kashmir park, akçakoca, bir doğa harikası, canlı müzik,
24 Mayıs 2019 Cuma
İLETİŞİM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE
Sitene Ekle
Kartvizit Rehber
Mobil Bölüm
Arşiv
2019 Seçim
Ana Sayfa Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Tüm Haberler
SİYASET
AKÇAKOCA
EKONOMİ
GÜNDEM
ASAYİŞ
YAŞAM
SAĞLIK
MEDYA
KÜLTÜR
SPOR
EĞİTİM
SİVİL TOPLUM
 DİĞER
     
 
Seçim Yazıları 4 - SEÇMENİN MESAJI
Seçim Yazıları 4 - SEÇMENİN MESAJI
05 Nisan 2019 09:38:25

Yazar : Hüseyin Aksakal
   
   
 
   
     
Yazı boyutunu büyütmek için       

Seçim sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde daha önce az rastlanır bir tablo ortaya koyuyor.

AK Parti-MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı geçerli oyların yarısından fazlasını almasına rağmen, tüm yerel seçimlerin ana vitrinini oluşturan üç şehri CHP-İyi Parti ikilisinin oluşturduğu Millet İttifakına kaptırdı. Böyle söyleyince, seçimi Cumhur İttifakı, vitrini ise Millet İttifakı kazanmış oluyor.

Güneydoğuda HDP’nın elinde olan bazı belediyelerin de AK Parti eline geçtiği, genel seçimlerde yüzde onluk seçim barajını geçen İYİ Parti ve MHP’nin bu kez oylarının düştüğü de gözlemleniyor.

Bu yazı yazıldığı esnada İstanbul’da AK Parti’nin yaptığı itiraz sonucu bazı ilçelerde oyların yeniden sayımı, bazılarında da geçersiz oyların yeniden gözden geçirilmesi devam ediyordu. Yurdun değişik bölgelerindeki itirazlarla ilgili süreç de henüz sona ermedi.

İtirazlarla ilgili akla gelen ilk şey, 2014’te Ereğli’de CHP ve Halil Posbıyık’ın seçim sonuçlarına itirazı seçim kurullarınca reddedilmesine rağmen, iktidar partisi itiraz ettiğinde seçim kurullarının farklı davrandığı algısı. Fakat bu konulara tam olarak hakim olmadığımızı söyleyelim. Zira bu işlerin belki de açıklanabilir bir hukuki altyapısı vardır da buradan temellenen eleştiriler nedeniyle gereksiz, yanlış algı oluşturmuş oluruz. Bundan sakınmak lazım. Takdir kamuoyunun yine de…

***

Sahaya bakıyoruz, ilk akşam AK Parti cenahından yapılan iyimser açıklamalar, ertesi güne kadar sürmedi. Buna karşılık CHP veya Millet İttifakı cenahında coşku devam ediyor. Bu kanattakiler, AK Parti’nin yükselişinin sona erdiğini, iniş sürecine girdiğine inanıyor anlaşılan. Tıpkı 1989’da Karayalçın’ın Altınsoy’u, Sözen’in Dalan’ı devirdiği yerel seçimlerin ardından Anavatan iktidarının hızla çöküşü gibi bir sürecin beklentisi içinde muhalefet.

Fakat AK Parti başka, Anavatan başka… Tarih tekerrür ediyor denildiğinde dahi mükerrer olaylar arasında bazı farklar olur. Bir kene AK Parti seçim sonuçlarını çok doğru okuyabilen, buna göre yeni seçimde yeni stratejiler kurmayı bugüne kadar başarmış kurumsal bir yapıya sahip. 2015 yılında Ahmet Davutoğlu liderliğinde girilen 7 Haziran seçimlerinde tek başına iktidar olmayı başaramayan AK parti’nin, aynı senenin Kasım ayında yapılan seçimlerde yeniden tek başına iktidara geldiğini unutmamakta yarar var.

Yine de sonucun AK Parti’nin bir önceki yerel seçimlere kıyasla mevzilerinden önemli bir bölümünü yitirdiğine işaret ettiğini kabul etmek gerek. Hadi İzmir CHP’nin kalesi diyelim. Fakat AK Parti’nin iktidara gelişinden çok uzun süre önceden, ta 1994’ten beri belediyeyi elinde tuttuğu Ankara ve (itirazlar sonucu değiştirmezse) İstanbul’u kaybettiği tabloya başarı demenin olanağı yok. Özellikle İstanbul, orta boy bir devlet bütçesiyle yönetilen, iktidarın en önemli yatırımlarını, çılgın projelerini gerçekleştirdiği, yirmi beş yıllık bir vitrin ve vizyona sahne olmuş bir bölge.

