GÜNCEL

KÖSE "BAŞKANLIK SİSTEMİ'Nİ ANLATTI

"FARKLI OLANI DENEMELİYİZ!"

Abone Ol


Ereğlili Siyasetçi, eski İl Genel Meclisi Üyesi, Avukat Ahmet Köse, Değişim Radyo'da Başkanlık sistemine ilişkin soruları yanıtlarken, Başkanlık sistemi ile iki turlu dar bölge seçim sisteminin ayrılmaz ikili olduğunu söyledi. Köse, "Farklı olanı denememiz lazım" diye konuştu.

Köse, 93,9 Değişim Radyo'da yayınlanan Dünya Hali Programında "Başkanlık Sistemi" konusunda Gazeteci Hüseyin Aksakal'ın sorularını yanıtlarken, AK Parti'nin kuruluşundan bu yana çeşitli çalışmalarda yer aldığını söyledi.

Köse, Türkiye'de başkanlık sistemini ihtiyaç haline getiren sosyoekonomik koşullar üzerine bir soruya, "Hiçbir sistemi özünde iyidir veya kötüdür diyemezsiniz. Bunu ihtiyaçlar ve ortaya çıkan sonuç, tatbikat belirler" dedi.

Cumhuriyet kazanımlarını kimsenin reddetmediğini, bu kazanımların üzerine bir şeyler ekleme çabasında olduklarını belirten Köse şöyle devam etti:

"Türkiye'nin kurucu sistemi meclis hükümeti denilen bir sistemdir. Yasama ve yürütmenin iç içe olduğu bir sistem. Cumhurbaşkanları partili, Atatürk Meclis Başkanı, aynı zamanda devlet başkanı olarak her şeyin hakimi konumunda. Partili. Partili valiler oluşmuş. Bunlar ihtiyaçlara göre evrilmiş, düzeltilmiş. Maalesef şu anda elbisenin içi kaynıyor, elbise bunu taşıyamıyor. Bunu değiştirmeniz gerekiyor. Bunu yaparken de karışıklığa yol açmamanız gerek.

Mevcut parlamenter rejimi ideal hale getiremez misiniz. Getirebilirsiniz. Fakat bu durumda dönüştürmeye kalktığınız zaman ülke koalisyonlarla yönetilmek zorunda kalıyor. Zaten merkez partileri de birer koalisyondur. AK parti'nin içinde milli görüş'ten, Anavatan'dan, Doğru Yol'dan, soldan gelenler var. AK Parti de, CHP'de birer koalisyon. Mecliste koalisyon olmayan iki parti var. Bunlardan biri MHP, öbürü de HDP. MHP Türk Milliyetçiliği, HDP ise Kürt Milliyetçiliği üzerinden bakıyor."

"BU MUDUR ADALET?"

Siyasi partilerin genel merkezlerinin işin dışında olduğu bir seçim sistemi ve yönetimin koalisyonsuz oluşması ihtiyacı olduğunu belirten Köse, "Bunları bir araya getirebileceğiniz bir sistem Başkanlık sistemi" dedi.

Avukat Köse şöyle devam etti:

"Ereğli'de belediye meclis üyelerinin dağılımı 17 AK parti, 14 CHP'li meclis üyesi var. Bunun mahallelere dağılımı konusunda bir çalışma yaptım. 80 bin seçmenimiz var. Ereğli'yi 31 bölgeye bölseniz, 2 bin 600 seçmene bir meclis üyesi düşüyor. Akarca mahallesi 4244 seçmeni var, 3 meclis üyesi ile temsil ediliyor. Bağlık mahallesinin 14 bin seçmeni var, iki belediye meclis üyesi var. Kepez mahallesinin 9 bin 600 seçmeni var, onların iki üyesi var. Süleymanlar Mahallesinin 4571 seçmeni var, 5 meclis üyeleri var. Orhanlar'ın 3189 seçmeni var, 4 meclis üyesi çıkartmış. Kavaklık mahallesinin 3373 seçmeni var, hiç meclis üyesi yok. 13 mahalle tüm meclis üyeliklerini almış, ama 3 mahalle yarısını almış. Aynı apartmandan iki meclis üyesi var.

