14 Aralık 2017 Perşembe
İLETİŞİM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE
Sitene Ekle
Kartvizit Rehber
Mobil Bölüm
Arşiv
2015 Seçim
Ana Sayfa Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Tüm Haberler
SİYASET
AKÇAKOCA
EKONOMİ
GÜNDEM
ASAYİŞ
YAŞAM
SAĞLIK
MEDYA
KÜLTÜR
SPOR
EĞİTİM
SİVİL TOPLUM
 DİĞER
     
 
YENİYİ İNŞA ETMEK…
YENİYİ İNŞA ETMEK…
13 Agustos 2016 08:43:32

Yazar : Hüseyin Aksakal
   
   
 
   
     
Yazı boyutunu büyütmek için       

Sokrat, “Değişimin sırrı, tüm enerjini eskiyle mücadele etmek yerine, yeniyi inşa etmeye odaklamaktır” der.

Kaos dönemleri karanlıktır, ürkütücüdür, umutları törpüleyen dönemlerdir. Ancak bu dönemler daha sonra gelebilecek yeni, daha güzel bir dünya için fırsatları da barındırır. Devrim niteliği taşıyan yenilikler bu dönemlerde yapılır.

Devletlerin kuruluşunu, devrimleri iyi anlamak gerek. Bir devlet, sadece yönetimdeki kadrolarını değiştiriyorsa, orada yapılan bir nevi darbedir. Fakat aynı şey eskiden gelen sistematik uygulamaların, hukuk sisteminin, sosyal yaşamın büyük oranda değişikliğini gerçekleştirmek suretiyle yapılıyorsa buna devrim-inkılap-denilir.

Mesela Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu bir devrimdir. Sokrat’ın tanımlaması üzerinden gidersek, bir yönüyle itilaf devletleriyle, bir yönüyle de Osmanlı Hanedanı ve yerleşik teamüllerle savaşmıştır. Cumhuriyet hareketi sadece kadro değişimi düzeyinde kalsaydı, sadece bir darbe düzeyinde kalacaktı. Oysa Cumhuriyetin kurucuları yeniyi inşa etmekle de ilgilendi. Devlet yapısında, ekonomide, siyasette, sosyal yaşamda öyle kapsamlı değişiklikler gerçekleştirildi ki, Anadolu’da verilen savaşların tanımı bir devrim hareketi halini aldı.

Elbette bu durumun sadece Türk Kurtuluş Hareketi’ne has olmadığını gözlemleyebilirsiniz. ABD’nin İngiltere’ye karşı bağımsızlık mücadelesi sonunda kurulan yeni devlet, Kuzey Güney Savaşı sonucunda köleliğin kaldırılması, İngiltere’de Magna Carta, Fransız İhtilali gibi olguların tamamı, geçmişle hesaplaşma seviyesini aşarak, yeni bir geleceğin peşinde koşmak sayesinde uluslara ve dünyaya yeni ufuklar açmıştır.

***

Ve son üç yüz yıllık geçmişi askeri darbelerle geçmiş olan bir coğrafya… Osmanlı’da Yeniçeri tarafından gerçekleştirilen hiçbir isyan hareketinin Osmanlı’nın hayrına olduğunu yazmıyor tarihçiler. Netice isyanı alışkanlığa dönüştüren Yeniçeri Ocağı’nın yerini Asakir-i Mansure-i Muhammediyye’nin alması oldu. Yeniçeri ocağının kaldırılmasının da bugün Türkiye’de yaşanan sancılı dönemde olduğu gibi geniş halk desteğiyle gerçekleştirildiğini unutmamak gerek.

Cumhuriyet döneminde 1960’tan itibaren neredeyse her on yılda bir ordunun yönetime el koymasının neticesi de Yeniçeri ocağının kazan kaldırıp padişahları ve sadrazamları “Halletmesi”nden pek farklı görünmüyor. Öte yandan, 1982 Anayasası’nın kabulüyle yeniden girilen demokrasi yolunda sinsi sabotajcıların da ortaya çıktığı bugün daha net olarak görülüyor. Uzun zaman çeşitli komplolarla devlet kademesini sürekli darda bırakan bu terörist örgütle hesaplaşma halen devam ediyor.

Elbette geçmişle hesaplaşılacak. Ancak girişteki Sokrat’ın cümlesinden hareket etmeyi sürdürürsek, geçmişle hesaplaşmaya harcanan enerjiden daha fazlasını yeniyi inşa etmekte kurmak zorundayız. Zira vatan dediğimiz şeyin, vatandaşların uğruna öldüğü yer olarak değil, üstünde yaşayan her bireyin huzur içinde yaşayabileceği yer olarak tanımlanabilmesini sağlamakla yükümlüyüz.

***

O halde enerjimizin büyük bölümünü yeni bir ülke inşa etmekte kullanmalıyız. Bunu yapmalıyız çünkü geçmişle hesaplaşmayı yapacak kamu kurumları var. Oysa yeniyi inşa etmek topyekün bir seferberlik ve birliktelik anlayışı ile mümkün olabilir.

Toplum eğer kendi içinde geçmişin günahlarını sırtına yükleyecek günah keçileri bulmaya odaklanırsa, insanlar sabahları güleryüzle selam verdiği komşuları arasında cadı aramaya başlarsa, yüreklerimizi aile, vatan, insan sevgisiyle değil de nefretle, kıskançlıkla, fesatla doldurursak; çocuklarımızın bizim yaşadığımızdan daha güzel bir şehirde, daha müreffeh, huzur dolu bir ülkede, barış içinde bir dünyada yaşamasına yönelik arzularımız bir temenni düzeyini aşamayacaktır.

Yeniyi inşa etme çabaları başarılı olduğunda, 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece, Ankara’da, İstanbul’da, tankların, makineli tüfeklerin önüne demokrasiyi korumak için çıkanların, bu uğurda can verenlerin, yaralananların çabaları anlamlı olacaktır.

Sokrat, binlerce yıl öncesinden, “Değişimin sırrı, tüm enerjini eskiyle mücadele etmek yerine, yeniyi inşa etmeye odaklamaktır” diyor. Anlayana…

  Bu Yazı Toplam 338 Defa Okunmuştur

 Paylaş
 
 
YORUM EKLE
   
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Hakkımızda
Yönetim Anlayışımız
Ortaklık Yapımız
Yönetim Kurulumuz
Tarihçemiz
Grubu Tanıyalım
Grup Firmaları
sanalbasin.com üyesidir

 

 

Sosyal ağlarda bizi takip edin.
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Değişim Medya'ya aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
Tel : 0 372 322 27 30
0 372 322 27 31
0 372 322 27 32
Faks : 0 372 322 27 33
E-posta: info@degisimmedya.com