem meydana gelmiş ve resmi kayıtlara göre 100 binden fazla insan hayatını kaybetmiş, 100 binlerce insanımız yaralanmış, 100 binlerce yapı yerle bir olmuş veya kullanılmaz duruma gelmiştir.

1939 Erzincan, 1966 Varto, 1967 Adapazarı, 1971 Bingöl, 1983 Erzurum Ilıca, 1992 Erzincan, 1995 Dinar, 1998 Adana, 1999 Gölcük (Doğu Marmara) ve Düzce, 2003 Bingöl, 2011 Van depremleri ve yine 2017 yılında yaşamış olduğumuz Çanakkale, Manisa, Adıyaman, İzmir ve Bodrumda meydana gelen depremler ülke topraklarımızın sürekli deprem tehlikesi altında bulunduğunu ortaya koymaktadır. Dünyanın en tehlikeli fay hatlarından biri olarak kabul edilen Kuzey Anadolu fay hattı Ülkemizde, Bingöl ilimizin Karlıova ilçesinden başlayıp Marmara Denizi'ne uzanmakta, oradan da Yunanistan'a geçmektedir. Bu fayın herhangi bir yerinde oluşan deprem, başka bir yeri, yeni bir depremle karşı karşıya bırakmaktadır. Bu nedenle 17 Ağustos Gölcük merkezli deprem, İstanbul'u deprem tehlikesi ile karşı karşıya bırakmıştır. Kuzey Anadolu fay hattının ürettiği tarihsel depremlere baktığımızda, yaklaşık 250 yıllık dönemlere denk gelen ve büyüklüğü 7 ve üzeri büyüklükte olan depremlerin olduğu görülmektedir.1766 Depremini dikkate aldığımızda 250 yıllık periyoda ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Yine İstanbul'un yaşadığı ve küçük kıyamet olarak bilinen 1509 yılı depremi ile 1766 yılında yaşanan deprem arasında 257 yıllık bir dönem bulunmaktadır. Bu fayın üreteceği 7 ve üzeri bir depremin olma olasılığını bilim insanları %63 olarak öngörmektedirler."

"EKSİK BİR TANIMLAMA

Depremin bir doğa olayı olduğu belirtilen açıklamada şunlar ifade edildi:
"Bu konuda neredeyse özdeyiş haline gelen "deprem değil uygunsuz konut öldürür" tanımlaması doğru ancak eksik bir tanımlamadır. Çünkü konut, yer seçiminden planlamaya, projelendirmeden programlamaya, inşadan denetlemeye uzanan ve bir bütünlük taşıması gereken yapı üretim sürecinin bir ürünüdür. Bu nedenle süreç bir bütün olarak ele alınmalı ve öldürenin deprem değil bilim ve tekniği yok sayan, günübirlik çıkar odaklı ve ranta dayalı "bozuk yapı üretim süreci" olduğu gerçeği görülmelidir. Depremle birlikte ortaya çıkan can ve mal kayıplarını"kadere"bağlamak,her afetten sonra günü kurtarma anlayışı ile yapılan açıklama ve çalışmalar deprem gerçeğini anlamamanın ötesinde insan hayatı ile kumar oynamanın örnekleri olarak değerlendirilmelidir."

Bu noktada 17 Ağustos Depreminin ardından yapılaşma alanında gerçekleştirilen tartışmaların bir noktadan sonra kitap ve raflarda kaldığı savunulan açıklamada şu görüşlere yer verildi:

" Neoliberal politikaların bir parçası olarak uygulamaya konulan kentsel dönüşüm 2012 yılında, halkımızın güvenli ve sağlıklı konutlarda yaşamasını temin etme söylemleriyle çıkarılmıştır. 6306 sayılı "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun" kısaca "kentsel dönüşüm" yasası bir yandan YIK-YAP anlayışı ile yeni sorun yumakları oluşturuyor diğer yandan kanunda sayılan özelliklerde dahi olmayan alanlar Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan ilan edilip yapılaşmaya açılıyor. Bunun yanında neoliberalizmin sonucu olarak iktidarın kentlere dönük saldırısı kentsel değerlerin ve kamusal alanların sermayeye teslim edilmesi, kent merkezlerinin rant projelerine ayrılması, doğal kaynaklar, orman arazileri, kamu ve halka ait arazi ve mülkler ile deprem toplanma arazilerikentsel dönüşüm adı altında yağmalanarak rant eksenli politikalarla sürmektedir.