Meclis üyesi belirlemenin parametreleri var ama sağlıklı değil. Partilerin meclis üyesi paylaşımında sağlıklı kriterler yok. İlk 10'a girdiğinizde seçiliyorsunuz ama seçilmiş değil atanmış oluyorsunuz. Hiç Urfa'ya gitmemiş bir Ahmet Köse Urfa'da ilk yediye yazılsaydı AK Parti'den, şu anda Ahmet Köse Urfa Milletvekili olmuştu. Bu mudur adalet? Mevcut seçim sistemi halk iradesini sandığa yansıtmak açısından adaletsiz."

"SOBAYA YAKIN OLAN ISINIR"

Ankara'daki siyasetçiler arasında 'Sobaya yakın olan ısınır" diye bir laf bulunduğunu dile getiren Avukat Köse şunları söyledi:

"Genel merkeze ne kadar yakınsan aday gösterilme şansın o kadar yüksektir denilmek isteniyor. Bu ne kadar halkın iradesi. Demek ki vekil seçme yöntemimiz kötü. Bir muhalefet partisi veya iktidar partisinin siyasi partiler kanununu değiştirelim dediğini duydunuz mu? Şu anda Ereğli'de mecliste temsil edilen üç partinin ilçe başkanı var. Bunların hepsi arkadaşımız. İçimizden olan insanlar. Bunların seçilme yönteminde de adaletsizlik olmasına rağmen, kısmen seçmen iradesini yansıttığı düşünülse bile yarın AK Parti Genel Merkezi Fatih Çakır'ı, CHP Genel Merkezi Sertan Ocakçı'yı, MHP Genel Merkezi bir hafta önce seçilen Talat Şeker'i görevden alabilir. Böyle bir cellat yetkisi vermişsiniz genel merkezlere. Ondan sonra diyorsunuz ki mevcut sistem iyi. Hayır arkadaşım, mevcut sistem kötü. Önce bunu kabul edelim."

İnsanlara yeterli eğitim verilmesi ve siyasi erdem kazandırılması durumunda sistemin iyi işleyeceği yönündeki yaklaşımın yanlışlığına vurgu yapan Köse, "Her türlü kötülüğe karşı tedbir alıyorsun, en önemli bölüm olan siyasetçi konusunda önlem almıyorsun? Üniversite bitirdi diye bir insanın suç işlemeyeceğini nereden bilebilirsiniz? Devletin yapması gereken en kötü olana göre sistem kurmaktır. Her şeyin mükemmel olduğu bir ortam için sistem kurmayacaksınız" dedi.

"KONU ŞU ANDAKİ CUMHURBAŞKANI DEĞİL"

Başkanlık Sistemi tartışmasının Turgut Özal döneminde kamuoyunda tartışılmaya başlandığını ifade eden Köse şöyle konuştu:

"Sayın Cumhurbaşkanı için 'Seni başkan yaptırmayacağız' diye seçim kampanyaları yapıldı. Tayyip Erdoğan bir ölümlü. Kendisinden sonrasını da düşünüyor. Halkın temsilcileri tarafından temsil edilmediğini görüyor. Tayyip Erdoğan'ı sistem tartışmasının dışında bırakalım. Konu Recep Tayyip Erdoğan, şu andaki cumhurbaşkanımız değil. Şu andaki parlamenter sistem, seçme ve seçilme kanunu, temsil konusu demokratik değil. Bunların değişmesi lazım."

Cumhurbaşkanını güçlü kılan altyapının bugünkü anayasa olduğunu ifade eden Köse, "Tayyip Erdoğan yetkilerinin çok azını kullanmasına rağmen millet ayağa kalkıyor. Başkanlık sisteminde şu anda cumhurbaşkanının yetkilerinin çoğu başkanda olmayacak. Meclisi feshetme yetkisi olmayacak. Başkanlık sisteminde güçlü bir meclis var" dedi.

