EREĞLİ TARİHİ

EREĞLİ'NİN BİLİNMEYENLERİ

Karadeniz Ereğli, 4500 yıllık bir kenttir. Doğal limanından dolayı tarih boyunca yoğun ticari faaliyetleri sayesinde metropol bir kent olarak tarihe geçmiş, Antik çağda kendi parasını bastırmıştır. Yaşadığımız Avrupa Kenti'ni ne kadar tanıyoruz. İşte Karadeniz Ereğli'nin bilinmeyen yönleri.

Abone Ol

Karadeniz Ereğli'ye ilk yerleşimin M.Ö 2500 yıllarında gerçekleştiğini,

1.Dünya Savaşı sırasında düşman deniz kuvvetlerinin harekatını engellemek, Türk mayın arama ve tarama gemilerini desteklemek ve Zonguldak'tan İstanbul'a kömür taşıyan Türk gemilerine keşif ve hava desteği görevi, Yeşilköy, Kavak ve Karadeniz Ereğli'de bunan Türk uçaklarına verilmişti. Buna karşılık bu dönemde Karadeniz Ereğli'de bir adet deniz uçağı bulunduğunu,

Günümüzde adı bir ilköğretim okulunda yaşatılan Ahmet Nimet Hoca'nın, Rüştiye (Ortaokul) Mektebi'nin başmuallimi ve Kurtuluş Savaşı'nda, Karadeniz Ereğli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti başkanı olduğunu,

Kurtuluş Savaşı'nda destanlar yazan Alemdar Gemisi'nin Fransızlarla girdiği deniz savaşı, Kurtuluş Savaşı'nın tek deniz çarpışmasıdır. Bu çarpışma sırasında şehit olan Recep Kahya'nın Kurtuluş Savaşı'nın tek deniz şehidi olduğunu,

Karadeniz Ereğli'nin Fransızlara karşı direnişi sonucunda 18 Haziran 1920 tarihinde, kendisini düşmandan ilk kurtaran şehir olduğunu,

19.Yüzyıl sonlarında yapılıp günümüze kadar gelen üç adet tarihi hamamın bulunduğunu, bunlardan ikisinin Bozhane Hamamı ve Ali Ağa Hamamları olduğunu,

Yunan mitolojisinde en ünlü kahraman olan Herakles (Herkül) güç ve kahramanlığın sembolüdür. Herakles'e on iki görev verilir. Bu görevlerden biri Karadeniz Ereğli'de bulunan Cehennemağzı Mağarası'ndaki cehennem bekçisi üç başlı köpek Kerberus'u etkisiz hale getirmektedir. Herakles'in (Herkül) ve Kerberus'un savaşına mekan olan Cehennemağzı Mağaraları, hem ilk çağın önemli kehanet merkezi, hem de ilk Hıristiyanların gizli ibadet yeri olduğunu,

Karadeniz Ereğli'nin bilinen en eski iki mahallesi olan Orhanlar ve Süleymanlar Mahallesi isimlerinin, Osmanlı döneminde verildiğini,

Gülüç Irmağı kaynağının, Devrek kenti sınırındaki Hörgüçtepe olduğunu, Gülüç Irmağı'nın Lycus adıyla Yunan Mitolojisi'ne Kızlar Deresi adıyla da Anadolu Efsaneleri'ne konu olduğunu,

Ormanlık alanları alt örtüsünün (ormanaltı örtüsü) hayli zengin olduğunu, funda, ormangülü, çoban püskülü, ayı üzümü, kocayemiş, kiraz ve böğürtlenin sıkça görüldüğünü,

Türkiye'nin ilk yassı çelik üretim tesisinin kurulması için 12 Şubat 1960'ta Kurucular Anlaşması imzalandığını,

Antik çağlarda zenginleşip yayılarak büyüdüğünü ve diğer bölgelere ihtiyacı olan buğday, arpa, fasulye, nohut, bakla, mercimek, zeytinyağı ve şarap gibi ürünler sattığını,

Sinop ile Karadeniz Ereğli şehirleri arasında M.Ö 353 yılında yapılan bir dostluk antlaşması olduğunu ve bunu belgeleyen bir kitabenin Sinop Müzesi'nde bulunduğunu biliyor musunuz?

Kaynak: Ereğli Belediyesi


Haber : Evrim Çağırıcı

Abone Ol