“BU CEVHER MİLLETTE VAR!”
Kdz. Ereğli Müftüsü Albayrak Değişim Radyo’da 15 Temmuz’u anlattı
Karadeniz Ereğli Müftüsü Recai Albayrak, 15 Temmuz Darbe girişimi esnasında milletin içindeki cevheri ortaya koyarak şahlandığını belirterek, “Allah millete yardım etti. Bu millet, Allah’ını, vatanını, şüheda kanıyla ülkesini sulayan ceddini seviyor. Bu cevher milletin içinde var, o cevherin dışa yansımasıdır o şahlanış. Zulüm hiçbir zaman daim olmaz” dedi.
Albayrak, Değişim Radyo’da yayınlanan ve Elif Yapıcı tarafından hazırlanıp sunulan Gündem Özel programında 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günü konusunda değerlendirmelerde bulundu.
Müftü Albayrak, programda yaptığı konuşmada, 15 Temmuz 2016’nın millet için bir anda uçurumun kenarından dönüp, vatanına sahip çıkma süreci olarak düşündüğünü belirtti.
15 Temmuz’un hüzün, çöküntü ve dirilişin aynı anda gerçekleştiği bir süreç olduğunu ifade eden Albayrak şöyle konuştu:
“Neticede bu halkın içindeyiz, halkın değerleriyle beraberiz. Halkın kültürünü hazmetmişiz ve neticede bir bireyiz. Dolayısıyla 15 temmuz bizim gönlümüzde büyük yaralar açtı ama bu yaralar halkımızın büyük feraseti ve dirilişe yönelik mücadelesi ile sevince dönüştü. Tarih içinde Türk milletinin bu manada çok önemli çıkışları olmuştur. Bu o dönüşlerden birisiydi. Bizim milletimizin ayak oyunlarıyla, dışarıdan gelen baskılarla, milletimizin özüne yönelik, demokrasisine yönelik saldırıların muvaffak olamayacağını, aklıselimin devreye girip ciddi bir direnişe dönüşeceğine dair tarihte güzel misaller vardır. Bu da cumhuriyet tarihimizin çok önemli direnişlerinden biridir. Bir anda mahzun olma, ardından hemen bir kurtuluş, yamaçtan düşme tehlikesini atlatıp bir diriliş olmuştur.”
“İSTİKLAL MARŞI HER AN VERİLMELİ”
Çanakkale’deki direnişin bugün hala anılmaya devam edildiğini, gün gelecek bu milletin de 2016 yılındaki o şahlanışı çok net olarak hatırlayacağını ifade eden Albayrak şöyle devam etti:
“İnancımıza göre, vatan sevgisi önemli bir mefkuredir, bir düşüncedir. Vatansız millet olmaz. Bir milletin ayakta durabilmesi için üstüne sağlam bastığı, her türlü korumayı gerçekleştirebileceği bir vatanının olması gerekiyor. Dolayısıyla bizim ecdadımıza baktığımız zaman, şairlerimiz güzel ifade etmişler, İstiklal Şairimiz ‘Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı, düşün altında binlerce kefensiz yatanı’ dizelerini yazmış. Bunun çocuklarımızın iliklerine kadar işlemesi lazım. İstiklal Marşı’nın kabulü sırasında bunun ne kadar deruni anlam içerdiğini meclisteki zevat da görüyor. Bugün gençliğin müziğe yönelişi var, musiki insanı dinlendirir. Bunun farklı versiyonları vardır. İnsanı kendi dünyasından çıkaran—olumsuz anlamda kullanıyorum bunu—sosyal gerçeklikten koparan müzikler de var. Bunlardan arındırıp, bizim geleneğimize uygun musikiyle beraber olmak insanın kalbine yumuşaklık getirir, hayat tarzını sosyalleştirir. Şunu söylüyorum, İstiklal Marşımızı kahvaltıda, öğle yemeğinde, akşam yemeğine kadar her an vermek lazım.”