"YALAKALIK ORTADAN KALKACAK"

Köse, iki turlu dar bölge seçim sistemi konusunda bilgi verirken şunları söyledi:

"Zonguldak'ta beş milletvekilimiz var. Hepsi bir havuzdan seçiliyor. AK Parti ve CHP ikisi örneğin, biri 50 bin oy, öbürü 50 bin 1 oy alsa. Bir oyla milletvekilini alıyor. Zonguldak beş seçim bölgesine bölünse, her biri bir milletvekili çıkarır. Ereğli'den bir aday çıkacak, AK Parti bunu gösterecek. Ak Parti'de bunu beğenmeyen kişiler gider kendisi aday olur. Büyük partiler kafasına göre aday belirlediğinde, küçük partiler halkın içinden, sevilen kişileri aday gösterecek. Genel merkeze yalakalıkla aday olanları devirecek. Bunun neresi kötü? Genel Merkez yalakalığı ortadan kalkacak. Bir sonraki dönemde vekil olmak isteyen çalışacak, STK'larda çalışacak, hayır işleri yapacak, halka yakın olacak. Toplumun her kesimine yakın olacak. Başkanın temsil ettiği partinin adayları iyi belirlenmezse onlar da seçilemeyebilir. Başkan da adaylarını halka yakın isimlerden seçmek zorunda."

Köse, iktidar partisi olarak durumdan rahatsız olduklarını, asıl rahatsız olması gereken muhalefet partilerinin rahatsız olmadığını söyledi.

SEÇİM NASIL OLACAK?

Köse, dar bölgeli, iki turlu seçimin nasıl gerçekleştiği konusunda da şu bilgileri verdi:

"İki turlu, dar bölgeli seçimde, bir bölgede hiçbir aday yüzde ellibir alamadı. Yüzde ellibir oy alan bölgelerden çıkanlar seçilir. Bu orana ulaşamayan bölgelerde en çok oy alan iki aday sandığa gider, iki hafta sonra yapılacak seçimde en çok oyu alan seçilir. Ne oldu, adaletsizlik ortadan kalktı, genel merkezler kimin vekil olacağını belirleyemedi.

Bu sefer bağımsız milletvekilleri artacak. Meclisin beşte biri bağımsızlardan oluşacaktır. Dar bölgede liste sıralaması değil, bir tek aday olacak. İlçe başkanları ve teşkilatlar unutulup gider bu sistemde. İşler bireye dönüşür. Dernekler, gerçek sivil toplum örgütleri ön plana çıkar. Parti teşkilatları ikinci planda kalır."

"HERKESİN ANLAYABİLECEĞİ ŞEKİLDE BAŞKANLIK SİSTEMİ..."

Köse, eyalet sistemi ile başkanlık sisteminin birbiriyle ilgisi olmadığını, Amerikan sisteminin o ülkenin kendi koşullarıyla eyalet sistemi şeklinde oluştuğunu, Türkiye'de eyalet sistemi olmayacağını söyledi.

Aksakal'ın, "Başkanlık sistemini herkesin anlayabileceği şekilde nasıl özetlersiniz" sorusuna Köse şu yanıtı verdi:

"Birincisi dar bölge iki turlu seçim sisteminde milletvekilleri seçilecek. Bunlar yasama organını oluşturacak. Milletvekilleri vekilliğini yapacak, meclis kanunları yapacak, yaptığı kanunları denetleyecek. Meclis her şeyi denetler. Yürütmeyi de, başkanı da, yargıyı da denetler. Şu anda meclis bunları yapamıyor çünkü meclis yürütmenin emrinde.

Başkan ayrı seçiliyor. Başkan yürütmeyi temsil ediyor. Başkan ve meclis ayrı ayrı seçiliyor. Amerika'da meclis seçimleri iki yılda bir yapılır. Bununla başkanın check edilebileceği bir sistem kuruluyor. Mecliste grubu olan partilerin dışında biri başkan olabilir. İki turlu dar bölgeyle başkan seçildi, başkan kabinesini oluşturacak. Kiminle çalışmak istiyorsa onlardan bakan yapacak. Sosyalist birini bakan yapabilir. Milliyetçi birini içişleri bakanı yapabilir, özgürlükçü, sol düşünceli birini çalışma bakanı yapabilir. Meclis buna karışamayacak, güvenoyu baskısı olmayacak. Bir adam hem milletvekili, hem bakan olamayacak. Bir adam meclisten bakan olacaksa, milletvekilliğini bırakacak. Otomatikman bakanlar kurulu da bir koalisyon olacak. ABD'de Obama'nın içişleri bakanı, Cumhuriyetçi partiden. Kim yapabilecekse başkan onu getirecek. Beceremiyorsa kendisi değiştirecek."