Kimse alınmasın, gücenmesin. Teşbihte hata olmaz. Şu anda Millet İttifakı cephesi, İstanbul’u kazanan fetih ordusu havalarındayken, Cumhur ittifakı kurtuluş savaşında olduğu gibi kendi psikolojik payitahtını korumaya çalışıyor havalarında gibi.

Seçim sonuçlarına bakıldığında İyi Parti ve MHP oy oranlarının görünüşte (Görünüşte, çünkü ittifak yapısı dolayısıyla seçmenlerinin çok büyük kısmı özellikle büyükşehirlerde CHP ve AK Parti’ye oy verdi) düşmesine rağmen seçim sonuçlarında kendi hisselerini almayı başardılar.

***

Peki seçmen ne diyor?

Seçim sonuçları, devrimler, toplumların algılarındaki temel değişiklikler keyfi değildir. O anın ihtiyaçlarına uygun olarak biçimlenirler. Osmanlı’nın son dönemdeki dışa bağımlı, üretimden ziyade borçlanmaya yönelik ekonomisi, saray ve halk arasındaki uçurum, devam eden savaşlardan toplumun duyduğu yorgunluğu tedavi yöntemidir Cumhuriyet.

Bizim tarihimiz hep tartışılır. O yüzden başka örnek de vermek gerek, Rusya’da Bolşevik İhtilali, Çin’de Maoizmin iktidarı, Amerika eyaletlerinin federal bir devlete dönüşmesi hep ihtiyaçtandır. O andaki sorunları aşmanın yollarıdır yeni kurulan düzenler. Ona bakarsanız seçim sonuçları da daima o anda toplumların en fazla ihtiyaç duydukları şeylere arayışı yansıtırlar.

Yine de herkesin kendi yorumu yapması olağan, farklı sonuçlara ulaşanlar da olabilir. Burada ifade edilenlerin gerçeğin bir pencereden görüldüğü kısmı hakkında köşekadısının yorumu haricinde bir şey olmadığını söyleyelim.

Fakat ayrıştırıcı söylemlerin özellikle liberal seçmenin fazla olduğu bölgelerde pek prim yapmadığı, buna karşılık muhafazakar-milliyetçi seçmenin çoğunlukta olduğu ülkenin orta kesimlerinde karşılık bulduğu anlaşılıyor. Güneydoğuda oyların AK Parti’ye geçmesi de iktidar partisinin batıdaki sert söylemlerine karşılık burada daha ılıman bir tablo çizmesi, uzun yıllar terör örgütünün faaliyetleri dolayısıyla bunalan halkın, gelecekte HDP’nin de merkeze doğru savrulmasını sağlayacak sivil siyaset lehine bir tavır değişikliğine gittiğini düşünmek belki yerinde olacaktır.

CHP oylarındaki artış, kısmen İYİ Parti desteğiyle, kısmen de birkaç seçimdir sürdürülen birleştirici söylemlerin meyvesi şeklinde okunabilir. AK Parti’nin büyükşehirleri kaybetmiş olması da bu olgu ile bir araya gelince, Türkiye’nin kutuplaştırıcı söylemlerden yorulduğunu, ülkeyi oluşturan her siyasi grubu kucaklayacak yeni söylemlere ihtiyaç duyulduğunu söylüyor. En azından bu şekilde yorumlanabilir.

İkincisi, son dönemde sonuçları giderek ağırlaşacağa benzeyen bir ekonomik daralma ile karşı karşıyayız. Değerler üzerinden kavga eden siyasetçi tipinin, bu sorunların çözümü için gerçekçi girişimlerde bulunan siyasetçi tipine evrilmesi gerektiği mesajı veriyor seçmen. Cari açığın artması, paranın değerinin düşmesi, üretim ekonomisinin yerini borçlanmaya dayalı tüketim ekonomisinin alması, akaryakıt, temel gıda maddeleri, çarşı Pazar fiyatlarındaki artışlar, işsizlik rakamlarında ürküten rakamlar vatandaşın gündeminden hiç düşmedi ve seçim sonuçlarını etkiledi.

Bunca rahatsızlığın olduğu yerde, muhalefeti umut olarak görmemekle birlikte iktidarın da artık kendisine bir çekidüzen vermesi gerektiğini düşünüyor seçmen. Bunlar seçmenin paşa gönlünün istediği, zaman zaman siyasete yön veren kaprisleri değil elbette

Demek ülkenin, milletin bunlara ihtiyacı var.

  Bu Yazı Toplam 183 Defa Okunmuştur

 Paylaş
 
 
YORUM EKLE
   
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Hakkımızda
Yönetim Anlayışımız
Yönetim Kurulumuz
Tarihçemiz
sanalbasin.com üyesidir

 

 

Sosyal ağlarda bizi takip edin.
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Değişim Medya'ya aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
Tel : 0 372 322 27 30
0 372 322 27 31
0 372 322 27 32
Faks : 0 372 322 27 33
E-posta: info@degisimmedya.com