“GENÇLİKTEN UMUT KESMEMEK GEREK”
Bugünkü gençlik konusunda, kimsenin tercihlerine bir şey demediği ni belirterek, ‘Disko Gençlik’ karşısında insanın bazen ümitsizliğe kapılabildiğini belirten Albayrak şöyle konuştu:
“Ama orada da fazla ümitsizliğe kapılmamak gerek. Bir anekdot anlatmak istiyorum. Babam beni yetiştiren, aynı meslekten, büyük bir camide imamdı. Şu anda epey yaşlıdır, düşünen bir insandır, onunla gurur duyarım. Sosyal hayatın içinde gözlem yapmayı seven ve önemli tespitleri olan bir kişidir. 15 temmuz sonrası babam da duygulandı, bana şunu söyledi. ‘Oğlum ben artık 15 Temmuz’da tankların önünde yatan kulağı küpeli gençleri gördüm, artık kimsenin giydiğine karışmam, demek bu iş kılık kıyafet meselesi değilmiş’ diyerek itirafta bulundu.
Herkesin bir öngörüsü var. Herkes fikir beyan ediyor. 1986 yılında ailemizde hepimiz okumuşuz, babam önderliğinde, düşünen bir aileyiz. Biz dedik ki Fethullah Gülen, şu anda FETÖ dediğimiz kişi okullar açıyor. Babamdan görüşünü dillendirmesini istedik. Kimsenin uçmasına uçurmasına kanmasın bu millet. Müslümansak kitap var, Kur’an-ı Kerim var. Bunu anlatan Hazreti Peygamber var, sünneti var. Niye aracı kabul ediyoruz? İnsanları öyle kandırıyorlar ki ekonomi var, idari anlamda bazı yerleri tutmuşlar. Bu insanlar din noktasındaki zafiyetleri istismar ettiler. Ilımlı İslam diyorlar. İslam zaten selamet dinidir. Zaten ılımlıdır İslam. İslama ayrıca ılımlı demeye gerek yok. Başka ülkeler İslami terör diyor. İslam ve terör yan yana gelir mi? İslam Selamet kökünden geliyor. Kendinize başka aracı bulur, hadisi bir tarafa bırakırsanız sapmalar olur. Batı zaten İslam’ı sevmiyoruz diyor, bunu kullanıyor. Babam, bize acı acı güldü; üstüne gittik, niye gülüyorsun dedik; “Bu adam tehlikeli adamdır” dedi. Adamın farklı bir hesabı olduğunu babam anlamış, daha sonraki gelişmeler de onu teyit etmiş, biz de öyle düşünüyorduk ama babamın ağzından bunu duymuş olduk.”
“ÖNEMLİ OLAN GÖNÜLDE NE OLDUĞU!”
Allah’ın şehitlerin malı ve canını cennet karşılığında satın aldığını ifade eden Albayrak, “bu imandan kaynaklanır. İnanmayan birisine cennet var, canını alalım cennet verelim derseniz. Bana ne diyor. Materyalist anlayıştakiler böyle görüyor” dedi.
Müftü Albayrak şöyle devam etti:
“Şunu ifade edelim. Demokrasimiz ciddi bir handikap yaşamıştır. Ama bu millet şahlanmıştır, bu milletin kıyafeti şu şekilde, kulağında şu var, kafasında şu var demeye gerek yok. Önemli olan onların gönlünde ne olduğudur. Gençlerimiz, bunu tankların önüne yatarak gösterdiler. Şehitler, şehit olduğu anda yaşadıklarını, dirilerek tekrar yaşamak isterler. Şimdi dünyaya seslerini duyurabilseler, ‘ben şehit oldum, keşke siz de olsanız’ derlerdi. Anadolu gencimiz askere giderken, ‘Ölürken şehit olurum’ diyerek gidiyor.
Şehitlik çok büyük mükâfattır. Aramızdan böyle ayrılanlar bir değerdir, ayrıcalıklı sınıfa girmişlerdir. Bu vesileyle üç yıl oldu, her yıl 15 Temmuz kutlanıyor. Slogan şu: ’15 Temmuz’u unutmayacağız, unutmak isteyenlere de fırsat vermeyeceğiz. Sevinç ve kederin, çöküş ve dirilişin aynı potada olduğu bir gün. Allah millete yardım etti. Bu millet, Allah’ını, vatanını, şüheda kanıyla ülkesini sulayan ceddini seviyor. Bu cevher milletin içinde var, o cevherin dışa yansımasıdır o şahlanış. Zulüm hiçbir zaman daim olmaz. Çalıştırdığınıza zulüm yaparsanız, sürekli yapamazsınız. Allah size müsaade etmez. O mazlumdur bir şey diyemez ama Allah ona yardım eder.”
