kashmir park, akçakoca, bir doğa harikası, canlı müzik,
24 Mayıs 2019 Cuma
İLETİŞİM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE
Sitene Ekle
Kartvizit Rehber
Mobil Bölüm
Arşiv
2019 Seçim
Ana Sayfa Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Tüm Haberler
SİYASET
AKÇAKOCA
EKONOMİ
GÜNDEM
ASAYİŞ
YAŞAM
SAĞLIK
MEDYA
KÜLTÜR
SPOR
EĞİTİM
SİVİL TOPLUM
 DİĞER
     
 
Seçim Yazıları 2 - “KAYBEDEN!”
Seçim Yazıları 2 - “KAYBEDEN!”
03 Nisan 2019 10:22:16

Yazar : Hüseyin Aksakal
   
   
 
   
     
Yazı boyutunu büyütmek için       

Seçimde kimin kazandığı kimin kaybettiği üzerine tartışmalar tüm hızıyla sürüyor. Bu tartışma iki biçimde yapılıyor. Birincisinde kazananlar belediye başkanları olarak değerlendiriliyor, ikincisinde ise seçim sonuçlarının Türk siyasi tarihinde hangi siyasi akımı veya karakterleri üste çıkardığı yorumlanıyor.

Aslında kazanan ve kaybeden meselesinde de bir kavram kargaşası var. Bu bakış açısında kazanan sadece bir kişiyken, kaybeden geri kalan tüm adaylar olarak değerlendiriliyor. Aslında bunun böyle olduğu konusu şüphe götürüyor.

Ereğli örneğini ele alalım. Halil Posbıyık seçimin kazananıdır. Seçimin kaybedeni ise Hüseyin Uysal’dır. Zira belediye başkanlığı mührü Hüseyin Uysal’dı, bu kez onu kazanmak Hüseyin Uysal’a nasip oldu. Seçimde belediye başkanlığı koltuğu elde edemeyen diğer adayların hepsi kazanamamıştır o kadar. Kazanamayan ve kaybeden aynı şey değildir. Zaten elinizde olmayan şeyi kaybedemezsiniz. Elinizde olmayan bir şeye talip olup da elde edemezseniz, onu kaybetmiş olmazsınız.

***

Seçim sonuçlarını daha çok konuşuruz. Fakat bunları yaparken ağzı bozuk, mantığı duygularının kölesi olan trollerin tarzından ayrılıp, sağduyuyu hakim kılmamız gerekir.

Öncelikle seçimin kaybedeni olan Hüseyin Uysal, bölgemizin yetiştirdiği önemli bir hekim ve siyasetçidir. Seçimin galibi Halil Posbıyık bile bunu tekrar tekrar vurgulamış, eksikliğin belediyecilik tecrübesi ile sınırlı olduğunu ifade etmiştir.

Aynı şekilde seçimde kazanamayan diğer adaylar da muteber kişiler değilmiş gibi algılanmasına yol açan seçim sonrası algılarına da teslim olmamak gerek. Her biri en az kazanan aday kadar muteber kişilerdir. Bu kişilerin fikirlerinin Ereğli’nin geleceği açısından önemli olduğunu, onların bu toplumun saygın üyeleri olmalarından ötürü aday yapıldıklarını teslim etmemiz; bu kişilerle ilgili yorumlar yaparken vicdan ölçüleri dahilinde kalmakta yarar olduğunu, kazanamayan adayların da aileleri ile bu toplumda yaşamaya devam edeceklerini teslim etmemiz gerekir.

***

Bir önceki yazımda aslında “Kaybeden” sıfatını hak eden anlayışlardan birine dikkat çekmiştim.