Depreme karşı yapı stokunu güvenli hale getirmek iddiasıyla başlatılan ve sosyal adalet, sosyal gelişim, sosyal bütünleşme, tarihi ve kültürel mirasın korunması, zarar azaltma ve risk yönetimi ile birlikte kapsamlı ve bütünleşik bir şekilde ele alınması gereken ancak bu hususları hiçbir şekilde dikkate almayan kentsel dönüşüm uygulamaları ile kentlerin fiziksel eşikleri aşılıyor, demografik yapıları bozuluyor, yeni trafik ve alt yapı sorunları yaratılıyor. Kentlerimizde bulunan apartmandan bozma okul, sağlık tesisi, kreş, yurt ve benzeri yapılar varlıklarını sürdürüyor. Kamu kurumlarına bağlı okulların, yurtların, kreşlerin, hastanelerin tam sayısı, kaç tanesinin yıkılıp yeniden yapıldığı, kaçının güçlendirilmesi gerektiği, kaçının projelendirildiği, kaç işin bitirildiğine ilişkin bilgilere ulaşmak çok kolay olmuyor. Bütünlüklü bir planlama yerine parçacı bir anlayışla yapılar yıkılıp yeniden yapılıyor. Kentlerimiz konut inşaa projelerinin birer "arazisi" haline dönüştürülürken, insana, tarihe, doğal çevreye dair ne varsa yok ediliyor. Ormanlarımız ve su havzalarımız büyük ölçüde zarar görüyor, toprağın drenaj sistemi bozuluyor. Yağan yağmur suyunu alacak toprak dahi kalmıyor.

TİCARİ KAYGILAR ÖNE GEÇİYOR

Türkiye topraklarının büyük ölçüde deprem tehlikesi altında bulunduğu savunulan açıklamanın sonuç kısmında şu tespitler yer aldı:

"Nerede ise her gün ülkemizin bir yerinde bir deprem yaşıyoruz. Buna karşın planların gereklilikleri yerine getirilmiyor, yapı üretim süreci Ülke ve halkın ihtiyaçları gözetilerek değil, konut inşaasını ekonominin anahtarı olarak gören bir anlayışla, rant yaratmaya yönelik olarak işliyor.Bilim ve tekniğin yok sayıldığı bir ortamda ticari kaygı teknik kaygının önüne geçiyor. Bilgi ve beceriye dayalı yöneticilerin yerini şirket ve cemaat ilişkileri alıyor. Üniversiteler, meslek odaları sürecin dışına itiliyor.Bilimin, tekniğin ve insan yaşamının dikkate alındığı bir kentleşme ve yapılaşma yerine,kişi ve grupların çıkarlarına dayalı bir yapılaşma anlayışı kentlerimizi yaşanmaz bir hale getiriyor. Ormanlar, ağaçlar, yeşil alanlar, su havzaları, park ve bahçeler yok edilerek kentlerde boş alan bırakılmıyor. Güvenli yapı ve yaşanabilir bir çevrenin yaratılması Ülkenin karar vericilerinin öncelikleri arasında yer almıyor.

Biz inşaat mühendisleri Odasının, Odaya bağlı şubelerin ve temsilciliklerin yöneticileri olarak bilim ve tekniğe bağlılığın Ülkemizin ve halkımızın aydınlık geleceğinin biricik yolu olduğuna inanıyor ve bu inançla depremin bir afet değil doğa olayı olduğunu, onu afet yapanın rant yaratma politikaları ve buna bağlı olarak işletilen bozuk yapı üretim süreci olduğunu kamuoyu ile paylaşıyoruz."