“ALLAH ADALETSİZLİĞE İZİN VERMEZ”
Bu milletin adaleti uygulama anlamında odağa koymadığı sürece sıkıntıların süreceğini belirten Kdz Ereğli Müftüsü şunları söyledi:
“Ben bunu şöyle değerlendiriyorum. Bir çoban çocuğu liseye hazırlanıyor. Üniversiteye sokacak, dershaneye gönderiyor. İmkanları sınırlı. İyi puan alsın, iyi bir yere girsin istiyor. Fedakarlık yapıyor, çocuk fedakarlık yapıyor. Bunlar ne yapıyor? Soruları çalıyor, milyonlarca insanların hakkını çalıyor. Allah buna izin vermez. Birinci derecede bundan dolayı yıkıldılar.
Ben şu cemaat, bu cemaat, şu grup, meşrep, bunları geçin diyorum. İki şeyimiz var, bir Allah’ın kitabı, iki peygamberimizin sünneti. Adam çıkıyor ben sizi uçuracağım diyor. İnsanların beyinleri yıkanmış, buna tabi olursam cennete girerim diyor. Kişilerin cenneti var mı? Peygamberlerin bile cenneti yok. Halkımızın bu noktada biraz uyanık olması, dini bilgileri gerçek kaynaklarından öğrenmesi, gerçek kaynağa bağlı kurumları muhatap kabul etmesi lazım.”
PROGRAM HAKKINDA BİLGİ VERDİ
Her bölgede diyanet mensuplarının bulunduğunu ifade eden Albayrak şöyle devam etti:
“Her bölgede Diyanet’i temsil eden bir din görevlisi var. Şuna katılayım, buna katılayım demelerine gerek yok. Buna dikkat etmeleri gerektiğine inanıyorum. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü resmi tatil de oldu. Bu günü unutturmayacağız, unutmayacağız. Böyle bir vazifemiz var. Kaymakamlığımızın bu noktada çalışmaları var.
15 Temmuz Pazartesi günü farklı etkinlikler gerçekleştirilecek. Birkaçını paylaşmak istiyorum. İnşallah orada da bu uyanışın tekrarını beraber yaşamış olalım ve davet etmiş olalım. Birincisi, bütün şehitlerimize her görevlimiz bir hatim okudu, bunun duasını Alimolla Camisinde öğle namazı öncesinde 12,30’dan sonra bir programla yapacağız. İnsanlarımızı bekliyoruz, bir amin desinler onlar için. Müftülük ve kaymakamlık olarak böyle bir faaliyetimiz olacak. Şehit evlerine ziyaretlerimiz olacak. Mülki erkanla, protokolle beraber mezarlıklar ziyaret edilecek, özellikle şehit ve gazilerimizin olduğu mezarlıklar. Sonra gazilerimiz, şehitlerimizin yakınlarına bir yemek vereceğiz.”
Ana programın, Atatürk Anıtı önündeki meydanda gerçekleştirileceğini ifade eden Albayrak, “Grubu makamı ne olursa olsun, herkesin bir armoni, bir çeşni olmak üzere meydanı doldurmasını istiyoruz. Biz kucaklaşmak istiyoruz. Saat 21.00’de bizim programımız başlayacak. 00.13’te salalar verilecek. Üç saatlik dolu dolu bir program hazırlandı. Çeşitli sürprizler de olacaktır. Tüm Ereğli halkımızı öğle namazında Ali Molla camimize, akşam da tüm çoluk çocuk, eşimiz dostumuzla anıt önünde beraber olmaya davet ediyorum” diye konuştu.
30 KUŞ ŞİİRİNİ OKUDU
Kdz Ereğli Müftüsü Recai Albayrak, programın sonunda, Dursun Ali Erzincanlı’nın 15 Temmuz’dan sonra yazdığı “30 Kuş” şiirini seslendirdi.
Haber : H. Aksakal - M. Sorhan



