AK Parti Zonguldak İl
Danışma Meclisi Toplantısı Dedeman Otel'de gerçekleştirdi. Gümrük ve Ticaret
Bakanı Bülent Tüfenkci de toplantıya katıldı. AK Parti Zonguldak
Milletvekilleri Hüseyin Özbakır, Faruk Çaturoğlu ve Özcan Ulupınar'ın yanı sıra
partililer de toplantıda hazır bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan'ın onaylamasının ardından halka götürülecek olan Anayasa değişikliğini
konuşan Bakan Tüfenkci, "Gerçek hiçbir yalanla örtülemez. Biz milletimizin
bekası için devletimizin geleceği için bu devleti gelecek nesillere taşımamız
için Cumhurbaşkanlığı Sistemine geçme noktasında mecliste iradeyi ortaya
koyduk. Anayasayı değişikliğini sizlerin önüne getirdik. Sizler de aynı
kararlılıkla kapı kapı dolaşarak bu Cumhurbaşkanlığı sistemini ve bunların
hangi vesayet sistemine çanak tutmaya çalıştığını anlatacağınıza inanıyorum.
İnşallah milletin kararı tecelli edecektir" dedi.
"MİLLETİN HAKEMLİĞİNE
İNANDIK"
"Yeni Türkiye için Evet"
kampanyasının Türkiye'nin şahlanışına vesile olacağını ifade eden Bakan Bülent
Tüfenkci, "Biz her zaman milletin hakemliğine inandık. Ne zaman başımız sıkışsa
millete gittik. Milletimizin en ferasetiyle gerçekten yol bulduk, çıkış bulduk.
Şimdi de milletin kararı bizim için kesindir. Milletin vermiş olduğu kararla
inşallah milletimiz yeniden Türkiye'nin şahlanışına, büyümesine milletimiz
vesile olacak. Milletimize inanıyoruz, milletimize güveniyoruz. Türkiye'nin
kaderi bu geçen 14 yılda AK Partinin kaderiyle özdeşleşmiştir. Türkiye önemli
bir süreçten geçiyor. İleri ki yıllarda bu günlerin kıymetini daha iyi
anlayacağız. Gezi olaylarından bu yana Türkiye'nin atlatmış olduğu badireleri
göz önüne aldığımızda Cumhurbaşkanlığı sisteminin ne kadar önemli olduğunu hep
beraber göreceğiz. Cumhurbaşkanımız bu davaya ömür adadı. Bizim davamız dedik
ki millet davasıdır" şeklinde konuştu.
"BİZ REJİM MESELESİNİ
1920'LERDE HALLETTİK"
15 Temmuz 2016 başarısız
darbe girişimine dikkat çeken Bakan Bülent Tüfenkci, şöyle devam etti:
"15 Temmuzda gerçekten
sizlerin, Cumhurbaşkanımızın dirayetli duruşuyla ciddi bir tehlikeyi bu ülke
atlattı. Allah'a hamdolsun milletimizin desteği ile kısa zamanda toparladı. Hem
demokrasiyi hem de ekonomiyi kurtardı. Bu yapılar ondan sonra baktılar ki 15
Temmuz'da başarılı olamadılar. İşte yeni 1.5 milyona yakın ilave istihdam
kampanyasını başlattık. Özel sektörümüzle beraber her bir ilave işçi alımının
giderlerini devlet hükümet olarak biz karşılıyoruz. Allah'a hamdolsun
ekonomimiz bütün saldırılara rağmen, göstergelere de baksanız, işletmelerimizin
verilerine de baksanız ciddi anlamda sağlam. Ama biz bunu yeterli görmüyoruz.
Biz istiyoruz ki ekonomimizi şaha kaldıralım. Bizim insanımız genç nüfus,
gençlerimize iş, aş imkânı oluşturalım. Bunun için de hızlı hareket etmemiz
lazım. Hızlı kararlar alıp, hayata geçirmemiz lazım. Bunun için de
Cumhurbaşkanlığı Sistemi gerekli. Bizim istikrarı yakalamamız için ekonomimizi
büyütmemiz için bu sistem gerekli. Yıllarca hepimiz bürokrasiden şikâyetçiyiz.
İşte Cumhurbaşkanlığı sistemi bürokrasiyi azaltacak. Cumhurbaşkanlığı sistemi
bir yönetim sistemi, birilerinin dediği gibi rejim değiştirme değil sistem
değiştirme meselesidir. Biz rejim meselesini 1920'lerde hallettik. Türkiye'nin
demokratik Cumhuriyet olduğunu kimsenin derdi yok. Ne başkentimizden ne de
başkasından şikâyetimiz var. Bizim derdimiz sistemi işletebilmek."