Başkan seçilen kişinin Allame Cihan olsa iki dönem yapabileceğini belirten Köse, "Bu iki dönem, sistemin diktatörlüğe gitmesini önleyecek sistemdir. Anayasaya başkanın görev süresinin değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini değişmez madde olarak koyacaksın. Seçilen başkan, ikinci beş yılı halk onay verirse alabilecek" diye konuştu.

Köse, kimi durumlarda başkanların yasama organından istediği yasayı geçiremeyebileceğini söyledi.

ELEŞTİRİLER

Köse, iki turlu dar bölgeli seçimde meclisin çok parçalı bir yapıdan oluşması dolayısıyla iktidarın karar almasında sorun çıkarabileceğine yönelik bir eleştiriye, "bu olacaktır, iktidar herkesi dinlesin demiyor muyuz? Böyle bir şey oluşacak. Bunu kötü bir şey olarak göstermeyelim." cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisi için başkanlık sistemini istediği eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Köse, "Tayyip Erdoğan'ın başkanlık süresi neticede bitmeyecek mi? Bu toplum yüzde 23 oy almış Ecevit'i bir sonraki seçimde yüzde bir yaptı. Halka hitap etmezseniz toplum cezanızı hemen keser. Tayyip Erdoğan halk iradesine uygun hareket ediyor ki oy alıyor. Fransa'da sosyal demokrat ve sosyalistler başkanlık sistemine karşı çıktı, ilk seçimde sosyalist partiden Mitterand seçildi. Sen halka kendini anlatırsan, halk kendisine hizmet edeni bilir. Halk her zaman doğru tercihte bulunur" dedi.

Beş yıllığına seçilen bir başkanı görev süresinde değiştirme imkanı olmamasının bir handikap oluşturup oluşturamayacağına ilişkin bir soruya ise Köse şu cevabı verdi:

"Cellat yetkisini başkana verirsen, bir iradeye verirsen kullanır. Onu kullanmasının doğruluğunu nasıl bileceksin. Bu yetkiyi halka vereceksin. Beş yıl yapacak, halk değiştirir. Meclise ne bundan. Meclis kendini halka nasıl anlatacak onu düşünmeli. Başkanın yanlışları için komisyon kurup anlatsın. İlanihaye bir başkan iki dönem seçilebiliyor. Meclis olarak gerçek denetimi yap. Niye başkanı sen görevden alasın, niye başkan seni feshetsin?"

Cumhurbaşkanının yapmak istediklerinden hangisini parlamenter rejimde yapamadığını da başkanlık istediğine yönelik eleştirilerin hatırlatılması üzerine de Köse, "Daha fazla yetki istemiyor. Ben meclis üyemi kendim seçmek istiyorum. Bağlık mahallesinde oturan o mahalleden meclis üyesinin kim olduğunu bilmiyor. Çünkü ona oy vermemiş. Ben temsilcimi seçemiyorum. Ondan sonra diyorlar ki parlamenter sistemden memnunum diyorlar. Ben memnun değilim. Sistem virüs kapmış durumda. Kimse kimseyi kandırmasın" dedi.

Başkanlık sisteminin neden anayasa görüşmelerinden ayrı olarak yürütüldüğü sorusuna Köse, "Kervan biraz da yolda düzülür. Bizim yola çıkmamız lazım. Farklıyı denememiz lazım. Eskiye takılmamak lazım. Bu sistem çökmüş. İçinde çıban, içi cerahat toplamış rezil bir durumda. Yarıp cerahatı boşaltmamız gerek. Yardığımızda can acıyacak diye denemeyecek miyiz? Ben bunu kaldıramıyorum, muhalefettekiler yan gelip yatıyor. Ben iktidar partisi olarak sistem kötü diyorum, havuzun başındayken isyan ediyorum, öbürü sistem devam etsin, ben havuzun başına gelmek istiyorum diyor. Halkı demokrasiyle tanıştırmak istiyoruz. Bu halk daha demokrasiyle tanışmadı. Cumhuriyet kazanımlarını inkar etmiyoruz. Bunu daha da iyi bir noktaya götürmek istiyoruz." diye konuştu.



Haber : Değişim Haber Merkezi

Abone Ol