Haber : H Aksakal-Ö Cerrah

Bu Haber 2080 defa okundu

ETİKETLER : Yazdır

  • İNŞAAT MÜHENDİSLERİNDEN UYARI
  • ereğli
  • zonguldak
  • değişim
  • haber
  Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

 Çok Okunanlar


  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
  • Milletvekili Çolakoğlu:  Zonguldaka yakışmadı
    Milletvekili Çolakoğlu: " Zonguldak'a yakışmadı!"
  • Madende elektrik akımına kapıldı
    Madende elektrik akımına kapıldı
  • 469 konut satıldı
    469 konut satıldı
  • iPTAL EDİLDİ
    iPTAL EDİLDİ
  • Gıyabi cenaze namazı kılındı.
    Gıyabi cenaze namazı kılındı.
  • GÖZALTINA ALINMIŞTI....
    GÖZALTINA ALINMIŞTI!....
  • İş insanı Yüksel Balcı adaylığını açıkladı....
    İş insanı Yüksel Balcı adaylığını açıkladı....
  • Önce kavga ettiler, sonrasındaysa....
    Önce kavga ettiler, sonrasındaysa!....
  • MİLLETVEKİLİNİN ACI GÜNÜ
    MİLLETVEKİLİNİN ACI GÜNÜ
  • Tam park edecekti.....
    Tam park edecekti!.....
  • İŞ İNSANI ATALAY GÖKTEPEYİ KAYBETTİK
    İŞ İNSANI ATALAY GÖKTEPE'Yİ KAYBETTİK
  • İş insanı İsmet Yılmazın acı günü
    İş insanı İsmet Yılmaz’ın acı günü
  • FECİ KAZA .... FECİ KAZA ....
    FECİ KAZA .... FECİ KAZA ....
  • Atalay Göktepeye son görev...
    Atalay Göktepe'ye son görev...
  • Kavgalı gece....
    Kavgalı gece!....

 Son Haberler


  • Kdz.Ereğli ekonomisini görüştüler.....
    Kdz.Ereğli ekonomisini görüştüler.....
  • Meterolojik Uyarı!....
    Meterolojik Uyarı....
  • Sağlıkçılardan tepki!....
    Sağlıkçılardan tepki....
  • Gıyabi cenaze namazı kılındı.
    Gıyabi cenaze namazı kılındı.

 Köşe Yazarlarımız


  • doğan  yıldıztan
    doğan yıldıztan
    Bir Başka Avrupa!
  • UĞUR DEMİROĞLU
    UĞUR DEMİROĞLU
    HALKIN PARTİSİNDE YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ…
  • Hasan Vehbi Ersoy
    Hasan Vehbi Ersoy
    DEİZM-TEİZM-ATEİZM-PANTEİZM’E BAKIŞ
  • Semih ÇOLAK
    Semih ÇOLAK
    SEÇMEN NE DEDİ?
  • Konuk Yazar
    Konuk Yazar
    Temiz enerji ve gelecek mücadelesi
  • Uğuralp CİVELEK
    Uğuralp CİVELEK
    “Bu bir suç duyurusudur”
  • Özkan Doğan
    Özkan Doğan
    YEREL RADYO VE REKLAM
  • Şenol AZMAN
    Şenol AZMAN
    “Aman doktor, yaman doktor. Derdime bir çare!” – 2-
  • Op. Dr. Erol GÜNEN
    Op. Dr. Erol GÜNEN
    5 Dakikada Muayene Mümkün mü? Sağlıkta Hız mı, Doğruluk mu?
  • Merve KIRAN
    Merve KIRAN
    KİLO KONTROLÜNDE KİLİT NOKTA: ARA ÖĞÜNLER
  • Özge CERRAH
    Özge CERRAH
    ÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR...
  • İsmail DEMİREL
    İsmail DEMİREL
    SAĞLIKTA OLUMSUZ İŞLER
  • Harun KARA
    Harun KARA
    ÖĞRETMENİM , HAKKINI NASIL ÖDERİM !
  • Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
    Uzman Klinik Psikolog Erkan EZERÇE
    SEVGİ ASLA YETMEZ!
  • Dilek Şen Karakaya
    Dilek Şen Karakaya
    KAYIP-YAS SÜRECİ
  • Hamdi Güner
    Hamdi Güner
    DÜNYASI İÇİN DÜRÜST OLARAK ÇALIŞAN MÜSLÜMAN AHİRETİNİ DE MAMUR EDER
  • Hüseyin Aksakal
    Hüseyin Aksakal
    HAVADAN SUDAN…
  • Elif Yapıcı
    Elif Yapıcı
    ECHO İLE NARCİSSUS’ UN ACI VEREN HİKÂYESİ
  • Durul Mert M.A Ed.
    Durul Mert M.A Ed.
    İNSANLARIN EN BÜYÜK ARZUSU MUTLULUK AMA NASIL MUTLU OLABİLİRİZ?
  • Kudret Yavuz Eren
    Kudret Yavuz Eren
    Çocuğunuz her şeyi unutuyor mu?