"PKK İLE AYNI SAFTA OLANLAR
REJİMİ KORUYABİLİRLER Mİ?"
Rejimin değiştirildiği
iddialarına da sert tepki gösteren Bakan Bülent Tüfenkci, "Rejimi
değiştiriyorsunuz diyenler, kendilerine bir bakmaları lazım. Bölücülerle aynı
safta olanlar, PKK ile aynı safta olanlar rejimi koruyabilirler mi? Asla samimi
değiller. Bugüne kadar milletin dertleriyle dertlenmedikleri gibi ne anayasayı
okuyorlar ne de milleti okuyabiliyorlar. Sadece ve sadece dogmalarla hareket
ediyorlar, yalanlarla siyaset yapıyorlar. Halkla beraber olamadıkları için ne
halkın derdinden ne de milletin derdinden anlıyorlar. Onların ne rejime ne
sisteme katacakları bir şey yok. Milletimizin kafasını karıştırmaktan başka bir
şey yapamazlar. Biz gerçekten insanlarımıza bugüne kadar ne yaptık, bundan
sonra ne amaçlıyoruz onu anlatmamız gerekiyor. Bizim Cumhurbaşkanlığı sistemini
sağlıklı bir şekilde anlatmamız lazım. Siyaset, sorun çözme sanatıdır. Sorun
üretme yeri değildir. Dolayısıyla eğer Türkiye'nin yönetim sisteminde bir sorun
varsa bunu çözmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu.
"HİÇBİR DİKTATÖR BEŞ
YILLIĞINA SEÇİM İSTEMEZ"
Cumhurbaşkanlığı sistemi
ile koalisyon yerine tek başına hükümetler olacağına dikkat çeken Bakan Bülent
Tüfenkci, şöyle dedi:
"Cumhurbaşkanlığı sistemi
Türkiye'nin yeni icat ettiği bir şey değil, Türkiye'nin 50 yıldır konuştuğu bir
şey. Onun için Cumhurbaşkanımız da yıllardır bu sistemin hantallığını, hızlı
karar alamama konularını aktardı. Bu sistem ile yürütmeyi bir noktada yasamayı
bir noktada toplayarak ikisini de beraber güçlü noktaya getireceğiz. Biz bu
güne kadar ne aldatan, ne aldanan olduk. Biz hiçbir şeyi halının altına
süpürmeyeceğiz, hiçbir şey karanlıkta kalmayacak demiştik. Yalan üzerine
siyaset üretmeyeceğiz. Bugüne kadar sistemde hangi arızalar vardı, bu güne
kadar neler yaşandı onu da millete anlatacağız. Millete sistemdeki hangi
arızalar tamir edilecek bunu da anlatacağız. Bu sistem ile normalde ne meclis
yasama görevini doğru dürüst ifa ediyor. Bu sistem ile meclis asli görevine
dönmüş olacak. Hem bürokrasiyi azaltma adına, hem meclisin görevini yapma adına
Cumhurbaşkanlığı sistemi bu aksaklıkları giderme noktasında önemli. Bundan
sonra koalisyon yok. Tek başına hükümetler var. Ha ondan önce koalisyon
yapılacaksa milletle yapılır. Bu sistem uzlaşmacı bir sistemdir. Hiçbir diktatör
uzlaşmacı bir sistem istemez. Beş yıllığına seçim istemez. Türkiye'nin önünü
gördüğü bir sistemi Cumhurbaşkanlığı sistemine geçtiğimizde anlamış olacağız.
Eğer Türkiye 14 yıldır istikrar yaşıyorsa bu AK Parti'nin milletle kurmuş
olduğu güçlü bağlardan dolayı olmuştur. Bu bir seçim değil bu bir
referandumdur. Burada AK Parti değil, millet kazanacaktır. AK Parti olarak
kutuplaşmadan yana değil birliktelikten yana tavrımızı koyduk, koymaya devam
edeceğiz.
Cumhurbaşkanı da dahil
herkesin hesap verebilir bir duruma geliyor. Cumhurbaşkanına 'diktatör'
diyenlere bunu anlatmamız lazım. Cumhurbaşkanı da artık işlemlerinden dolayı
yargılanabilecek."