Biliyorsunuz Ereğli’de her seçim döneminde yerli-yerli olmayan adaylar diye tartışmalar yapılır. Bu tartışmalar bu seçimde konvansiyonel biçiminden hayli uzaklaştı. Bu seçimde daha ziyade yerel dinamikler ve ulusal düzlemde oluşan çekim alanlarının yarıştığını söylemek mümkün. Bu anlamda bakarsanız, yerel dinamiklerin seçim sonuçlarına etkisinin öbürüne baskın çıktığını, ulusal çekim alanlarının etkisinin yararlı olduğu görüşünün kaybettiğini—Kazanamadığını diyeceğim ama bu anlayış büyük ihtimalle tarih olmuştur artık—söylemek mümkün.

Bu seçimde, Ereğli halkının mağdur ile mağduru oynayan arasındaki farkı da birbirinden net sınırlarla ayırdığını ifade etmeliyiz. Eğitim düzeyi belli seviyeyi geçen seçmen gruplarının çoğunlukta olduğu bölgelerde insanlar merhamet duygularıyla değil, mantıkla oy kullanır.

Zira bugünlerde önceki dönem belediye başkanı sıfatı ile anılmasına alışmaya çalıştığımız Hüseyin Uysal, AK Parti’nin aday gösterilmemesi ile bu algı üzerinden bir seçim kampanyası yürütmüştü. Ereğli seçmeni Uysal’ın bu tavrına başkanın beklediği tepkiyi vermedi ve Uysal, Neticede kelimenin tam anlamıyla “Kaybeden” oldu.

***

Uysal konusunda söylenmesi gereken bir şey daha var. Bu seçimde belki yüz kişiden “Her seçimde parti değiştiren adayların muteber olmadığı” ifadesini işitmişimdir. Seçmenin gün geçtikçe pragmatik, sonuç odaklı adaydan ziyade idealist adaylara doğru yöneldiğini gözlemliyoruz bu cümleden olmak üzere.

Bu kişilerin bazıları bunu daha da ileri götürerek, “Eğer aday yapılmadığında çıkıp, ‘Reis böyle uygun gördüyse, benim için de uygundur, partim için sonuna kadar mücadelemi sürdüreceğim. Aday gösterilen arkadaşın emrindeyim’deseydi, kendisinin aday gösterilmesine engel olan yerel unsurlara şu anda verdiğinden çok daha büyük zarar verebilirdi” diyor. Bu konuda ben bir şey demiyorum, herkes kendi yorumunu yapabilir.

Başkan Uysal alacağı sonucu biliyor muydu, bilmiyor muydu, sorusunun cevabı da biraz muğlak.

Bazı gazetecilerle Başkan Uysal’a bir toplantıdan önce hal hatır sorup, “Nasıl gidiyor” diye sorduğumuzda, “Siz söyleyin” demişti.

Gazetecinin “Başkanım, sizin için seçimler iyi gitmiyor” denildiğinde “Siz mahallelerde karşılaştığımız coşkuyu bilmiyorsunuz” demişti. Anlaşılan, mahallelerde davul zurna şovlarla, sandık sonuçlarının birbirine yakın olacağı, hiç değilse AK Parti’nin seçim kaybetmesinin ana sebebi kendisi olacağına inanır gibiydi. Olmadı…

Yazı biraz karanlık oldu sahiden ama Uysal’ın ilçe tarihinde silinmez bir yere sahip olmayı başardığını, siyaseti açısından eleştirilmiş olsa da ilçenin en önemli değerleri arasında olduğu görüşümü tekrar ederek bu konuyu kapatayım.

  Bu Yazı Toplam 325 Defa Okunmuştur

 Paylaş
 
 
YORUM EKLE
   
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Hakkımızda
Yönetim Anlayışımız
Yönetim Kurulumuz
Tarihçemiz
sanalbasin.com üyesidir

 

 

Sosyal ağlarda bizi takip edin.
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Değişim Medya'ya aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
Tel : 0 372 322 27 30
0 372 322 27 31
0 372 322 27 32
Faks : 0 372 322 27 33
E-posta: info@degisimmedya.com