 Haber Yorumları


  • ibrahim yalçınkaya
    dar gelirli vatandaşlar için toplu konut yapılsa ya oraya kestaneci köyü kale tepe de sosyal alan varda ne oluyor millet akın akın oralar... DEVAMI
  • Veli
    Atatürkün izindeyiz de,fakat bizde netice sifir,hele bir mühendise göre,yakinda güneydoguda eregliyi gecer zenginlikte,
  • hikmet görkem
    Elyasa komiserden de bu beklenirdi.gecesini gündüzüne katıp,ereğlinin huzuru ve refahı için çalışan bir polis olması dolayısı ile kendisi... DEVAMI
  • Selim Nogay
    İnsana laf bi kere söylenir geçen günlerde uyarılmadınız mı?
  • Serkan
    Bu çevreciler ve köylüler iyice saçmaladı. İnsanların işine taş koymaktan başka bir şey yapmıyorlar.
  • Fah
    Ağaçlara radar kuracaklar.Çünkü trafik diyince akıllarına radar ve para geliyor.
  • Ali
    Ucakta 10 bin km den usa dan istanbula dislerine implantat yaptirmaya gelen amerikaliya rastladim,keski birazda bu basarilardan bahsedilseydi,estetik... DEVAMI
  • Ali
    Demir. Celik fabrikalarinin etrafinda bu dünyada kizilcinhindistanjaponya almanyada ,bu tek demir celik sayesinde yüzlerde baskalarina ait fabrika v... DEVAMI
  • Mevlit kural
    Adam okuma yazma bilmeden posta basi oldum dediyse mahkemede ,siz nerdeydiniz
  • Yusuf akar
    müteahhit lere iş güvenligi konusunda kök söktüren çalışma bakanlıgın ihaleye çikardıgı kamu ya ait işlerde denetim zaafiyetinin ne ka... DEVAMI
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
  • BİZE ULAŞIN
  • REKLAM
  • Kullanım Şartları
  • Veri Politikası
  • Çerez Politikası
Değişim Medya  |  Haber |  Dergi  |  Radyo - 0 372 322 27 30
         

© degisimmedya.com

 İletişim Bilgileri
 Künye
İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
  •   ASAYİŞ
  •   EĞİTİM
  •   GÜNCEL
  •   KÜLTÜR
  •   KULİS HABER
  •   SİNEMA
  •   TEKNOLOJİ
  •   TÜRKİYE
  •   DÜNYA
  •   FOTO GALERİ
  •   VİDEO GALERİ
  •   YAZARLARIMIZ
  •   GÜNÜN HABERLERİ
  •   Arşiv
Tel : 0 372 322 27 30

E-posta: info@degisimmedya.com